Needful Things açılmış ama eşyalar direkt ölümcül, lanetle falan uğraşmaya gerek yok. İpler, zehirli şekerler, tüfekler, intiharın muhtelif gereçleri raflarda hazır duruyor, yaşamdan bezmiş olan gelip alıyor, gidiyor. Müşteri memnuniyeti müthiş, şikayet için dönen olmuyor. Olmuyor mu? Dükkânı işleten ailenin en küçüğü, optimist evlat Alan'ın ipleri kemirdiği, zehirli şekerleri yok ettiği sonradan anlaşılıyor ama ölmeyenler paralarını geri almak için gelmiyor, belki herkes ikinci bir şansı hak ettiğini düşündüğü için. Yaşamın güzelliğini hatırlamak için başarısız bir intihar girişiminde bulunmak gerekir. Gerekmez, yavan bir şey bu. Herkes ikinci bir şansı da hak etmez. Şans hak edilmez. Su içmek için şansa ihtiyaç olduğunu sanmıyorum.
Ya bu orta karar hikâyeyi bırakıp dünkü Camel konserinden bahsetmek istiyor deli gönül ama yapamam. Yaparım be. Çok güzeldi arkadaşlar, Song Within a Song öldürdü, Ice süründürdü, Latimer'ın karşısında gözümden iki damla yaş geldi valla. Bugün kuş gibi gezdim, oradan oraya sektim, öğrencilerin yanaklarını sıktım, idarecilerime ne kadar şeker olduklarını söyledim, aklımda sürekli Long Goodbyes döndü durdu. Çok iyiydi çok. Rush'ı da gördükten sonra gönül rahatlığıyla ölebilirim artık.
Herkes ölmek istiyor ama neden ölmek istiyor, fragmanlar halindeki olaylardan sonra ortaya çıkıyor bu. Olay kurgusu kabaca ikiye ayrılmış; başta aileyi ve müşterileri tanıyoruz. Tuvache ailesinden Lucréce ve Mishima evli, evlatları Alan, Vincent ve Marilyn. İntihar etmiş meşhurların isimlerini taşıyorlar, intihara bir adım kadar yakınlar, böyle pesimist bir ailenin neden varlığını sürdürdüğünü, dükkân işlettiğini bilemiyoruz. Diyaloglarda intihara meyilli olduklarını görebiliyoruz ama intihar eden yok. Henüz. Bir önceki nesli de bilmiyoruz, çocuklarına müntehirlerin isimlerini veren anneyle babaya isimlerini ne amaçla koymuşlar, bu bir aile işi mi, neler oluyor, bunlar gizli. Gündelik yaşamlarıysa ortada; küçük bölümler halinde düzenlenmiş anlatının ilk bölümünde müşterinin depresyonunu azdıracak konuşmalar yapmanın öneminden bahsedilirken gelen bir müşterinin bebeğinin gülüp gülmediği tartışılıyor, sonra müşteri bir anda kendini asmak için bir ip istediğini söylüyor. Şaşırıyoruz ve okumayı sürdürüyoruz, nelerin döndüğü yavaş yavaş anlaşılıyor.
İkinci bölüm. Marilyn "ölüm öpücüğü" yöntemiyle insanları öldürmeye başlıyor, dükkânın yeni kampanyası.. Başlardaki absürt aile yapısı ortadan kayboluyor, karakterler kendilerini yaşama sürükleyen insanlar olarak ortaya çıkıyor bu kez. Hikâyeyi orta karar yapan bu.
Animasyon filmi de varmış bunun, boş bir zamanda izlenebilir. Onun dışında ilginç bir metin olduğunu söyleyebilirim, fikir iyi ama kurgusu çok iyi değil. Yine de orijinal fikirler var bir yerlerde, onlar için okunabilir.
