Osmanlı İnsanlığın Son Adası (1. Kitap)
Osmanlı İnsanlığın Son Adası (1. Kitap)
43Yorum
entelektuel01
Kaşif
28.10.2017
Mustafa Armağan'ın sadece bu eserini okuyun derim. İyi yazmıştır. Hatta ödül dahi almıştır.
OkuLazımOlur
23.07.2016
Halil İnalcık kısmına katılmıyorum tabi ama gene de bilgi veren kitap
bcf
12.10.2011
Mustafa Armağan'nın hoşuma gitmeyen nadir kitaplarından bir tanesi
Seyfullah Aydın
18.09.2011
Mustafa Armağan'ın üslubu her ne kadar kopyala - yapıştır tarzında olsada, ağır topların kitaplarını okuyamayan insanlar için iyi bir kaynak.
fazlison
06.04.2010
Bu kitabı eski güzel günleri yad ederim diye , adı ilgimi çektiği için alıp okumaya başladım fakat en baştan itibaren kitabın tarzı beni rahatsız etti. Ben Osmanlıyı hatasıyla doğrusuyla bilmek isterim lakin yazar olur olmaz herşeyden bir Osmanlı ululaması, güzellemesi çıkartmış, bunu da bildiğimiz bazı gerçekleri, resmi tarih, gizli tarih gibi örtülü şekilde sakatlamaya çalışıp, kendi subjektif yaklaşımını objektif yaklaşımmış gibi sunarak kuvvetlendirmeye çalışmış. Yazarı kimmiş ne imiş diye biraz araştırdım ve nihayetinde yazarın aldığı ödülün de yeni Osmanlıcılık projesinin hayata geçirilmesi için topluma empoze edilmesi gerekli şeylerin sözcülüğüne atanmak için bir cilalama parlatma çalışması olduğuna kanaat getirdim. Okuyucuların kitabı bu uyanıklık içinde okumasının, yazarın tarih adına yaptığını iddia ettiği şeylerle hoş bir ironi oluşturacağını düşünüyorum.
fernazbey
28.12.2009
helal olsun. aslında bana tarih ve tarihçiyle ilgili yorumları da ilginç geldi ama bizim tarihe bakışımızdan Osmanlıyı anlamayışımıza meseleyi sıçratması, meramını anlatırken ispat etmesine, karşısındakini ya ikna yada ilzam etmesi, kendine has bir üslub ve çok şaşırtıcı. ellerine sağlık
KY-661277
25.01.2009
Osmanlı ile ilgili yazılmış olan en önemli eserlerden birisi. Nedeni ise bildiğimiz bazı olayların aslında bildiğimizden çok farklı olduğu... özellikle yazarın"osmanlının gerilemesi masalı" diye adlandırdığı bölüm çok ilgi çekici.
serinrüzgar
Kitapkurdu
16.01.2009
Mustafa Armağan'ın Osmanlı'ya ve tarihe bakışı birçok insana yeni ufuklar açacak ve unutulanları hatırlatacaktır.Şiddetle tavsiye ederim.
Azmi KELEŞOĞLU
Kitapkurdu
28.12.2008
Mustafa Armağan'a Türkiye Yazarlar Birliği 2003 Fikir Ödülü'nü kazandıran "Osmanlı: İnsanlığın Son Adası" adlı kitabı zihinlerimize şimşekler çaktıran, olaylar, tarihler ve kişiler üzerinde derin düşünmemizi sağlayan bir çalışma.
Yazılarıyla pek çok bildiğimiz -gerçeği- yerle bir eden Armağan iddialarını belgelerle kanıtlıyor.
Titiz bir çalışma, belgeleri süzgecinden geçririp yazıya döken usta bir tarihçi Mustafa Hakkı Armağan.
Tarihi,tarihimizi, Osmanlı tarihini derinliklerden gün yüzüne çıkarıp bize anlatan bir tarihçi Mustafa Armağan.
"Osmanlı:İnsanlığın Son Adası" eserinde yazdığı her konu üniversitelede tez konusu olmaya aday yazılar.
Kendimizi tanımak geçmişimizi tanımaktan geçer. Bizim tarihimiz de Osmanlı tarihidir. Kimileri inkar etmeye kalkışsa da bizler Osmanlı'nın torunlarıyız. Onların torunları olmaktan da gurur duyuyoruz.
z_victory86
22.12.2008
Osmanlı imparatorluğunun keşfedilmemeiş yanlarını görmek ve osmanlıyı ne kadar yanlış tanıtıldığını öğrenmek isteyenler için güzel bir eser.
nur dede
Kitapkurdu
13.12.2008
Mustafa Armağan yine tabuları yıkmaya devam ediyor...İlk sayfalarında çok felsefi gelen yazılarından keşke bu jitabı almasaydım dedim ama okudukça bu fikrimden vazgeçtim.Osmanlıya at gözlüğüyle bakanlara ve bardağın hep boş kısmına(her ne kadar çok az bir boşluk varsada) bakıp kıyametler koparan insanlrı bu kitabı okuduktan sonra bir anlam veremedim.Hadi normal halkı anladıkta işi gücü tarih olan akademisyenlerin suya sabuna dokunmayadan bazı şeyler hakkında(osmanlı istanbul'un fethinde ateşli silah kullanmadı ve neden kullanmadı gibi..) yanlış yorumlar yapmaları gerçekten bu kişilerin çok iyi bilmeleri gereken konular hakkında bilgi sahibi dahi olmadıklarını gösteriyor.Tarihseverlere bu kitabı tavsiye ediyor ve şimdiden de iyi okurlar diliyorum.
