Buzdolabı Vatandaşları & Bir Gastronomi Distopyası
Buzdolabı Vatandaşları & Bir Gastronomi Distopyası

Kitapyurdu Fiyatı: 111,44TL

Ürüne Git
43Yorum
lalearda
Domates, muz, elma, ve diğerleri her birinin ayrı bir hikayesi, tohumluktan başlayıp buzdolabına girişi, midemize kadar inişi... İncelememize geçecek olursak kitap çok güzel konuyu ele almış. Ben biraz felsefi baktım olaylara okurken de baya etkilendim, işlediği konu başlıklarında üzüldüğüm yerler çok oldu. Bazı gerçeklerin değişmediğini tekrar tekrar anladım. Burada ne gibi dediğinizi duyar gibiyim, cevabı: AÇGÖZLÜLÜK. Bazı olaylar canlandı gözümde; şöyle ki, yalnız yaşayan ananemin (nur içinde yatsın) bir kilo domates, salatalık yerine ucuzmuş deyip 3 kilo alıp onların dolapta küflenene kadar bekletip çöpe atması mı? Yazarın ince dokunuşu o kadar etkiledi ki beni, anlatamam okurken çok etkilendim, bakış açısı çok güzel, akıcı bir dili var...
Ebru Çalışkan Helvacı
Kaşif
Yazarını 1K'da tanıdım ve kitabını okumamı önerince alıp hemen okumaya başladım. Gerçekten de çok beğendiğim bir kitap oldu. Eser çok sürükleyiciydi. Bana bu kitap Hayvan Çiftliği kitabının sebze ve meyve versiyonu izlenimi yarattı. Gerçekten de öyleydi. Buzdolabı Vatandaşları öncelikle domates ile başlıyor. Tarladan buzdolabına geliş serüveni ile kitap bizlere merhaba demektedir. Buzdolabındaki meyve ve sebzeler ile Parlak Domatesin tanışmaları, sohbetleri de yer alıyor. Aslında yazar bizlere sebze ve meyveleri israf etmememiz gerektiğinin altını çiziyor. Bu konu gerçekten de çok önemlidir. Dikkatli olmamız gerekiyor. Ben bu güzel ve sürükleyici kitabı sizlere tavsiye ediyorum.. Kitapla kalın...
ilkindemir
Kitapkurdu
Bir domatesin tarladan, mutfağa giriş hikayesini okuyacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bir intikam hikayesi. Kitabın su gibi akmasını da beklemeyin. Tam tersi boğucu, hüzünlü ve iç karartıcı. Şimdi düşünün insanoğlu olarak biz toprağa kirlettik, havayı, suyu kirlettik. Daha verimli olsun diye tohumların genetiği ile oynadık. Bunlar da yetmedi bilinçsiz bir şekilde tarım ilacı kullandık. Bir de hepsinin üstüne tonlarca sebzeyi ve meyve israf ettik. İşte bu kitap bize israf kısmını anlatıyor. Fakat gerisini aklınız zaten tamamlıyor. Birazcık çevrenize ve çevreye karşı duyarlıysanız eğer. Lütfen size şifa olacak şeylerin zehre dönüşmesine izin vermeyin.
ozge1991
Kaşif
Çok farklı bir kalem, çok güzel bir kitaptı.
Melek Yaman
Kitapkurdu
GIDALARIMIZIN KONUŞTUĞU BİR BUZDOLABI DÜNYASI DÜŞÜNÜN. İSRAFA BİR DE DOMATESİN GÖZÜNDEN BAKMAK LAZIM..
taşköprüzade
Üstat
Yemek meyve sebze gıda bunlarla alakalı muhteşem bir roman
Ön söz
Kaşif
Artık yemek yaparken ya da buzdolabını her açtığımda gıdalarla konuşmaya başladım. Bakliyatlarda da geçerli mi bilmiyorum ama yine de onlarla da konuşuyorum, vebal almayalım. Okuması keyifli, düşündürüyor ve ütopik yoldan empati ile hatırlatma yapıyor.
Tufan Özkartal
Kitapkurdu
kitap beni çok sarmadı ve önsöz de tüm hikaye baştan sona anlatılmıştı buda belki okumamı etkilemiş olabilir bitiremedim yarım kaldı anlatım dili de daha çok ortaokul seviyesi gibi geldiği için ortaokula giden kardeşime verdim
Kitapseverbiriyim
Kitapkurdu
Yarım bıraktığım soğan bir tabağın içinde filizlenip buruşmaya, belki çürümeye yüz tutmuşken arkamdan bana saymasın, intikam almaya çalışmasın, irembağına kavuşsun diye yenilebilecek kısımlarını yediysem bu kitap amacına ulaşmıştır.
Yaseminkea
Bilge
Bir ilk kitap için gayet başarılı.
Hacı Hasan Dizman
Günümüze uygun gözü doymamak, obur, aşırı tüketim ve israfı anlatıyor.
