Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kesinlikle bir başyapıt. Tekrar okumayı düşünüyorum. Durkheim, dinin ruhçuluk ve doğacılıktan doğmadığını, ilk dinin ongunculuk olduğunu ileri sürdükten sonra dinin ve kutsal şeylerin toplumsallıktan çıktığını, bilimin ve büyünün de din kaynaklı olduğunu savunuyor. Herhangi bir dinin mensubu olun veya olmayın, Tanrı’ya inanın ya da inanmayın, fark etmez, insan bilincinin tarihini ve toplumun kökenlerini anlamak için bu eseri mutlaka okuyun derim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
dini toplumsal bir olgu olarak ele alıp incelediği kitabı. durkheim'a göre din eğer toplumsal tasarımın ürünü ise, (ki kendisi öyle olduğunu düşünüyordu: "din son derece toplumsal bir şeydir" e.d.) her yerde benzer özellikler, benzer pratikler göstermeliydi. bunu kanıtlamak amacıyla da avusturalya yerlilerinin ilkel dinlerini inceledi ve onları bugünün dinleri ile karşılaştırdı. benzerlikler ve farklılıklar üzerinden de kabaca dinin toplumun dinamikleri ile birlikte gelişim gösterdiği sonucunu çıkarır
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dinsel yaşamın ilk biçimlerine ulaşmak için öncelikle en ilkel dinlere ulaşmak gerekir diyor Durkheim ve en ilkel dini, başka dinlerden her hangi bir öğe taşımayan din olarak tanımlıyor.
Yazara göre dinin var olmaya başladığı kesin bir an yoktur. Din de diğer tüm düşünceler ile birlikte dilin oluşması ile insan yaşamına girer. İnsanlar önce canlı ile ölü arasındaki farkı keşfetmiştir. Canlıyı hareket ettiren farklı bir varlık vardır, buna ruh dediler. Sonra ruhu kendi düşünceleri içinde somutlaştırdılar. İyi ve kötü diye ayırdılar. İyi şeyler yapanın içinde iyi ruhlar vardı, kötü şeyler yapanların içinde ise kötü ruhlar. İnsanlar ölebilirdi ama ruhlar ölmezdi, bedenden kurtulduktan sonra tolum içinde varlıklarını sürdürürlerdi. İyi ruhlar ait oldukları toplumu iyiliğe ulaştırmaya devam ederlerdi. Sonra iyi ruhları kötü ruhlara karşı desteklediler, onu güçlendirmek için kurbanlar sundular, adaklarda bulundular.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dinsel Yaşamın İlkel Biçimleri adlı eserinde Durkheim, klasik felsefenin en mühim meselelerinden biri olan "epistemoloji" yani "bilgi teorisi" meselesini ele alarak başlamakta ve konuyu sosyolojik bakımdan halletmek istemektedir. ona göre düşüncemizin muhtevası gibi sureti de içtimai ve dolayısıyla dinidir. eşyayı idrak etmek üzere düşüncemizin kullandığı kategoriler olan zaman, mekan, sebeplik gibi mefhumların teşekkülünde din rol oynamaktadır. çünkü durkheim'e göre din, insanın kendisi ile dünya hakkında edindiği ilk tasavvurların kaynağıdır. dünya ve insan üzerine görüş ihtiva etmeyen bir din yoktur. felsefe de ilim de dinden doğmuştur. aynı şekilde tüm sosyal müesseselerin kaynağı da dindir. Bu anlamda hukuk, iktisat, ahlak, sanat vb. insan düşüncesinin teşekkülüne yardım etmekle kalmamış, aynı zamanda bir takım fikirlerle onu zenginleştirmiştir. bununla birlikte Durkheim'e göre dinin asıl fonksiyonu bizi düşündürmek, bilgimizi zenginleştirmek değil, fakat bizi hareket ettirmek, yaşamımıza yardım etmektir. Böylece Durkheim bu eserinde dinin, genel bir teorisini kurmak istemekte ve bunu en iptidai kavimlerin dinlerinin analizinden çıkarmayı amaçlamaktadır.