Bir Elin Sesi Var
Bir Elin Sesi Var

Kitapyurdu Fiyatı: 213,13TL

Ürüne Git
119Yorum
Mehmet Utku Yıldırım
Kitapkurdu
Bir Elin Sesi Var
Bol televizyonlu, konserve yiyecekli, orta sınıflı bir mevzu. İngiliz aile nasıl balatayı sıyırdı? Amerikan Rüyası İngiliz'e gelir mi, gelmez. Mütevazılıktan aşırı tüketime geçiş insanları nasıl manyak yapar, hepsi burada. Anlatıcı Janet Shirley. Markette rafları düzenliyor, az malzemeyle nefis yemekler yapıyor ki benim bile yiyesim gelmişti o konserve bezelyeleri falan, kocasıyla mutlu mesut yaşıyor. Böyle bir genç kadın, erken yaşta evlendiği kocası Howard'ı çok seviyor. Ablasının evliliği rezalet, o açıdan çok şanslı olduğunu hissediyor. Okulda pek bir şey öğretmedikleri için güzelliğiyle kıvırabildiğini düşünüyor. Kadın işte bir tane. Howard dayımız fotografik hafıza dediğimiz naneye sahip. Bir araba satış mağazasında çalışıyor, eşini seviyor. Dünyayı sevmiyor. İlk bölümde çifti tanırız, yaşamları hakkında bilgi ediniriz ve ikinci bölümde anlatıcının iddiasının aksine, romanın özünü burada buluruz. Aralarındaki günlük bir konuşmada Howard her şeyi yaşadıktan sonra Janet'la birlikte ölmek istediğini söyler. Gelecek diye bir şey yoktur belki, dünya boka sarmakla meşgulken günler de birbirinin aynı şekilde geçmektedir. Dünya kötü bir yerdir kısaca. Janet mevzuyu tek cümlede bitirir; dünyanın değil, insanların kötü olduğunu söyler. Metnin sonuna gidiyorum, spoiler yiyeceksiniz devam ederseniz. Direkt diğer paragrafa geçebilirsiniz. Neyse, sonda bu düşünceleri Howard'ın sonunu getirir. Paranın dibine vurduktan sonra Janet'la birlikte ölmek ister, Janet kocasını öldürerek kurtulur. Howard'ın düşüncelerini paylaşmıştır aslında, en azından bir kısmını. "Aslında kimseyi incitmek değil niyetim, tek istediğim doğru düzgün yaşamak, hayattan olabildiğince zevk almak. Eninde sonunda dünyaya bunun için geldik." (s. 157) İşler buraya nasıl geldi, tüketmeye başladıkları an yoldan çıktılar. Daha doğrusu lüks tüketimin olanaklarına kavuştukları an. Tamam, en doğrusu televizyon izlemeye başladıkları an. Yarışma programları Howard'ın şirazesini kaydırdı, zaten pek normal bir adama da benzemiyordu. Yani dışarıdan nasıl görülüyorlarsa öyleydiler, orta sınıf bir aile nasıl görünür? Küçük şeylerden mutlu olarak sanırım, çoğumuz böyle mutlu olmaya çalışıyoruz. Bir iki milyarımız bir araya gelip düzeni değiştirme gibi bir uğraş edinene kadar böyle olacak en azından. Bu ikisinin zevkleri de küçüktü, Howard'ın hafızası onca bilgiyle birlikte sonsuz tüketimi hayattan keyif almanın tek kaynağı olarak saklayana kadar. Bir ikilem de var aslında; Howard her ne kadar televizyonda gördüğü dünyayla uyumsuz olsa da onun bir parçası olarak kurtulmayı düşünüyor. Nihilizm-hedonizm kokulu abimizin ilk ve son kez uyum kurma çabası, şu kanatları yanan mitolojik canlının sonuyla aynı yere çıkacak. İkarus'un kafatası çekiç darbeleriyle