Hatice  oğuz
Kitabımız asıl karakteri parlak domatesin dediği gibi başlamak istiyorum ; Sahte hayaller kurup gerçek hayal kırıklari yaşadik Syf;80 Parlak domatesin de hayalleri çok güzeldi insanlara şifa olmak istiyordu buna inanıyordu İrembağina gitme hayali ile yaşıyordu ama gerçekler pek öyle olmadi Buzdolabından ayirilip gerçekleri ve karadeligi görene kadar ondan sonra içinde ki sevgi nefrete ve intikama dönüştü.. Kitabı okurken bazı şeyler gözünüzde canlanıyor Meyvelerin sebzelerin konuşmasi,düşünmesi, parlak domatesin macerası yaşadıkları... Hepsi gözünüzde film gibi geçiyor Zaten dili de yalın olunca okunması kolay Ama asıl önemli olan kitap okuduktan sonra dolaptaki sebzeleri meyveleri düşünmüyor değilsiniz..aynı zamanda bilinçlendirici öğretici bir yanı var, israf konusunda artikk sebzelerin de meyvelerin de ne düşündüğünu anımsıyorsunuz israf ederken dikkat etmenin ne kadar önemli olduğu vurguluyor
Beyza Ertuğrul
Ne yapabilirim diyerek başlanan bir yolculuğun tatlı eseri. Parlak, sulu bir domatesin anlatımıyla işlenmiş kısa film tadında bir roman. Romanın dili anlaşılır, cümle düşüklüklerine ve metni yoran kelimelere rastladım ama genel olarak akıcı. Tanım ve betimlemeler çok güzel. Konu olarak işlenen mutfakta, değer, yiyeceklere önem, her türlü israf, göz ve mide doygunluğu, buzdolabının ruhu güzel bir bakış açısıyla ifade edilmiş. Konu idealize edilip ve içselleştirilmiş, okurken buzdolabına bir bakma ihtiyacı hissettirdi, "Acaba ben bu içeriğe ne kadar dikkat ediyorum, sadece farkında olmam ve benim uyguluyor olmam yeterli mi?" diye düşündüm. İnsanın temel ihtiyaçlarındandır yeme-içme, ama maddi kısmının yanında manevi kısmı, ruhu var ve bu ruhu ne kadar güzel işleyip işletebilirsek, süreklilik için çaba sarf ederken bile doyuma ulaşmış oluruz sanırım.Elma ve enginarın önceki yaşamları, irem bağının gizemleri ve buzdolabı içindeki yaşam biraz daha uzun işlenmiş olabilirdi.
burak_saluk
Kaşif
Sembolizmiyle içinde Hayvan Çiftliği kitabından lezzetler barındırıyor. Bu tarz kitapları sevenler hoşlanacaktır.
Sema Bozdemir
gastronomi alanında okuduğum ilk kitap yazar emre beyi 1k tanıdım tavsiyesiyle okudum iyiki de okumuşum anlatımı dili beni etkiledi kitapı herkese tavsiye ediyorum okunmalı
gkhnydn
Üstat
Farklı bir tarzda yazılmış orijinal bir distopya. Böyle orijinal bir eserin Türk bir yazarın kaleminden çıkmış olması ayrıca gurur verici. Mutlaka takibe alacağım ve gelecek kitaplarını dört gözle beklediğim bir yazar oldu Emre Turan.
Zulus86
Hala hakkını veremediğim canım kitap. Mart ayı benim için okumalarda sığ bir ay. Az okuyabiliyorum. Ama bu kitabın yazarı sevgili Emre Turan ile 1000 kitap aracılığıyla tanışmanın gururunu da yaşıyorum. Alanında bir ilk. Devamı da gelmeli. Domatesi, muzu, elmayı bu kadar güzel dillendiren bir isim Edebi bir köşe de edinmeli. İçtenlikle söylüyorum, çok çok iyi bir eser. Herkes okumalı diyebilirim.
Azize  Çendek
Alanında bir ilk desek yanılmayız. Kafamda bir kurgu vardı kitabı okumadan önce. Ama kitap tahminimden çok öte. Buzdolabı vatandaşlarının sohbeti sizi kitaba kitliyor. Akıcı ve bir nefeste okunacak kadar sürükleyici oluşu hoşuma gitti. Okurken irembağına inanan umutlu bir parlak domates oluyorsunuz, bazen umudu hayal kırıklığına bırakmış bir elma, bazen de bilgece konuşan bir enginar ya da inandığı yol uğruna aklını yitirecek seviyeye gelen zencefil... Hepsinin karakteri hikayesi farklı ama aynı umuda sarılmışlar. Peki irembağı gerçek mi... Kitapta verilen mesajlar çok etkileyiciydi. İsraf konusu ve yemek kültürü güzelce işlenmiş. Okurken aynı zamanda felsefi bir altyapı sezdim. Okudum mutluyum gastronomi edebiyatı üzerine okuduğum ilk kitap, unutulmazlara eklendi.
aydandalbasti
Değişik bir tarzda yazılmış, düşündürücü ve sürükleyici bir içerik. Gıda israfı ile ilgili farkındalık yaratıyor. Yazarın ilk kitabı olması açısından da oldukça başarılı buldum. Sevebileceğini ve ilgilenebileceğini düşündüğüm arkadaşlarıma hediye etmek için hemen sipariş verdim bile.
Rukiye Tokaş
Klasik okuru olmama rağmen yeni kurgulara şans vermeyi seviyorum.Bir distopya eseri ama ben o yiyecekleri sanki gerçek bir insanmış gibi düşündüm çünkü ruhiyatları çok güzel tasvir edilmiş. Sürdürülebilir yaşam ve israf konusu günümüzün temel problemleri ve yazarımız bunların yol açacağı sorunları yiyeceklerin ağzından vererek bize çok güzel bir bakış açısı kazandırmış. Yazarın ilk eseri olması hasebiyle mi ya da yayınevinden dolayı mı bilmiyorum ama bazı cümleler düşük geldi.Fakat bunlar dışında eser gerçekten insanlara güzel bir farkındalık kazandırıyor. Bir şeyler alırken düşünmeye sevk ediyor.Ve son olarak parlak domatesin ümitvar oluştan ye’is hâle gelmesi bazı anlarda “cahillik mutluluktur.” Sözünün sağlaması gibi olmuş. Domates fazla polyana, enginar bilge, elma gerçekçi bir karakteri yansıtıyor.Fakat benim kitaptaki favorim hep Elma oldu. Kitabın ayrıntılarına çok girmek istemem fakat sonunun böyle olmasını asla beklemiyordum.