Avustralyalı yazar Meg Mason'ın 2022'de Women's Prize for Fiction ödülüne aday gösterilen kitabı Keder ve Mutluluk, aşk, depresyon, umutsuzluk, aile ve ama en çok da akıl hastalıkları üzerine çok sert, çok gerçek bir anlatı.
17 yaşından itibaren kronik depresyonla mücadele eden anlatıcımız Martha'nın hayatını dinliyoruz kendisinden. İçine düştüğü karanlık dehlizleri, yönetemediği ruhsal dalgalanmalarını, akıl hastalıkları toplumca korkunç biçimde şeytanileştirildiği için asla gerçekle yüzleşemeyişini ve yüzleşemedikçe kendi karanlığına daha çok gömülüşünü, ilaçlarla ilişkisini, o ilaçların bedeniyle kurduğu ilişkiyi değiştirişini, kimi davranışlarının sorumlusunun hastalığı mı yoksa bizzat kendisi mi olduğunu asla bilemeyişini, tam da bu nedenle kendiyle ilişkisini bir türlü stabilize edemeyişini, o çaresizliğini, sevmeyi ve sevilmeyi bir türlü tam beceremeyişini. Ve daha nicelerini.
Martha'nın çocukluğundan başlıyor anlatı ve 40'larının ortasına dek eşlik ediyoruz hikâyesine. Alkolik ve öfkeli bir anne, sevgi dolu ama başarısız bir baba, biraz uçuk ama sağlam bir kız kardeş, aşık bir adam. Bütün karakterler o kadar iyi, o kadar iyi çizilmiş ki, hepsini bizzat tanımış gibi hissediyorum.
Martha'nın, yazarın adını özellikle belirtmediği akıl hastalığı tüm hayat öyküsünü şekillendiriyor. "***" şeklinde geçiyor hastalık. Kronik depresyon mu, şizofreni mi, borderline mı? Bilmiyoruz. Bilmeyin diyor zaten yazar da. Adını koymuyor ki boşluğa ne doldurursak dolduralım değişmeyeceğini anlayalım. Her tür akıl hastalığını toplumca nasıl şeytanileştirdiğimizi görebilelim. Sadece kendilerinin "kötü, bozuk, yanlış" olduğunu hissettirdiğimiz bu insanları işitmek mümkün mü, kafa yoralım.
Çok etkilendim, yer yer çok kızdım, sonra kendime kızdım, yer yer de çok ağladım - özellikle Martha ve annesinin ilişkisine dair bölümlerde. Kitaba dair tek eleştirim, dilinin benim için biraz fazla sade oluşuydu, hikâye muhteşem aktarılmış da olsa, belki dil biraz daha lezzetli olabilirdi ama olsun varsın, bu haliyle de müthiş bir kitap kendisi.
Okuyunuz.
Editorün SeçimiBu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.Bilgi İçin
Sıradan bir hikaye aslında. Ama hayata dair basit tespitleri o kadar yerinde ve güzel ki. Kitabı okuması ilginç kılan da bu bence. Martha'nın yaşamındaki karakterler sadece ailesi ile sınırlı diyebiliriz. Okuldaki arkadaşlarını, iş yerindeki birkaç patronu dışında birlikte çalıştıklarını hiç duymuyoruz bile. Çünkü Martha'da duygusal bir iz bırakmıyor hiçbiri. Ama ailesindeki her bir kişinin izi çok farklı, çok derin oluyor. Patrick için bile ilk başta "kuzenim" diyor. Annesi, babası ve kız kardeşi ile olan ilişkisi de yıllar içinde nasıl değişiyor onu izliyoruz.
Ben kitabı beğendiğimi söyleyebilirim. Birkaç günde bitirebileceğiniz, akıcı bir anlatımı var. Okurken kendi hayatıma dair izleri keşfedebildim. Ortak hisler beni kitaba ve karaktere yakınlaştırdı.
** Ayrıca kitapta Martha'nın hastalığının *** şeklinde yazması da güzel bir detaydı.
Meg Mason'nın en ünlü eseri bu ve sanırım diğer eserleri henüz Türkçeye çevrilmemiş. Umarım yakında diğerlerini de okuyabiliriz.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Keder ve Mutluluk, bir çocuk ve ergen psikiyatrisi perspektifinden okunduğunda, duygudurum dalgalanmalarının yalnızca “kişilik” ya da “zorluk” değil, çoğu zaman altında yatan daha derin bir psikolojik kırılganlığın yansıması olduğunu hatırlatan bir roman. Özellikle aile içi dinamiklerin çocuk üzerindeki görünmez etkilerini, erken dönem bağlanma örüntülerinin yetişkinlikteki duygusal dünyayı nasıl şekillendirdiğini düşündürüyor. Klinik gözle bakıldığında en çarpıcı yanı, acı ve işlevselliğin yan yana var olabilmesi; yani bir insanın dışarıdan “iyi” görünürken iç dünyasında yoğun bir keder taşıyabilmesi. Bu yönüyle, sadece edebi değil aynı zamanda psikolojik açıdan da çok katmanlı bir okuma sunuyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap ismi çok duyulmamış olsa da benim için gerçekten çok güzel bir okuma oldu. Okurken duygusal olarak beni içine alan, yer yer içimi burkan bir hikâyeydi.
