Kapılarını hayata açarsan hayat da içeriye girer.
Yeşilin Kızı Anne serisinin dördüncü kitabı olan Rüzgarlı Kavaklar'da üniversiteden mezun olan Anne, Summerside Lisesi'nde müdürlük yapmaya başlıyor. Ve Rüzgarlı Kavaklar pansiyonunda Kate ve Chatty teyze, yardımcıları Rebecca Dew ile beraber yepyeni bir üç yıla adım atıyor. Hala tanıdığımız ve sevdiğimiz genç, hayalperest, enerjik, sevgi dolu, coşkulu Anne. Önceki serilerde öğrendiği hayat dersleri ile olgun ve ne kadar sağlam tecrübelere sahip olduğunu ve Gilbert'a olan bağlılığında ne kadar kararlı olduğunu gösteren genç bir kız oluyor. Diğer serilerden farklı olarak, onu omuzlarından tutup biraz akıl vermek istediğim bir an olmadı, bu açıdan okumak gerçekten çok hoştu.
Aynı zamanda bu serideki hikayede, Redmond College'da tıp öğrencisi olan Gilbert Blythe'dan uzakta geçirdiği üç yıllık Summerside'ı da konu alıyor. Üç yılını geçireceği Summerside, onu yeni arkadaşlıklar, yeni maceralara sürüklüyor ve gittiği her yerde kendinden bahsettiren Anne, zamanla kasabanın en tuhaf sırlarına da hakim oluyor.
Anne diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da iyiliksever, neşe dolu ve pozitif biri. Kitap genellikle Anne'in ağzından Gilbert'a yazılmış mektuplar halinde ya da etrafındaki insanlarla olan diyalogları şeklinde ilerliyor. Bu, ilk üç kitaptaki hikaye anlatım tarzından farklı bir kitaptı. Duygusal anlamda sevgili nişanlısı Gilbert'a yazdığı mektuplardan oluşan bir kitap. Keşke Gilbert'tan Anne'a yazılmış en azından bir veya iki mektup kitaba dahil edilseydi. Önceki kitaplarda gördüğümüz romantizmi bu kitapta da hissetmek istedik. Onun dışında yeni hayatından yaşadığı maceraları, hayatına yeni giren insanları ve olayları anlatıyor. Bu açıdan anlatımda diğer kitaplardan farklı ya da yadırgayacağım bir durum olmadı.
Anne Summerside'a tek başına taşındığı için önceki kitaplardaki ana karakterlerden hiçbirinin (Marilla, Rachel Lynde, Diana) bu hikayede fazla rolleri yoktu. Açıkçası önceki serilerdeki kalabalığı ve yoğunluğu özledim. Phil, Dora, Davy, Diana… Onları özledim ama Anne'in tanıştığı yeni karakterlerden bazılarından keyif aldım. Zekâsı ve iyimser yapısıyla Anne, Summerside'da karşılaştığı engelleri aşıp, oradaki birçok kişinin hayatına önceki serilerde olduğu gibi tatlılığı ve naifliğiyle renk kattı. Yeni karakterler de hemen hemen aynı sıcaklığı verdiler. En nihayetinde olgun çağına kadar takip ettiğimiz birinin hayatının dinamiklerinin değişmesi de çok doğal. Sıcak, sevimli, hayata dair, okunması temiz ve yormayan bir seridir, Anne. Bu serinin tamamını okumanızı isterim. Herkese keyifli okumalar.