Sanıyorum 10 yaşlarında filandım, babam bir basın gezisi için Haziran’da St. Petersburg’a gidecekti, pek heyecanlıydı “beyaz geceleri gözümle göreceğim” filan diyordu; kuzeyin beyaz gecelerinin ne olduğunu o zaman öğrenmiş ve pek etkilenmiştim, o zamandan beri adından ötürü sürekli okumaya niyet edip bir türlü okuyamadığım kitaptı Beyaz Geceler. Sonunda okudum.
Dört gece ve bir sabah süren kısa bir aşk hikâyesi Beyaz Geceler. İçe kapanık, hayalci, dünyayla ilişkilenmeyi pek becerememiş bir karakterin aşık oluşuyla beraber yaşadığı filizlenmeyi ve ardından gelen hayal kırıklığını okuyoruz.
Açıkçası bu kitabı Dostoyevski değil başka biri yazmış olsa kendisine dair yapılan eleştiriler çok daha başka olurdu diye düşünüyorum – bana sorarsanız Dostoyevski’nin zayıf kitaplarından biri zira. İnsanın duygularını, dertlerini, şüphelerini analiz etmeyi çok iyi başaran Dostoyesvki zaman zaman biraz fazla hisli bir yere sürüklenebiliyormuş, bu kitaptaki durum öyle. 19. Yüzyıl romanlarının pek çoğundaki bu büyük duygulanım hali beni okurken sıklıkla zorlar zaten, ama Dostoyevski’de ilk kez böyle hissettim; okuduğum diğer eserlerindeki zamansız ruh hallerinden daha uzak, daha başka bir şey tasvir ediyor. Anladım ki benim Dostoyesvki’de sevdiğim şey aslında zaman zaman çok katı ve acımasız olan gerçekçiliğiymiş, buradaki hayalperest ve romantik hâli pek sevemedim.
Yine de Dostoyevski Dostoyevski’dir tabii diyerek ve haddimi aşmayarak bitireyim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dostoyevski'nin gençlik eserlerinden, samimi, içten, bir o kadar sade ve hüzünlü bir hikâye. Hayallerle yaşayan bir adamın, bir kızla karşılaşmasının ardından hayatın damarlarını ruhunda hissederek tüm benliğini allak bullak etmesi ve ''gerçek''le tanışması...
Hikâyenin sonunda bir karamsarlık hakim olsa da, yaşanan her şeye rağmen hiçbir güzel duyguya, anıya sırt çevrilmemişti ve kendine yönelik tüm bencil duygular yok edilerek, hüzün verici de olsa umut verici bir ulviliğe erişilmesi... Dostoyevski'nin felsefesi ilk burada tohum vermeye başlamıştı belki de.
Benim elime hasarsız ve olabildiğince hızlı ulaştı. İletişim Klasiklerinden kuşku etmenize gerek yok zaten: yazarın hayatına ve önemli anlarına dair verilen kronoloji, profesyonel edebiyat eleştirmenlerinden kusursuz bir Türkçe çeviriyle verilmiş makalelerden kesitler, yetkin bir Rusça çevirmenin çevirisi. Tavsiye ederim :)
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hikaye, kahramanın Petersburg sokaklarında dolaştığı bir gece rıhtımda ağlayan genç kızı fark etmesiyle başlıyor. Tanışıyorlar. Genç kız, diğerinden bir yıldır görmediği sözlüsüne ulaşması konusunda yardım istiyor. Gerçek hayattan ilham almış, sade, sürükleyici bir aşk hikayesi diyebilirim fakat beklentinizi yüksek tutmayın.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İsimsiz bir anlatıcının ağzından yalnızlığı ve karşılıksız aşkı dinlediğimiz dört gece ve bir sabahlık yalın bir hikaye. Kahramanımız hayalci bir karakterdir. Tüm hayatını hayallerinde yaşar, hayallerinde aşık olur, hayallerinde savaşır, hayallerinden beslenir. Hayatını bu şekilde yapayalnız yaşarken gün olur Nastenka ile karşılaşır.
Hayalcimiz Nastenka sayesinde gerçek hayattan bir günle tanışır ve varoluşunun bundan böyle tamamen değişeceğini anlar. Hayalperest Nastenka'ya saf bir sevgi duyar ve hatta sırra kadem basmış olan nişanlısıyla temasa geçmesi için ona yardımcı olmaya çalışır. Nastenka'nın nişanlısı tekrar ortaya çıktığında verdiği tepkide ne bir kıskançlık ne de dargınlık vardır; üstelik bir kez daha kendi ıssız odasının karanlığına mahkum olduğunu bildiği halde.
Hikaye su gibi akıyor ve insanı hüzünlendiriyor. İster istemez kendinizi hayalci kahramanımızın yerine koyuyorsunuz ve bu yıkımla yüzleşiyorsunuz.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Beyaz Geceler” Dostoyevski’nin, 1948 yılında, henüz 27 yaşında iken, bir gazetede yayınlanmak üzere tasarlayarak kaleme aldığı, saf, sade, sıcacık ve fazlasıyla melodramatik bir uzun öyküsüdür.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap kulübümüzün geçen ay ki şanslı kitabıydı. İlk gecede bağlantı kuramadım. İkinci geceden sonra hikayenin içindeydim. 4 gecede hikaye bitince nasıl bitti anlamadım
Dostoyevski'nin okuduğum ilk kitabı. Dilinin biraz ağır olduğunu sanıyordum yazarın, erteliyordum, ama sıkılmadan okuduğum bir kitap oldu, bir günde okunabilecek akıcı bir klasik, tavsiye ederim.
Dostoyevski'nin ilk okuduğum kitabıydı. Konusu olsun, karakterlerin psikoljik geçişleri hepsi çok güzeldi. Sizi adeta Petersburg'da hissettiriyor. Okumanızı tavsiye ederim