Butimar’ı okuduktan sonra mutlaka yazarın başka bir eserini daha okumalıyım, dedim. Ve ikinci kitabım ‘Sular Üstünde Gökler Altında’ oldu.
Yolumuz 15. yüzyılda İstanbul’dan İspanya’ya, oradan Güney Amerika’ya çıkar. Kahramanımız, denizleri görmüş İsa Efendi’nin oğlu Yunus Kalender. Aşkına ulaşamayan bu müslüman kâşifin yolu ise hepimizin tanıdığı Kristof Kolomb’a çıkar. Aslında hikaye tanıdıktır. Kolomb yapmak istediği keşifleri devrin liderlerine anlatır. Ancak, Osmanlı hükümdarları dahil hiçbir yöneticiyi hayalleriyle etkileyemez. Ta ki Katolik hükümdarları Kastilyalı İsabella ve Aragonlu Ferdinand’ı üç gemi vermeye ikna edinceye kadar. Aldığı gemilerle Hindistan’a ulaşmanın hayalini kuran Kolomb, 12 Ekim 1492’de Amerika’yı keşfeder ve kızılca kıyamet kopar.
Derine inecek olursak yazar, 15. yüzyılın atmosferini verebilmek için gemi tayfasını ve korsanları özenle işlemiş. Gemicilik, haritacılık anlatılıp devrin önemli isimleri eserleri ile birlikte verilmiştir. Şehirlere, sokaklara, şarkılara ve şiirlere de yer ayırmayı unutmamış.
Kitabı bitirdikten sonra Kristof Kolomb’u biraz daha araştırdım. Tarihe baktığımda yazarın, her bölüm başında belirttiği tarihler gerçekte de Kolomb’un hayatındaki önemli tarihlerdir. Yazarın, kitapta kullandığı keşif gemilerinin isimleri Pinta, Nina ve Santa Maria ise yine Kolomb’un kullandığı gemilerin isimleri olduğunu belirtelim.
Benim için en etkileyici kısım kitabın sonlarına doğru oldu. Keşfin sonuçlarının dini, siyasi ve toplumsal yönleriyle işlenmiş olduğunu görüyoruz. Ne yazık ki, en acıklı mesele sömürgecilik. Bu sebeple Kolomb’un hizmeti İspanya Krallığına mı, ilime mi yoksa Katolik âlemine miydi sorgulamadan edemiyoruz. Bakir toprakları Katolik yapmakta kararlı Kanlı Domingo’nun saçtığı dehşet ise din adamlarının faaliyetleri konusunda hepimizi düşündürecek cinstendi. Doğu batı ikilemine gelecek olursak, bu durumu İsa Efendi ve Kolomb’da analiz edebiliriz. Kalender’in Hıristiyanlar arasında zorlanması bu iki farklılıktan doğuyor.
Okuduğum kitapların bana başka kitapların kapısını aralamasını severim. Araştırma yaparken Kolomb’un notlarının ve mektuplarının yer aldığı eseri ‘Seyir Defterleri’ kitabını öğrendim. Masalların içinde kaybolmaya ihtiyacım var diyorsanız; bu iki kitap sizlere de güzel kapılar açabilir.
Herkese iyi okumalar.
Ucu bucağı olmayan okyanusun engin maviliğinde günlerce süren zorlu bir yolculuk.. Hastalık, açlık, susuzluk ve nicesi de cabası. Keşfetmek ve kazanmak için ölümü göze alanların; bağrına taş basıp içinde közlenen aşkı unutmak isteyenlerin; yitirdiği ailesinden geriye kalanları bulmanın peşinde olanların yolculuğu.. Bu yolculuk, suların üstünde ve göklerin altında olanların hikayesi..