Hikâye, bir kadının iç dünyası, kırılganlıkları ve hayata tutunma çabası etrafında şekilleniyor. Duygular çok gerçekçi bir şekilde verilmişti ve bu da okurken kendimi hikâyeye daha yakın hissetmemi sağladı.
Yer yer hüzünlü ama bir o kadar da samimi ve içten bir anlatımı vardı. Bitirdikten sonra bile etkisi bende kalan kitaplardan biri oldu.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okurken insanın içini en çok acıtan şey, anlatılanların yabancı gelmemesi. Martha’nın kederi abartılı ya da dramatik değil; tam tersine çok tanıdık, çok gündelik. Bu yüzden okur olarak onu yargılamak yerine sessizce yanında durmak istiyorsun. Meg Mason, mutluluğu ulaşılması gereken bir hedef gibi değil, bazen yanından sessizce geçip giden bir hâl olarak anlatıyor. Yazar herkesin toparlanmasını, güçlü olmasını, normale dönmesini bekleyen bir dünyada; bazı insanların sadece hayatta kalmaya çalıştığını dürüstçe gösteriyor. Martha’nın ilişkilerindeki kırılganlık, sevmenin her zaman iyileştirici olmadığını ama vazgeçilmez olduğunu hissettiriyor.
Bu roman bana şunu düşündürdü: Mutluluk, kederin yokluğu değil. Bazen ikisi aynı anda var olabiliyor. Ve insan, her şeyi düzeltemese bile kendini anlamaya yaklaştığında bir tür huzur bulabiliyor. Keder ve Mutluluk, sessiz, derin ve kalbe dokunan; özellikle duygusal yorgunluk yaşayan okurlar için çok anlamlı bir kitap.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitap derin ve dokunaklı bir hikaye anlatıyor. İlişkiler ve yaşamda anlam arayışı üzerine etkileyici bir roman. Karakterin yaşadığı iniş çıkışlar okuyucuyu düşündürüyor ve empati kurmaya yönlendiriyor. Dili sade fakat güçlü, samimi bir anlatımı var kitabın.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
adıyla çok uyumlu bir kitap. gerçekten kederin mutluluğun mizahın çok bir arada olduğu bir kitap. üstelik depresyon gibi bir konuyu bu kelide ele alabilmek çok şaşırtıcı. güzel bir okumaydı
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
başlarda gözüme bir best seller romanı olarak göründü ve sevmeyeceğime gayet emindim. ama açıldıkça oldukça sade bir halde akıcı ve sahici iç monologlarla harika bir romana dönüştü kitap. psikolojik rahatsızlıkları, felsefeden uzak tutarak anlatmak, bence bu tür hastalıklar adına ayrı bir kategori olmalı…
zihinlerdeki o karmaşa için, ihitacımız olan bazen de yalınlık…
beni umutsuzluğa sürükleyecek sanırken, minnet dolu bir halde bıraktı kitap, şahaneydi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk 70 sayfasını 18 gün, sonraki 200 sayfasını ise 2 günde okudum. Akmayan bir kitap diyordum, çevirisel olduğunu düşündüğüm bazı kopukluklar vardı, ancak bir yerden sonra akışa alışıtım ve nasıl bittiğini anlamadım.
Hikaye "sorunun" ne olduğunu anlamayan Martha ve "Martha'nın sorununu" anlamayan ailesini anlatıyor. Martha her şeye sahip olan ve bu yüzden mutlu olması beklenen bir kadın. Ama iç dünyasındaki büyük kaosu, etrafındaki herkesi de kaosa sürüklüyor.
Anlatım geri dönüşlerle sağlanmış. Duygu elle tutulur ölçüde. ilk bir kaç bölümü aşınca sizi keyifli bir okuma bekliyor.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle kitabın çevirisinde eksik ve devrik cümleler olduğunu iletmek gerekiyor. Ufak tefek denilemeyecek kadar göze çarpan çeviri hataları vardı. Onun dışında kolay okunabilir, fazla yorucu olmayan samimi bir hikaye denebilir. Kitabın edebi veya zihinsel anlamda çok büyük bir katkısı olmayacaktır kalifiye okur için.
30'lu yaşlardaki bir kadının dışarıdan herşey mükemmel görünürken kendi içinde yaşadığı çıkmazları, girdiği derin depresyonu anlatan, dili çok akıcı, başarılı bir kitap. Kahramanımız Martha hiç uzağımızda değil sanki. Adı belli olmayan hastalığı günümüzde herkesin az biraz yaşadığı veya tanık olduğu umutsuzluk veya tükenmişliğin bir uzantısı gibi. Modern edebiyatın güzel bir örneği..