Enteresan bir kitaptı. Adı ilgimi çekti. Evet aynen adı gibi, mutsuz bir ailenin işlettiği intihar malzemeleri satan bir dükkan. Hayatta hiç bir şeyi başaramadınız mı? Bize gelin, ölümünüzü başaracaksınız! diyerek intihar etmek isteyenlere en kaliteli ve güvenli hizmeti sunuyorlar. Aile çocuklarını intihar edenlerin hikayelerini anlatarak büyütüyor. Gülmek yasak ailede, müşteriye görüşmek üzere demek yasak çünkü bir daha görüşmeyecekler, ancak elveda derler. Kötü günler hanımefendi, ya da kapkaranlık bir gece diliyorum size beyefendi gibi iç karartıcı cümleleri kullanabilirler. Sonu beni çok şaşırttı. Zaman zaman çok güldürdü beni kitap. Trajikomikti. Günümüz insanı o kadar depresif halde ki elini sallasan hastalıklı bir kişiye çarpıyorsun, insanlar cinnet halinde birbirine sataşacak bahaneler aramakta, mutsuzluk ve memnuniyetsizlik hızla artıyor, kitabın aslında günümüz insanının ruh halini yansıttığını ve gerçekten böyle bir dükkan olsa satış rekorları kıracağını düşünüyorum.
Bir dükkan düşünün alışveriş yaptığınız son dükkan..
Kitapta insanların hayatlarına son vermeleri için çeşitli imkanlar ve yöntemler sunan bu aileyi okuyorsunuz.
Büyüklerinden kalma karamsarlığın, mutsuzluğun, umutsuzluğun miras olduğu aileye küçük olan oğulları Alan katıldıktan sonra işler değişiyor.
Kitabı okurken hayatınızda ki olumsuzluklara iyi tarafından bakmayı ve onları çok umursamamak gerektiği kanısına varıyorsunuz.
Ben okudukça Alan gibi olmak istedim her şeye olumlu bir yönden bakmak, mutlu olmanın yolunu bulmak..
Kısacası kitap karamsarlık bulutların iyilikle güzellikle nasıl dağılabileceğini anlatmış.
Gayet akıcı bir kitap okurken sıkmıyor tavsiye edilir.
Bir solukta bitecek roman. Ölüm satan mağazayı işleten aile üyeleri ismine münhasır kimliğe sahiptirler. Örüntüde bir aile var ve görevi intiharı kolaylaştıran seçenekler sunarak toplumsal depresyonu ölümle neticelendirmek. Bunun sonsuza dek devamı için ise ölüm dükkanını yaşatacak nesiller yetiştirme kaygısındadırlar. Ancak hesaba katmadıkları bununla birlikte amaçları açısından kendilerini endişe içinde bırakan evin küçük çocuğu Alan’ın iyimserliği durumu tersine çevirecektir. Aile olgusunun bu değişimi bir metafor mu tartışmaya değer
Ters köşeleri ve hayata tersten bakmayı seviyorsanız hoşlanabilirsiniz.
Acaba dünya tersine dönseydi ve insanlar ölümden kaçmak yerine kendi ölümlerini satın alsalardı ve bu yasak olmasaydı yine de güneş doğabilir miydi? İnsanlar yine de gülmeyi arzular mıydı? Ölümün bu kadar ulaşılabilir olması dükkanın gelirini artırabilir miydi?
Ben okurken bu soruları elbette düşünmemiştim ancak siz cevapları merak ettiyseniz şans vermenizi önerebilirim.
Romandan ziyade mini roman azıcık uzun öykü diye uydurabileceğim tarzda yazılmış her bölüm birbirini kovalıyor dolayısıyla okumak kolaylaşıyor. Aynı yazarın bir de “Dansa Davet” kitabını okudum fakat bu daha çok hoşuma gitti. Diyalogların yoğunlukta olmasının etkisi var. Mekan ve dükkan çok da önemli değil, önemli olan gidişat.