Yıl 1492.. İstanbul'da başlıyor hikaye. Eski kaptan İsa Efendi, gözünden sakındığı oğlu "Kalender"i engin maviliklere teslim ediyor. Kırım'a giden bir geminin tayfası oluveriyor Kalender. Ancak çok da uzun sürmeyen ilk yolculuğunda efsunlu bir aşkın göbeğinde buluveriyor kendini. Köle cariyelerden Ustinya'ya kaptırıyor gönlünü. Ne illet ki! Her şeyi göze alıyor.. Sonu olmayan bir aşkın zehri kaplıyor yüreğini.. Kurtulmanın tek yolu: uzak diyarlara göç etmek ve unutmak. İspanya'ya, babasının yakın dostu Kaptan Kolomb'un yanına gidiyor. Kolomb ve mürettebatıyla engin maviliğe yelken açıyor. Sevinci, hüznü, dostluğu, iyiliği, riyayı ve kötülüğü tadıyor yolculuk boyunca.. İnsanoğlunun sahip olduğu duyguları tüm çıplaklığıyla tanıma fırsatı buluyor.. Kendini buluyor.. İçindeki "hakikat"i buluyor "Kalender"..
Yazar mitlerle örülü ışıltılı hikayesini efsunlu kelimeleri ile yoğuruyor ve masalsı bir dünyanın kapılarını aralayıp umudun kucağına bırakıyor okurunu.. Eski Türkçe kelimelere başvurup ahenkli bir dil oluşturuyor ve sanki bir filmin içindeymişcesine, farklı şehirlerin sokaklarını adımlatıyor. Kitabın tasvirleri çok canlı, üslubu ise haza beyefendice..
Kalender’in “Sular Üstünde Gökler Altında” Yolculuğu
15. yüzyıl sonunda dünya yeni gelişmelere gebe bir dönem yaşamaktadır. O dönemde, 2. Bayezid Osmanlı tahtındadır. Ticari, askeri ve siyasi bakımdan ülkesinde parlak günler yaşanmaktadır. Batı Avrupa’da ise sekiz asırdır süren İslam varlığı, İspanya’nın güneyine sıkışmış durumdadır. Gırnata Sultanlığı’nın yıkılmasıyla da sonlanmış olur (Ocak 1492). İspanya coğrafyasında Müslümanlar ve Yahudiler, ölmek, din değiştirmek ya da göç etmek seçenekleri arasında bir tercihte bulunmak durumundadır. “Sular Üstünde Gökler Altında” tam da bu tarihlere paralel olarak kurgulanmış bir roman.
Keşif arzusuyla yanan denizci bir gencin, Kalender’in, önce Karadeniz’de, sonra Kolomb’un rotasında yaptığı seyahatin etrafında inşa edilen 345 sayfalık bu kitap, okurlarını akıcı bir maceraya sürüklüyor.
Kaan Murat Yanık, okuru farklı coğrafyalarda gezdirmeyi seven bir yazar. Bir önceki eseri Dünyasızlar’ın konusu, İstanbul, Bakü ve Leningrad şehirlerinde geçiyordu (2020). İstanbul, yeni eserinde, yine çıkış noktası. Roman, payitahttan Kırım’a, İspanya Kastilya’ya, Güney Amerika’ya ve oradan Kazablanka’ya uzanıyor. Yazar, eserin oluşma sürecini şöyle ifade ediyor:
“Benim için bir denizcinin gözünü karartıp kimsenin gitmeye cesaret edemediği karanlık okyanusları aşma cesareti göstermesi ve işbu tehlikeli sefer esnasında onlarca badire atlatması her zaman çekici bir mevzuydu. Yıllar içinde bu konuyu kurgusal bir düzlemde işleme fikri, zihnimi tavaf edip durdu. Kolomb’un yanında karanlık sulara açılmak! Heyecan vericiydi. Bu bağlamda birtakım geziler yapmak suretiyle işe koyuldum. Bilhassa Kolomb’un izinde İtalya ve İspanya’da epey zaman geçirdim. Kolomb’a ve coğrafi keşiflere dair edindiğim her bilgi biraz daha pekleştirdi aklımdakileri. Sonuç olarak Kalender isimli kahramanımı oluşturup onu türlü yetilerle donattım ve onun vasıtasıyla Kolomb’un yanı başına Santa Maria’nın güvertesine kondum. Gerisi kendiliğinden aktı…”
Denizciler arasında nam salmış, kendisine saygı duyulan eski bir kaptan olan İsa Efendi, hayatının olgunluk çağlarındadır. Kendisi, erdemli yaşamaya çalıştığı kadar oğlu Kalender’in de iyi yetişmesine gayret etmektedir. Kalender, kâşif ruhlu ve çok bilgili bir gençtir, fakat bir o kadar da tecrübesizdir. İsa Efendi’nin denizcilik hayatı geride kalmış olsa da Kalender’i denizlerde emanet edebileceği güvenilir dostları vardır. Bu dostlardan biri de Cristoforo Colombo’dur. Kalender’in yolu, bu dostluk sayesinde Kolomb ile kesişir ve birlikte mavi ufuklara yelken açarlar.