cheesecake
26.11.2008
En sevdigim tarih yazarı mustafa armaganin en güzel kitabı. Osmanlı tarihini sevenler için birebir.Kitabın anlatımı mükemmel ve çok akıcı almanızı tavsiye ederim.
Ebu Koray
Kitapkurdu
12.09.2008
Mustafa Armağan'ın başarılı araştırmalarından biri. Bizleri şaşırtrmaya ve yeni ufuklar açmaya devam ediyor. Tarih meraklıları için tavsiye olunur.
Ömer Murat Yavaş
Bilge
18.07.2008
Mustafa Armağan dan bir diğer kaliteli ve okunması gereken ve hatta çok rahat ve akıcı bir şekilde okunabilen bir kitap. Osmanlı'ya laf atanlar. Bu kitap da sizin için. Okuyun ve elinizi vicdanınıza koyup tekrar düşünün Osmanlı hakkındaki görüşlerinizi. Sizi tozlu rafları karıştırıp, ansiklopediler içinde kaybolun demiyorum. Alın elinize bu kitabı artık ayağınızı uzatılmısınız, sırtınızı kaşırmısınız nasıl okursunuz bilmiyorum ama okuyun ve düşünün tabii eğer hala düşünebiliyorsanız. Çünkü onun için de temiz bir dimağ ve açık bir zihin olması gerekir.
aat1903
13.07.2008
mustafa armağanın her kitabını tavsiye edebilirim..Tarzı üslubu gerçekten özgün ve güzel..
thersel
28.06.2008
gene tarihi ve osmanı yı anlatan güzel bir eser.<br />çok güzel alınılarla beslenmiş.<br />özellikle bazı paragrafları son derece özetleyici ve etkileyici<br /><br />mustafa armağan bu kitabı gerçekten konusturmus<br />dikkatle okumanızı tavsiye ederim
zinDEmokrat
Kitapkurdu
03.05.2008
Son yıllarda Osmanlı üzerine birçok kitap yayınladı Mustafa Armağan. Bu kitabı-ki ödüllü bir kitaptır- Osmanlı okumalarına yeni başlayanlar için iyi bir çıkış noktası olacaktır şüphesiz.
musgucuk
09.03.2008
haber sitesinde haftanın kitabı seçilmiş..bende hemen sipariş verdim ..henüz elime ulaşmadı bekliorum
askin83
02.03.2008
Tarihimizde gerçekleşen olaylara bize öğretilen klasik bilgilerin dışında farklı bir boyuttan bakmak isteyenler için Mustafa Armağan'ın güzel anlatımından çok anlamlı bir kitap... Aldığı ödülü noktasına kadar haketmiş bence... Olayların farklı taraflarını da görmek isteyenler için...
KY-138843
24.02.2008
Mustafa Armağan’ın eserin başından sonuna kadar anlatmaya çalıştığı şey; Osmanlı’yı önyargılardan, kalıplaşmış, ezberletilmiş ve sorgusuz sualsiz kabul edilmiş doğru sanılan verilerden bağımsız olarak okumak ve değerlendirmek gerektiği. Bu anlamda Kanuni devrinden sonra gerileme dönemi olarak değerlendirilen, yaklaşık 350 yıl boyunca sanki hiçbir şeyin doğru yapılmadığı izlenimi verilen tarihi sürecin bu kadar basite indirgenemeyeceğini anlatıyor haklı olarak. Ancak bunu yaparken, tarihle uzaktan yakından ilgisi olmayan, ya da tarih hakkında söz söyleme salahiyetleri kısır olan Çetin Altan, Necip Fazıl Kısakürek ve Yılmaz Karakoyunlu gibi insanların yazdığı kitaplardan alıntılar yaparak yanlışlarını sergileme çabasına girmesi de gereksizdi bana kalırsa. Tarihi kulaktan dolma ezber bilgilerle değerlendirmeyen insanlar için yukarıda zikredilen şahısların tarih adına söyledikleri sözlerin hiçbir önemi ve değeri yoktur. Biz Halil İnalcık, İlber Ortaylı gibi değerli hocaların birikimleri ile okuruz tarihimizi. Kavga etmeyiz ve tapmayız da aynı zamanda. Mustafa Armağan’da bunu bilmeli bence. Evet, bu ülkeye belki matbaa geç girdi. Şimdi matbaa var, ama biz hala okumuyoruz. Bu bile matbaa hakkında kalıplaşmış “Matbaa geç geldi geri kaldık” sloganının ne kadar doğru olabileceğini sorgulamamıza yeter bir sebep değil mi bugün için…