Bir yıldız kırma nedenim ise çeviriden kaynaklı. Çevirmenin emeklerine sağlık ona lafım yok ben sadece beğenemedim o da diyaloglarla aktı gitti zaten.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Trajikomik, hem güldüren hem de sorgulatan bir kitap.Sonu beni ziyadesiyle üzdü, bir de o olaydan sonra aile üyeleri ne yaptılar devamını bilmek istedim. bazı betimlemelerin yorucu olması dışında kolayca okunabilecek bir kitap.. Ahh canım Alan...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Müşterilerine yine bekleriz demeyen, elveda diyen bir dükkan düşünün. Dükkana giren, mutsuz kişilerin, ölümlerini şansa bırakmadan kişiye en uygun malzemeleri verip intihar etmelerini sağlayan Tuvache ailesi aynı zamanda okuyucuları da gülmekten öldürüyor. Trajikomedi bir kitaptı ve bu kitapta güldüğüm kadar başka bir kitaba gülmedim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İntihar Dükkanı, insanların ölümlerini satın alabildikleri, depresif, duygusal anlamda despot bir karanlık ve kararlılıkla işleyen bir dükkan.
Kitap boyunca gülmenin yasak olduğu, mutsuzluğun mutluluktan daha fazla hoşgörüyle karşılandığı, müşterilere “Görüşürüz” demenin yasak olduğu, mutlu olmaya çalışanın ailenin yüz karası olarak görüldüğü ve dışarıya itilmeye çalışıldığı bir aile yapısını görüyoruz. Bu kadar karanlığın, despotluğun ve mutsuzluğun, ölümün yüce yaşamın ise anlamsız görüldüğü bir akışın arasında aslında nice tezatlar görüyoruz ve yaşamın yüceliğine dair çıkarımlarda bulunuyoruz.
Her şeyin ve her duygunun göründüğü gibi olmadığı konusunda bence önemli şeyler anlatıyor. Bir çırpıda okundu ve bitti. Tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ütopik,yer yer komik yer yer trajikomik diyebileceğim bir kitap.Umutsuzluk karamsarlık kasvet...İnsanların ölümü istediği ve bir aileninde o isteği gerçekleştirmek için ölüm araç gereçleri satması.Vazgeçirmek için uğraşmaması hatta tersi durumun söz konusu olması.Kısa,hemen okunan bir kitap.İçinde ders çıkarılabilecek çok nokta var.
Okuma alışkanlığımi tekrar kazanmak için okuduğum kitaplardandi, tavsiye üzerine almıştım. Gerçekten de aralıksız okunabiliyor. Yazar neler yaşamış acaba? Çocuklara bile intihar için şeker satan bir ailemiz var; zehirli canlılar, bıçaklar, ipler, zehirler... Öldürmenin suç; ölmesi için yardım etmenin yasal olduğu bir yerde yaşayan ailemiz tüm benliklerini ortaya koymuş. Tabi onların aksine yaşam dolu bir çocukları olacağını hesaba katmamışlar. Bakış açımıza tatlı bir dokunuş yapabilecek kitabı tavsiye ederim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanların yaşama isteğinin tamamen yok olduğu bir zaman düşünün. İşte böylesi bir durumda en fazla ilgi görecek şey ise ölümü kolaylaştıracak bir İntihar Dükkanı. Elbette intihar dükkanında işler tıkır tıkır işliyor. İntihar etmek isteyenler için özel karışımlar hazırlanmakta, yağlı urganlar, keskin jiletler, özel tasarım silahlar veya ihtiyaca göre yeni tasarımlar yapılmakta. Dükkândan ayrılan müşterilerin memnuniyetinin tek ölçüsü bir sonraki gün o müşterinin intihar ettiğine dair bir üçüncü sayfa haberi okumak. Bence farklı bir kitap. Çok beğendim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ya çocukların olduğu yerde umut hep vardır. Ve çocuklar o aileyi hatta çevreyi bile değiştirebilcek güce sahiptir. Bu mutlu umutlu çocuklar iyiki varlar. Çok değişik bi kitap okudum duygularım çalkalandı durdu. Tam herşey yoluna girdi derken böyle bitmemeliydi o üzdü beni
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sürekli önüme çıkan bir kitaptı almamak için direniyordum. Ama iyi ki alıp okudum. Bir oturuşta bitecek, çok sürükleyici bir kitap. Karamsarlıkların içerisindeki o umut ışığı , yaşama sevinci.. Sonu üzse de amacına hizmet etti.