“Şuurumun hücrelerinde zincir altında tuttuğum asalak vehimler, derin elemler ve karanlık fikirler, zincirleri kırıp hücuma mecal bulamasınlar diye zihin kovanımı türlü meşguliyetlerle dolduruyorum. Okuyorum, hesaplıyorum, çözüyorum, gözlemliyorum. Kaptan ile hazırlamaya başladığımız deniz haritalarını, seyir tutanaklarını ve yıldız denklemlerini aynı zamanda usuma dövüyorum. Sırtımı basan irinli sivilceler, muhtemelen rakamların, şekillerin ve cümlelerin yükünün tezahürü... (s. 172)”
“Bu eşsiz maceranın ortasında bazen kendimi unutuyorum. Mucizevi manzaralara, şeker kokulu esintilere, billurdan yağmurlara, hareli kanatların çırpınışına ve masal sahifeleri misali çevrilen hayatların efsununa kapılıp gitmek hasta ruhuma iyi geliyor... (s. 228)”
Eser, tarihi kurgu romanlarına tutkulu olanlar için Mart 2023’ün güzel bir hediyesi oldu.
Roman hakkında yazarla yapılmış bir (edebiyat haber) röportajını ilgilisi için not düşelim: bit.ly/3n7hu28
İyi Okumalar!
Yazar yine harika bir kurgu ile bizlere leziz hikaye hazırlamış. Kitabı okumaya başlayıp birazcık ilerlediğimde nedense aklıma Monte Cristo Kontu adlı eser geldi. Orda da bir denizci ve intikam almak isteyen karakter vardı. Bu kitapta da bir denizci ve intikam için başka diyarlara giden denizci var. Ben bu iki kitabı kendimce kardeş kitap ilan ettim. Çünkü Kaan Murat bu kitabın bir yerinde diyor ki; " kanları karışanlar değil dertleri karışanlar gerçek kardeş olurlar." :) Dantes ile Kalenderin dertleri aynı.
Kitapta şöyle şöyle olaylar oluyor diye bazı cümleler kurmayacağım. Kitap konusu ve anlatım dili ile kendini okutuyor. Kitaba başladığınızda kitap kendini merak ettire ettire okutuyor zaten. Size de bu kitabı alıp okumak düşüyor.
Genç kalem yazar hallerinden olgun yazar a dönüşme sürecini memnuniyetle takip eden bir okuru olarak yazılarını okumaktan anlattığı masalların içinde betimlediği sahneleri hayalimde canlandırmaktan keyif almaya devam ettiğim bir okuma oldu "Sular Üstünde Gökler Altında" kitabı. Geniş kelime hazinesini barındırdığı edebiyat cümbüşünün yanında, masalın içine yedirilmiş müzikleri arka fonda dinleyerek kitabı okurken aldığınız zevki katmerliyebilirsiniz. Bu da benden kitap okurken yapılacaklar arasında yer alan ufak bir tavsiye olsun. Kaan Murat Yanık hep yazsın, biz hep okuyalım...
