Geçmişte Sâdık Hidâyet’in 'Kör Baykuş' adlı kitabına defalarca başlayıp, bir türlü bitirememiş bir okur olarak Üç Damla Kan’a temkinli yaklaştığımı itiraf etmeliyim. Bitirdikten sonra ise “Üç Damla Kan” Sâdık Hidâyet ile tanışmak için güzel bir başlangıç kitabı olabilir diye düşündüm. Çünkü bu sade anlatıma sahip öyküleri okumak insanı pek yormuyor. Yalnızca öykülere konu olan detaylar biraz can sıkıcı fakat ne yazık ki günümüzde bile geçerliliğini yitirememiş nahoşluklar bunlar. Hâlâ hayatın üzücü gerçekleri yani. Maalesef. Sâdık Hidâyet’in yaşadığı dönem her ne kadar günümüze uzak olsa da, insanın ve coğrafyanın tanıdık kesitlerini gördükçe okuruna buruk bir his verdiği doğru. Pek etkileyici öyküler bunlar.
Bu kitapta Fars edebiyatını ve İran kültürünü daha iyi tanıyabileceğiniz 11 öykü bulunuyor. Öyküler genellikle kasvetli ve melankolik olmakla birlikte varoluşu sorgulayan felsefi yönlere de sahip. Bu bakımdan insan davranışlarını ve duygularını anlamaya yönelik bir pencere açıyor denebilir.
Çeviri özenli. Yazarın kalemi hassas ve bir o kadar da sade. Öykülerde yaşam, ölüm, aşk, büyü, intihar gibi konular var. Özünde herkesin yaşamak için bir anlam aradığı, derinlikli öyküler var Üç Damla Kan’da.
En çok sevdiğim öyküler şunlar oldu: Maskeler, Af Talebi, Girdap, Üç Damla Kan. Öykü sevenlerin şans vermesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Sadık Hidayet’in 1932 yılında yayınlanan Üç Damla Kan adını taşıyan bu hikaye kitabı 11 adet bağımsız hikayeden oluşuyor. Hikayelerin genel temasını her hikayenin ana karakteri üzerinden yaşanan psikolojik arka plan, ruhsal gelgitler, umutsuz bir sona doğru akan hayatlar oluşturmakta. Sadık Hidayet’in hikayelerinde kendi yaşamı ve sonuçta geldiği nokta, hayata dair bulduğu cevap yada cevapsızlığı görmekteyiz. Nihayetinde Hidayet, hayata dair cevabı yada cevapsızlığı intihar ederek vermiştir.
Sadık Hidayet hikayelerinde mutlaka merkezde veya çevrede ona eşlik eden bir hayvan figürünü görmekteyiz. Kitaba adını veren hikayede, hikayenin kahramanlarından Siyavuş’a eşlik eden Nazi adını verdiği kedisidir. Dissosiyatif bozukluklar, kişilik parçalanmaları, imgelerin etkilediği yoğun takıntılı bir ruh hali hikayedeki baskın çerçeveyi çizmektedir. Hikayeyi okuduğunuzda ‘Üç Damla Kan’ın ne olduğunu daha iyi anlayabilecek ve Sadık Hidayet’in gerçek hayat hikayesinde nasıl şekillendiğini görebileceksiniz.
Kitapta yer alan tüm hikayelerin etkileyici kurgusu ve sonuçları, kahramanların geldikleri son bizim için çıkarılacak dersleri olan sonlardır.
İyi okumalar...
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle çevirisini mükemmel bulduğum bir kitap, Sadık Hidayet'in hikayelerine başlayınca müptelası olup tüm kitaplarını okumuş bir okur olarak diyebilirimki bu kitap bir başlangıç olmalı ve en sona Kör Baykuş'u koymalı..
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayatın çok içinde ama hem de dışında gibi melankolik atmosferli. Arada bir de gülümseten.. Ancak böyle anlatılabilir. Hiçbir hikaye istediğiniz gibi bitmeyecek. :)) Değişik, kesinlikle okuyun. Hidayet'in en sevdiğim hikaye kitabı oldu.
Sadık Hidayet'in okuduğum ilk kitabı. Kitap 11 öyküden oluşuyor. Öyküler birbirinden sıcak fakat o kadar da negatif. Öykülerin hemen hemen hepsinde ÖLÜM teması var.