Size Ölmeyi Emrediyorum! Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı Ordusu
Size Ölmeyi Emrediyorum! Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı Ordusu
14Yorum
Lofça-i Cedidli
Kaşif
03.06.2023
Birinci Dünya Savaşı ile ilgili ciddi bir eser, Osmanlı Devleti'nin savaştığı cepheler hakkında bilgilendirici bir çalışma.
Tar Mairon
09.08.2020
Almanlar yenilince bizde yenilmiş sayıldık saçmalıklarına değilde gerçekten bu harbi hangi zor koşullarda nasıl yürüttük ve nasıl kaybettik sorularına cevap veren mükemmel bir eser. ""Düşmanlarının olduklarından zayıf olarak değerlendirdiği Türkler savaşın acı sonuna savaşmayı sürdürdüler. Türkiye'nin düşmanları Mondros mütarekesinden sonra bu ülkeyi ebediyen yok etmeye çalışacaklardı. Ne var ki Türk Ordusunun değerleri takdir edilmeyen liderleri bir kez daha felaketin külleri arasından yükselecek ve düşmanlarını yenecekti.""
Senol Aslan
19.02.2020
Birinci Dünya savaşında Osmanlıyı anlatan bir kitap...
Adem Artan
Kaşif
23.11.2019
Kitap, Türk ordusunun 1. Dünya Savaşı'nda yıl yıl, cephe cephe performansını, avantaj ve dezavantajlarını geniş bir açıdan ve objektif olarak ortaya koyuyor. İlgi derecenize göre ayrıntıya kaçabilen bilgiler varsa da bu sahada mutlaka okunması gereken bir eser.
Kutlu_Altay
Kitapkurdu
24.08.2019
Dünyâ Savaşı ve savaş sırasında Osmanlı'ya dâir en önemli eserlerden biri.
topaloğlu
Üstat
07.06.2019
Yazar olayları epeyce tarafsız bir biçimde ele almış. Özellikle sonuç bölümü çok gerçekçi görüşler içeriyor. Mutlaka okunmalıdır diye düşünüyorum.
mavi_sahin
20.04.2019
Tarihimize ışık tutan eserlerden biri. Çok akıcı ve sürükleyici bir kitap. Ancak Hüseyin Kıvrıkoğlu gibi ben de yazarın Ermenilerle ilgili görüş ve tespitlerine katılmıyorum. Ermeni mezalimini es geçmiş diyebiliim. Genel olarak iyi bir kitap , seveceksiniz.
fsulec
fsulec 13 Ocak 2024
maalesef ticari ve siyasi kaygılar yüzünden hep es geçilecek
Pygmalion_
20.06.2018
Erickson bilindiği üzere Amerika ordusunda bir Albay. Askeri bilgi ve tecrübesini emekli olduktan sonra tarih alanında devam ettiren bir şahsiyet. Bu kitabı ve Büyük Hezimet adlı kitaplarında Osmanlı imparatorluğunun çöküşünü askeri açılardan ele alan bir eser. Türk tarihi için çok ama çok kıymetli olduğu kanaatindeyim.
www.gezivita.com
Kitapkurdu
16.05.2018
Okuduğum en objektif çalışmalardan. Yazar, Atatürk'ün de söylediği gibi, tarihi yapanlara sonuna dek sadık. Es geçmeyin.
JCGrange
09.08.2016
Erickson iyi bir tarihçi bu eser de oldukça ufuk açıcı.
alpbjk075
05.05.2010
Bitmiş tükenmiş denen bir imparatorluğun 1.dünya savaşı sırasında nasıl olupta 7 cephede birden savaştığını,ordularını bir cepheden diğerine nasıl sevk ve idare edebildiğini,savaşın sadece ÇKale cephesinden ibaret olmadığını,Cumhuriyeti kuran kadroların aslında bu savaşta çekirdeğinin oluştuğunu tarafsız bir gözle anlatan çok bilgilendirici bir kitap tavsiye ederim...
wyern
Kitapkurdu
24.06.2008
Osmanlı İmparatorluğunun son savaşında yaşananları doğrudan analtmıyor ama bahsettiği ikmal ve ordu durumu, stratejik analizlerle insanın gözüne bir anda Yemen çölleriyle, Sarıkamış yaylalarını getiren, yapılan ufak hataların nerelere yol açtığını gösteren akademik bir çalışma. Tavsiye ederim.
ismail sarıkaya
31.05.2007
Ünlü bir tarihçi "Türkler aslında barışçı bir millettir. Fakat yaşamları gereği sürekli savaşmaya mecbur kalmışlardır." der. Son derece yerinde bir söz. Oysa savaşın çirkin ve karanlık yüzünü kim görmek ister ki. Her bir savaşında destanlar yazan Türk ordusu, böylelikle dünya tarihinin sayfalarında hakkettiği yeri almıştır. Birinci Dünya Savaşı ile ilgili çok ciddi bir eser sizleri bekliyor. Oldukça gerçekçi bir açıdan ve de ilgili tablolarla konusunu destekleyen E. J. Erickson,a Türk okuyucusu olarak müteşekkiriz.
KY-113829
24.02.2005
Türkiye'de bir süre görev yapan ve konuyla ilgili yaptığı araştırmalarda bizim askeriyeden de kaynak desteği alan yazar kitabında özetle şunları söylüyor:
Osmanlı devletinin insan kaynağı rakiplerine göre daha azdı ki bu genel olarak itilaf devletleri-ittifak devletleri karşılaştırmasında da doğrudur. (Yazar İngiliz ve Fransız sömürgelerinin insan kaynağını dahil etmemiş oysa onlar da savaşa girdiler; Almanya savaşa girerken savaşın çabucak biteceğine güveniyordu ama işte rakiplerin sömürgelerden gelen insan kaynağını da düşünmek lazımdı). Osmanlı ordusunun en büyük sorunu lojistikti. Ölen askerlerin büyük kısmı muharebe neticesi değil hastalıktan öldü. Osmanlı cephelerindeki savaşlarda Avrupa cephesindeki kadar kanlı muhabereler olmadığı için kayıplar daha az oldu. Ordu Yakup Şevki Paşa, Vehip Paşa, Halil Paşa gibi iyi komutanlarca yönetildiği sürece oldukça iyi savaştı ve Galiçya, Çanakkale gibi cephelerde bunu fazlasıyla ispatladı. Osmanlı ordusunda Alman kurmay subayları sanıldığı kadar etkin konumda değildi. Yazar Sarıkamış faciasında bizim kamuoyunda ifade edilen 90,000'den çok daha az şehit verdiğimizi söylüyor ki Ramazan Balcı'nın çalışması Ericksson'ınkinden bile az bir rakam vermektedir...
Batı dünyasında Türk kaynaklarını da değerlendiren bu tür objektif çalışmaların artmasını dilerim. Umarım bizim yazarlarımız da bu konuda daha çok eser verirler; bu konuda bizde de bir boşluk var.