343Yorum
Vuslat Kahraman
Üstat
Mine Söğüt'ün dili muazzam...zehir gibi akıcı, şiirsel ama acımasız. Kadın olmanın getirdiği yükleri, deliliğin aslında "gerçeğe dayanamama" hali olduğunu öyle vurucu anlatıyor ki okurken nefesin kesiliyor, için sızlıyor. Feminist bir bakış var ama ağlak değil; öfkeli, isyankâr ve çok gerçekçi. Deliliği romantize etmiyor, tam tersine "neden deliriyoruz?" sorusunu soruyor ve cevabı toplumun kendisine veriyor.
nrys
Kaşif
Çok beğenerek ama biraz da içim acıyarak okuduğum kitaplardan biri. Tavsiye ederim
AYŞE YILMAZ
Kitapkurdu
Çok beğenerek okuduğum hikayelerden oluşuyor. Nasıl bittiğini anlamadım bile oldukça akıcı bir dile sahip.
eören
Kaşif
Kadınlar hayatlar ilişkiler ve tüm bunların delilikle yaşam arasındaki ince çizgisi. Güzel öyküler.
Bengisu Yücel
Kitapkurdu
İçinde etkileyici öykülerin olduğu öykü kitabı.
Pinar G.
"Ben başkayım" diyen hikayelerdir.
finstersonne
Kitapkurdu
Beş Sevim Apartmanı'na kıyasla pek de beğenmediğim bir kitaptı. Yoğun dil ve konu
ftmkrdmn55
şiirsel bir anlatım dokunaklı hikayeler var. okumak kolay değil lakin ben beğendim
cerpo
Kitapkurdu
İyi bir okuma geçmişi, çok yönlü düşünen bir beyin lazım. Yine de sevmeyebilirsiniz, herkes her okuduğunu beğenmek zorunda değil. Ben de çok sevemedim ama bir kaç yerde derin düşündürmedi değil.
y*mr
Harika bir kitap. Bunca zaman okumadığım için çok pişmanım. Yıllardır sürekli görüyordum ve erteleniyordu bir şekilde.
ELİF
Kitapkurdu
çok kafa açıcı, tam anlamıyla deli bir kitap.
okuryazarhatun
Kitapkurdu
okurken zorlandım Mine hanımı okumak kolay değil
selma1226
Ağır metaforlar içeren derin bir kitap.
jingjing
burdaki yorumları okuyorum ve ben yanlış bir kitap mu okudum diye düşünmeye başladım. kitap ismi ve görsellerden de anlayacağınız gibi çok karanlık bir kitap , okurken rahatsız oldum. tekrar okuyacağım bir kitap olmaz çünkü bana bir şey katmadı.
Nilgün Yılmaz
Mine Söğüt'ü ilk kez okudum. Niye geç kalmışım dedim.Ölecektim satır aralarında. Soluk alamadım yer yer.Düğümlendi gırtlağım.Burnumun tepesine at oturdu.Gömdüm kafamı bilmediğim çukurlara. İmgelemesine, uçuşan cümlelerine, o cümlelerinin penceresinin dibindeki et yiyen bitkisine hayran oldum. Her hikaye, sayfanın başındaki başlıklarına bakınca yeniden belirdi gözümde. Yeniden yeniden defalarca. Bir de eşi fotoğraf resmetmiş, kitapta yer yer bu fotoğraflar. Eşi de penguen 'de karikatüristmiş, Bahadır Baruter. Sanki hikayeler için, sanki hikayeler resimler için. Sanki hepsi özellikle bu hikayeleri kovalayanlar için. Sanki ne muazzam bi uyum. Kapadım, açtım, okudum. İçim sıkıldı, okudum, okudukça sıkıldım, sıkıldıkça okudum. Canımı sıktılar, okudum. Biri gelip canıma ot tıkasın. Yoruldum. Yoruldukça daha çok okudum. Ağlamak istiyorum'lu çok kitap okudum ben. Çünkü ağlamak istiyorum, ayarsız, umutsuz, kimsesiz, ıssız, kıyısız, köksüz, ve daha bir çok yoksunluk ekine.
the reader
O kadar çarpıcı ki... sadece konunun sonlarda açığa kavuşmasını sevmedim.
minerva_
Öyküler maalesef baya baya gerçek.
Serevear
Bahadrı baruterin çizimleriyle öykülerin uyumu harika olmuş
Tuna.
Keyifli hızlı akan hikayeler. içinde bir iki tanesinden çok etkilendim.
nils26
Kitapkurdu
Ülkemizde kadın olmanın zorluğu ve her kuytuda acıyla yoğurulmuş hayatlar... İlk defa okuyanlar için zor bir anlatımı var yazarın ama psikolojik betimlemeler ve derinlik güzel işlenmiş.