Ünlü bir denizci olan İsa Bey ile onun oğlu Kalender'in hayatını anlatan güzel bir roman. Osmanlı döneminden Kristof Kolomb'a uzanan harika bir yolculuk. Olay örgüsü, kitabın akıcılığı ve yazının sadeliği takdire değer. Esir kadına sevdalanan Kalender'in bu kadını hayatına almak istemesiyle başlayan olaylar zinciri, Kristof Kolomb ile tanışması ve yeni topraklarda yaşayacağı yepyeni heyecanlar ve aynı zamanda dehşetle okunacak sömürgeciliği adeta bir Panorama gibi gözümüzün önüne seriyor.
Açıkçası ben kitabı çok beğendim. Yazarın diğer kitapları gibi çok farklı gerçekten. Harika bir kitap. Çok kolay okunabiliyor ancak zaman zaman eski Türkçe kelimelerin olması okuru zorlayabiliyor. Kitabın sonunun beklediğim gibi olduğunu söyleyemem. Açıkçası çok daha iyi olabileceğini düşünüyordum ama Kaan Murat Yanık bu ülkenin yetiştirdiği en büyük yazarlardan.
Roman okumayı severim, beni dinlendirir. Geçen yıl aldığım kitapyurdu Türkiye okur ödüllerinin roman kategorisinde 2023 yılının 5. olan bu kitap, tarihi bir roman olup 1490'lı yıllar İstanbul'undan İspanya'ya oradan Kolomb ile Güney Amerika'ya uzanan bir yolculuğun kah gerçek kah kurgu ortaya karışık bir biçimde heyecanlı ve hüzünlü ama sonu mutlu biten bir serüveni anlatıyor. Yazar dili iyi kullanmış, tarihi malumat ile kurguyu doğru ve yerinde harmanlamış. Tarihte bir yolculuğa ve denizci kalender ile okyanuslara açılmaya hazırsanız, sizi sıkı bir macera bekliyor. Roman ve özellikle tarihi roman sevenler kaçırmasın derim. Zira ben çok beğendim ve keyif aldım.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sular Üstünde Gökler Altında, okurunu bir zaman makinesi gibi alıp 15. yüzyılın son demlerine götürüyor. Bu sürükleyici macerada rengârenk kahramanlarla birlikte İstanbul’dan Kırım’a, İspanya’ya, oradan Güney Amerika’ya ve Kazablanka’ya doğru nefes kesen bir yolculuğa çıkarken kendinizi birbirinden esrarlı olayların içinde bulacaksınız.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kaan Murat Yanık’ın Sular Üstünde Gökler Altında kitabı, içe dönük bir yolculuğu masalsı bir atmosferle birleştiren, derin ve sakin bir anlatıya sahip. Hikâye; suyun akışıyla insanın iç dünyasını paralel biçimde ele alıyor. Su kimi zaman arınmayı, kimi zaman geçmişle yüzleşmeyi, kimi zaman da insanın kendi iç sesini bulmasını simgeliyor. Yazarın şiirsel dili, kitabı sadece okunur değil, hissedilir bir hâle getiriyor.
Karakterlerin arayışları, kırılmaları ve içsel konuşmaları okuru kendi iç dünyasına da davet ediyor. Yer yer ağırlaşan ama samimiyetini hiç kaybetmeyen bir ruh hâli var. Modern hayatın kalabalığında kaybolmuş herkesin kendinden bir parça bulabileceği cümlelerle dolu. Ben kitabı okurken hem duruldum hem de düşündüm; bazı satırlarda tamamen kendimi gördüm.
Dingin, derinlikli ve edebi tat arayanlar için kesinlikle etkileyici bir eser. ️
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve çok beğendim kurgusu, karakterleri çok güzel sıkılmadan saatlerce okunuyor yazarın kelimeleri kullanma yeteneğine hayran kaldım