toza dönüşmedi tabii, o başka. Şöyle oluyor ki Howard bir yarışma programına katılıyor, büyük ödülü kazanıyor ve bu ödülle at yarışı oynuyor, kendi yarattığı algoritmayla deli para kazanıyor ve bu parayı dünyayı dolaşarak, istediği her şeyi alarak harcıyor. Janet'in durumu ilginç asıl. Janet hiçbir zaman böyle bir yaşantıyı istemese de Howard'ın sözünden çıkmıyor. Eşinin kararlı duruşu, kendinden eminliği baba figürüne benzer bir şey ortaya çıkartıyor olabilir. Durağan bir sevgi var, yılların sade yaşamının getirdiği bir dinginlik. Ani değişim bu eskimiş sevgiyi çatlatır, dönüştürür daha doğrusu. Janet zengin olmalarından sonra karşılarına çıkan bir şairle yatar, tamamen heyecan kaynaklı bir olay. Sorumluluklarından kurtulduğu hissiyle hareket ediyor. Howard'ı yine seviyor ama, öyle bir şey. Ben üzülüyorum böyle mevzulara ama yeri burası değil, geçiyorum. Böyle işte. Tükete tükete kendini tüketiyor insan. Kitabın mottosunu da buldum: Bir lokma bir hırka. O kadar.
Nymphaea Aurora
Üstat
30.12.2025
Kitabın konusu çok güzel sonuna kadar severek okudum.
TubaK.
Bilge
08.12.2024
Otomatik portakaldan sonra okudum. Dil ve uslubu farklı bir yazar.
Ahmet Fatih Sarıkaya
Kitapkurdu
otomatik portakalın yaratcısı burgess'in harika eseri
Levent Demir
04.11.2021
biraz farklı ve akıcı bir kitap
Producer
Kaşif
03.10.2021
Çok keyifli bir okuma oldu. Yalın ve akıcı bir üslupla kusursuz çeviri de birleşince bir nefeste okunuyor. Basit ve etkili.
Beccarains
Kitapkurdu
24.09.2021
Ne yazık ki Otomatik Portakal kadar etkileyici bulmadım.
Şemsi Ünal
03.07.2021
konusu için bile okunabilir güzel bir kitap
gencmutlu25
23.05.2021
Dili biraz ağırdı ama yine de güzel
personalı
Kitapkurdu
21.05.2021
Evli genç çiftimizin sıradan yaşamıyla başlıyor önce hikaye. Janet ve Howard. Howard’ın sıra dışı bir yeteneği ile hayatları değişmeye başlıyor.
ey170
Kitapkurdu
16.04.2021
Bu kitabını otomatik portakaldan daha çok beğendim.
Şükran Ballı
20.02.2021
konusu oldukça iyiydi herkesin okumasi gerekir
Sümeyye GENÇ
Kitapkurdu
20.02.2021
Fazla paranın ve aşırı tüketimin insanı nasil yoldan çıkardığını okuduk.
Suzan Gündüz
24.01.2021
Konusu oldukça ilgimi çekti. Seriyi tamamlamak gibi bir hedefimde olunca almadan olmazdı
mtgl
Kitapkurdu
23.01.2021
Hayatın anlamı ne sorusuna bir farklı bakış. İngiliz romanlarının dinamizmi yine korunmuş kitapta. Her kitabı bir klasik Burgess'ın.
Phalaenopsis Orkide
21.01.2021
Televizyonun hayatımızı nasıl etkilediğini anlatan çok iyi bir eser.
denizrgpl
Kitapkurdu
09.01.2021
ilk başladığımda kitabın adı ne alaka dedim. ortasına geldim hala kitabın adını ile bağlantıyı kuramadım sonunda anladım. aşırı heyecanlı olmayan bir roman ama akıcı gidiyor.
elrond87
02.01.2021
Burgess in enteresan romanlarından birisi daha.
Zenci Forvet
Kitapkurdu
30.12.2020
Bence Otomatik Portakal'dan daha iyi.
mesumin
Kitapkurdu
22.12.2020
Sonu enteresan biten bir eser