Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Polisiye tutkunu bir okur olarak Armağan Tunaboylu’yu yeni keşfettiğimi üzülerek söylemeliyim. Gerek kurgusu gerek içeriğindeki hafif mizahi unsurlar polisiyeye ayrı bir tat katmış.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Karakter olarak oldukça ilginç olduğu kesin ama polise atfedilen hangi ülke olursa olsun(?) şiddeti kastetmiyorum ama beceriksizlik ve öngörüsuzlük kurguyu inanması güç kılmış.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
armağan tunaboylu cinayetlerin zanlısı olarak görüllen bir kadın satıcısının olaydan kurtulmak için giriştiği mücadeleyi çok eğlenceli bir dille anlatmış
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Klasik polisiyelerden biraz daha farklı olan kitapta Metin Çakır olayları hiç beklenmedik bir şekilde çözüyor.
Zamanı olanların ve polisiye severlerin okuyabileceği bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yabancı yazarlardan polisiye okumaya alışkın olduğum için bu kitap sıkıcı geldi. Komedi unsurları güzel ancak komedi ve polisiye kısmı bir bütünlük sağlamıyor. Yazar sanki "ya bu kitabı biraz argolaştırayım daha dikkat çeker" diye düşünmüş gibi. çok kötü değil okunabilir ancak şu da bir gerçek ki polisiye kitap yazma konusunda başarılı değiliz.
yazarın okuduğum ilk kitabı.çok dinamik ve eğlenceli polisiye deneyimi yaşamak istiyorsanız mutlaka okuyun derim.bazı ufak tekrarlar can sıksa da iyi bir kitap
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alışılmamış bir dedktiflik romanı ve karakteriyle karsi karsiyayiz. En hafif deyimiyle ve kahramının hiç sevmemesine ragmen, meslek olarak kadın satıcısı bir karakterimiz var elimizde. Yanlışlıklar silsilesi sonucu cinayetle suclaniyor. Once 1 sonra 2 sonra 3 adet olmak uzere sayi gittikce artiyor ancak hem seytan tuyu hem d e sansiyla etrafindakilerden destek alarak dügümler birer birer çözülüyor.<br />Keyifle okunan bir seri, tavsiye ederim
İlk romanı “Yıldız Cinayetleri”nde Armağan Tunaboylu, geleneksel kalıpların ciddiyetinden ve –artık çok eskilerde kalan kahraman mitinden- hem mizaha ağırlıklı bir yer vererek hem de ne yaptığının farkında olmayan bir anti-kahraman yaratarak sıyrılmış. Üstelik o, ne bir özel detektif ne de resmi bir görevli. Tersine, “kahramanımız”, yani Metin Çakır, kendi başını kurtarmak için katilin peşine düşen –ayıptır söylemesi- emekli bir pezevenk!.. Yakışıklı değil, güçlü kuvvetli hiç değil, cesaret derseniz yanından bile geçmemiş Metin’in. Hani gece vakti İstiklal Caddesinde ortaya çıkan, yanınıza gelip “bir emrin var mı abi?” deyişinden sunacağı hizmeti belli eden, tiksintiyle baktığınız karanlık ve kriminal tiplerden biri o. Serbest rekabetçi düzende bireysel teşebbüsün büyük tekeller karşısında yenik düşmesine benziyor onun emekliliği; bölgeye giren daha örgütlü –mafyöz- bir pezevenk, Kürdo, eline üç beş kuruş sıkıştırıp “kızlarını” alıvermiş elinden. Kahramanımızın işte o üç beş kuruşla İstanbul’un karanlık ve izbe sokaklarından birinde aldığı salaş evinde pembe gelecek hayalleri kurarken başlıyor hikaye. Hemen bir hatırlatma yapalım; bu sevimli pezevengin en kötü anlarda bile kendisini terk etmeyen bir hayal gücü, olup bitenleri anlamamakta gösterdiği özel bir mahareti var ki, hikayeyi tam bir durum komedisine dönüştürüyor.