Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Barbarosoğlu'da okudukça takip etme hastalığı olunan yazarlardan bence. Tereddüt etmeden bütün eserleri alınıp okunabilir gayet başarılı bir yazar bence.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Söyleşilerde üç ana eksen öne çıkıyor: sosyolojik analizler; hikâye, deneme, roman yayınladıktan sonra kitap vesilesiyle yapılmış söyleşiler; gazete ve dergilere soruşturma kapsamında verilmiş olan görüşler
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fikirler muhteşem. Çağımızın hastalıklarına âdeta bir ilaç gibi. Ancak bu fikirler diğer kitaplarında zaten vardı. Bu ise bir özet gibi olmuş. Bence bu kitaba gerek yoktu. Ama diğer kitapları mutlaka okunmalı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Müellifle yapılan söyleşilerden derlenen bir kitap. Benim gibi Fatma Hanım’ın yazdıklarının sıkı bir takipçisi iseniz, kitapta yeni bir şey bulacağınızı söyleyemem. Fakat bu, menfî bir durum mu? Kesinlikle hayır. Neden? Zira kitabın isminden de anlaşılacağı üzere Fatma Barbarosoğlu’nun sözü söz. Zaman içerisinde, konjonktüre göre değişkenlik göstermiyor. Dolayısıyla kitapta taaccüble karşılayacağınız bir şey/cümle yok. Bunun yanında söyleşilerin (Hayat, Kitap ve Hayatla Kitap Arasında başlıkları altında) kronolojik olarak sunulması, bir zaman tüneline girilmiş edası oluşturuyor. Bir de Fatma Hanım, “İmaj ve Takva”sında soru soranla sorulan arasındaki ilişkiye temas eden satırlar kaleme almıştır. Söz konusu perspektiften bakıldığında “sözü söz” olanları hangi sorular karşısında dile getirdiği daha bir anlamlı oluyor. * * * * * * İslâmî kesim, denize kavuşmak üzere akmaktan vazgeçti. Göle dönüştü. Dibi kir tutuyor. Bataklıklar ortaya çıkıyor. Çünkü yıllardır ötekileştirdiklerinin repliklerinden bir hayat tasavvuru çıkarmaya çalıştı. Yıllardır, başkalarının sordukları sorulara, cevap aranıyor. Kendimize soru sormaktan ise, hâlâ çok uzağız. (s. 68) “Kim hüznü onun kadar benimsedi.” (Hüsrev Hatemi) Hüznü niye bu kadar benimseriz? Hüznün son noktasına varamadığımızdan belki. Yarıda kalmış bir hüzün peşimizi bırakmıyor ve yarıda kalmışlık, her şeyin tadını bozup acılaştırıyor. Bir hali sonuna kadar yaşayamayınca, o hali aşmak mümkün olmuyor. (s. 175) “Kendimizden ne kadar habersiz olduğumuzu, yazdıklarımızı tekrar okurken anlarız.” (Paul Vallery) (s. 190)
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sadece Fatma BARBAROSĞOLU olması kitabı almam için yeterli bir sebebti. Evet yazarımızın kitabını okuyunca sözünün söz olduğunu bir kez daha anladım. Ve seni şahsen tanımasamda yazılarıla çok seviyorum.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitaplarını ve gazetedeki köşe yazılarını merakla beklediğim nadir yazarlardan olması hasebiyle Fatma Karabıyık Barbarosoğlu'nun röportajlarının bir araya getirildiği bu çalışma zihnimde toplu bir resim meydana getirdi. Yazarın kitaplarına, hayata, postmodern yaşam tarzına yönelik düşüncelerini bir çatı altında toplamak güzel bir fikir olmuş. Ayrıca kitabın önsözünde kitabın adını neden "Sözüm Söz" koyduğunu okuduğumda bir kez daha anladım bu yazarı benim için neden bu kadar farklı bir yere sahip olduğunu.