Keltler
Keltler bilindiği gibi Roma'yı uzun süre meşgul etmiş, Sezar'ın akınlarıyla boğuşmuş bombastik bir halktır, Germenleri de az tepelememişlerdir, Yunan ve Roma medeniyeti kadar gelişemeseler de dünya kültürüne bodoslamadan girerek Yüzüklerin Efendisi'nden Kral Arthur'a dek pek çok esere ilham kaynağı olmuşlardır, Shakespeare Kral Lear gibi oyunlarıyla Kelt kültürünü yaşatmıştır, pagan inançların semavi dinlerdeki etkileri cabası. Sezar'ın Galya Savaşı hakkındaki otobiyografik metni Keltler hakkında sağlam bir kaynak, öncesi var tabii.
Sezar'a göre Keltler Dispater adlı baba tanrının soyundan geldiklerine inanıyorlar, "Jüpiter" ve "Zeus" isimlerine köken olarak yakın bu tanrı, zaten Roma'daki entelektüel Keltler Akdeniz dünyasına ait olduklarını ispatlamaya çalıştıkları için mantıklı zira Yunanlar ve Romalılar Keltleri barbar olarak görüyorlar. Yazıyı ve parayı Yunanlardan ve Romalılardan öğrenmişler, güneyden ne gelirse almışlar kısacası, bir tek ordularının düzeni ve silahları zayıf kalmış ki devlet kuramamalarının sebebi de kabile sisteminden çıkamamaları olarak görülüyor, Sezar "böl ve fethet" politikasını sıkı sıkıya uygulayarak kuzeydeki kabilelerden bazılarıyla ittifak kurmuş, böylece dağıtmış adamları. Topluluk, soy bilinci yok, sınırlar klanın sınırları onlara göre. Hekataios'un MÖ 500'de Massilia dediği bölgede yaşıyorlar, tarih sahnesine ilk çıkışları. Keltlerin batıya yayılmalarına dair pek çok efsane ve söylence var, Antik Çağ yazarları tarafından yazıya geçirilmiş bunlar, ilgilisinin ellerinden öper. Doğal bir dürtüyle yayıldıklarını söylüyor Demandt, Silius İtalicus'tan aktardığına göre sıradan bir hayat yaşamaktansa ölmeyi tercih eden Keltler çocuklarını büyütüp yetiştirdikten sonra yeni bir ülke aramak üzere yabana yollarlarmış, bir nevi erginlik ayini gibi gözüküyor bu. Roma'nın başına bela olmaları da bundan, çok sayıda savaş çıkarıp çoğunu kazanmışlar ve topraklarına ganimetlerle dönmüşler, MÖ 200'den itibaren Romalılar kuzeydeki barbarlardan travmatik biçimde korkmaya başlamışlar, Sezar akın üstüne akın yaparak atalarının kaptırdığı ganimeti fazlasıyla geri aldığı gibi Keltlerin canına okumuş. Öncesinde Büyük İskender'e ettikleri bağlılık yeminini anmalı ki ne kadar delifişek oldukları anlaşılsın.: "'Biz yeminimize sadık kalmak istiyoruz ya da gök yere insin ve bizi parçalasın, yer yarılsın bizi yutsun, deniz kabarsın ve bizi boğsun.'" (s. 27) Keltlerin yayılma alanları arasında Anadolu da var tabii, "Galata"yı anıp geçiyorum. Çok iyi savaştıkları için ittifak kurmaları ve paralı asker olarak iş bulmaları kolay, Roma ve Mısır saflarında bile savaşmışlar.
Kültürel, sosyal ve siyasi açıdan özelliklerini sıralama gözetmeksizin aktarayım. Germenlerden, İtaliklerden ve Etrüsklerden daha gelişmiş bir ekonomiye sahipler, yaban domuzu Kelt sanatında önemli bir figür, temel gıda maddeleri hububat ve baklagil. Zeytin ağacından ve asmadan haberleri yok. Mülkiyet sistemi var, kimse toprak için kavga etmiyor. Maden endüstrileri özellikle gelişmiş, altın işlemeciliğinde oldukça ilerideler. Madenciliği Orta Avrupa'ya ilk onlar getirmişler, Germen mitolojisine demirci ve madenci olarak girmişler. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalının kökeninde Kelt inancının "kapşonlu manto giymiş yardımsever cüce" figürü var. Taç giymenin her anlamı Keltlerden aparma. Keltlerin rahipleri druidler meşhur, vergiden ve askerlik hizmetinden muaflar ama Galya efsanelerinde savaşçı olarak da ortaya çıkıyorlar. Sezar'ın anlattığına göre druid olmak isteyenler yirmi yıl eğitim görmek zorunda, upuzun şiirleri ezberlemek, tabiat ve tanrılar hakkında bütün bilgileri edinmek gerekiyor. Mecazi ifadelerle konuşuyorlar, sözlü kültürün saflığı sürsün diye yazıdan uzak duruyorlar ama okuma yazma biliyorlar. Bazı durumlarda yargıç veya yönetici olabiliyorlar. Söylentilerin ne kadarı doğrudur bilinmez, Keltlerin sefere çıkmadan önce kendi çocuklarını ve eşlerini kurban ettikleri söyleniyor, eşi ölen Kelt kadınları da öldürülüyor. Savaşlarda ganimet olarak kesik kafaları alıyorlar, zafer kazanmışlarsa esirleri toplu halde kurban ediyorlar. Şu da aşırı gerekli bir bilgi olarak dursun: "Avrupa'daki en son insan kurban etme ritüelinin, 11. yüzyılda, Adam von Bremen tarafından Uppsala'daki pagan İsveçlilerde olduğu bildirilmiştir." (s. 53)
Runik'ten Keltlerle ilgili iki kitap daha çıktı, onları da tavsiye ederim.