Yok Yolcu
Yok Yolcu

Kitapyurdu Fiyatı: 136,36TL

Ürüne Git
6Yorum
Turhan Yıldırım
Kitapkurdu
07.03.2025
Kamil Erdem'in Sait Faik Hikaye Armağanı ödülüne layık görülen Yok Yolcu isimli öykü kitabı, yazarın üçüncü eseridir. Daha önce Bir Kırık Segah kitabıyla da Haldun Taner Öykü Ödülü'nü kazanan yazar, harikulade anlatım dili ve anlattıklarıyla farkını belli ediyor. İki bölüm ve on öyküden oluşan bu kitapta çoğunlukla birinci şahıs anlatıcı kullanılmış olup dilimizin tüm inceliklerine şahitlik ediyoruz. Kimi zaman bir ozanın cenazesinin, kimi zaman badanacının ve kimi zaman da çıkmaz sokağın hikayesi anlatılıyor öykülerinde. Ayapera bölümündeyse İstanbul'dan üç öyküye tanık oluyoruz. Kamil Erdem, öykülerinde biçimsel farklılığı da ihmal etmiyor. Şiir biçimiyle yazılmış iki öyküyle birlikte yazarın anlatıcılara müdahale edip metnin bir parçası olduğu metin de bulunmakta. Özellikle çıkmaz sokağın dilinden anlatımı olan metni ve Orhan Pamuk'un "Merhaba poğaçacı" söylemine kurmaca içinde eleştiri getirdiği "Koyu Kırmızı" adlı öyküsü de bence ayrıca özel.
DİNÇER Altiok
Kitapkurdu
24.02.2026
önce iyi olanı yazayım: adam döktürmüş, kelimeler, betimlemeler ahenk içinde dans ediyor. kötü tarafı ise anlaşılması çok zor . Birden başka yere geçiyor veya bir metafor giriyor, metafor mu gerçek mi belli değil . Tamamen konsantre olarak okursan bir şeyler verebilir . okunması zor bir kitap .
savasci4
Kitapkurdu
10.03.2024
Dil ustalığına diyecek hiçbir şey yok. Sırf bunun için okunur diyorum. Maksat bizi cezbedecek bir vakaysa burada aramayın bence.
KY-2770036
20.03.2023
beklentilerimi asla karşılamadı.
Ali Cemal Özer
09.08.2022
Çok büyük heveslerle aldım ancak yazarın kalemi hoşuma gitti diyemeceğim.
Eren  Yaşar
Kitapkurdu
01.06.2022
sait faik öykü ödülünü almış 6. öykü kitabını okudum.Altisi da tatsız tuzsuzdu. okurken şunu hissettim bunda evet 68 kuşağının o devrime olan tutkusu hissediliyor yalnız hikayelerde sanki yolda yürürsün de istanbulda bir semtte gördüğün simitciler, sahaflar, midyeciler, perdeciler, garsonlar aklına geldikçe onlarla ilgili bir şey söyleyip sırf bir şehrin gürültüsünde kepenk açan dükkanları anlatip duruyor. Yani sabah yolda yürürken gördüğünüz bu hengameyi yazsaniz mesela: simitçi simit diye bağırdı, sebzeci domateslere su serpti, kitapçı eski bir kitabı çıkarıp sayfasina 20 yıl önce yazılmış nota bakti esneyip yerine koydu ona biraz da çagrisimlarini katarak bu tür hikayeleri herkes yazabilir. Farklı bir tarz değişik bir tür kesfedecegim diye zirvalayanlar da oluyor. Emeğe saygı diyorum ama bizim hikayecilik konusundaki tatsız tuzsuzlugumuz konusunda elimize kimse su dökemez .