Tanıdığım insanların kitaplarını okumaktan genelde kaçıyorum yahut okusam da gizliyorum çünkü genelde adil olayım derken fazla acımasız olduğumu fark ediyorum, bu ikircikli pozisyon beni zorluyor. Melikşah Altuntaş’ın kitabından da aynı nedenlerle aylarca kaçtım ancak kendisini programda ağırlayacağım netleşince tamam dedim, hadi.
Okudum ve sonra yorumlara baktım, fena halde şaşırdığımı söylemek istiyorum. Acaba memleketimiz okurları hala bolca taşra anlatısı içeren, büyük aforizmalarla dolu, yüksek perdeden konuşan metinler mi istiyor, bu kitaba yöneltilen acımasız eleştirileri ancak bununla açıklayabiliyorum.
Şu kitap sahiden hiçbir duygu yaratmamış olabilir mi ya sizde, gerçekten mi? Teknik açıdan eleştirilecek şeyler olabilir, kimi öykülerin çatısını zayıf, kimini ham bulabilirsiniz ama büyük hayranlık duyduğum kimi yazarların ilk kitaplarını düşününce bunu yapmanın da haksızlık olacağı sonucuna varıyorum.
Ben Melikşah’ın iddiasız ama şefkatli dilini, kendini okurun önünde soyma kabiliyetini ve cesaretini, “şey”lerin, “an”ların izini sürüp onları deşerek onlardan öyküler üretebilmesini çok sevdim. “Hep kendinden bahsediyor gibi” diyenlere de hayatta özkurmaca diye bir şey olduğunu, hatta epey yakın zamanda bir kadının sadece bunu yaparak Nobel edebiyat ödülü aldığını ve kimin olduğu meçhul ama meşhur “her ilk kitap biraz otobiyografiktir” şiarını hatırlatmak isterim.
Bu kitabın şehirliliğini, nedense küçük görmeye teşne olduğumuz şehirli dertlerini de ayrıca çok sevdim. İnsanların artık kentten köye göç ettiği bir dönemde hala köyden kente göç ve taşranın sıkıntıları ekseninde yazmayı ve düşünmeyi bıraksak, şehirli insanların süssüz ama son derece yaygın meselelerine dair kalem oynatsak bence hiç fena olmayacak.
Kızgın Şeyler Altında ve Cinnet Faili öyküleri özellikle çok iyi, Cinnet Faili bence Melikşah’ın öz olmayan geleneksel kurmacaya da çok yatkın olduğunu gösteriyor, umarım öyle şeyler de yazar da okuyabiliriz.
Biraz eleştirilerin eleştirisi gibi oldu ama yazılanlardan sonra kendimi tutamadım artık. Yukarıda söylediğim sebeple resmen açığını arayarak okumama rağmen çok sevdim ben. İşte böyle.
Editorün SeçimiBu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.Bilgi İçin
Dünyasına bir şekilde dahil olduğumu düşündüğüm bir insanı yazar olarak karşımda görmek benim için çok şaşırtıcıydı.
Kitap Az TT serilerinde duygu dünyasına girince yaşadıklarımı hatırlattı. Baya kapkara bir kitap (çok severim).
Öyküler çok gerçek, duygular çok yoğun. “Kalemi nasıl olur ki?” sorusunun ve şüphesinin cevabı boğazımdaki düğümlerde.
Özellikle kendisini değersiz hissettiren bir ilişkiden zorda olsa, uzun yıllar da sürse kurtulduğu “Arkada Yaylılar Çalıyor” öyküsü çok başarılı.
Ama favori öykülerim çok sevilen arkadaşlara veda ağıtları “Kızgın Şeylerin Altında” ve “Aptallar.
Bu arada “Ciddiye Aldığım Şeyler” öyküsünde Fournier etkileri var bence. Tam onun anlatacağı şekilde bir kurtulmaya çalışma anlatısı.
Ayrıca kitabın özenli baskısı da okur Melikşah’ın diğer okur arkadaşlarına bir teşekkürü bence. Yani ben öyle algıladım.
Umarım daha çok kitap yazar Melikşahımız. Mücbir sebepler ile tanıştık sonra ben konuşmasını ve az TT anlatıcılığını çok sevdiğim için birde youtube da kitap videoları, iyi bir okuyucu oluşuyla kendini sevdiren bir birey olduğundan takibimdeydi bu güzel isimli kitabı kaçıramazdım.
Bir çırpıda bitiveren çok duygusal, hüzünlü, acılı , umutlu, hesaplaşmalı, vedalı birçok ikili ilişkiler hakkında okunası bir öykü kitabı olmuş. Doyamadım o akan üsluba, normalde de konuşmasını dinlemeyi severim çünkü tam bir hikaye anlatıcısı. Ve bir ilk kitap olduğunu düşünürsek ben severek okudum sevdiğim birinin metinlerini. Ama şöyle bir uyarı da yapılabilir, pozitif zamanlarınızda okumanızı tavsiye ederim çünkü biraz içiniz yırtılabilir, ben sevdiğim için beni çok etkilemez gerçek bir hikaye olmadığı sürece. Biraz kendi günlüğünü okur gibi hissettiriyor gerçek mi kurgu mu bilinmez okurken fazla empati yaparsanız üzebilir. Ben sevdim.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Melikşah Altuntaş’ı bazıları -benim gibi- Bant Mag dergisindeki yazılarından tanır; bazıları maskeli video anlatımlarından, bazıları ise pandemi döneminde Bartu Küçükçağlayan ile birlikte yaptıkları “Mücbir Sebepler” canlı yayınlarından tanır.
“Arkada Yaylılar Çalıyor” kitabını asıl merak etme sebebim, bu kadar çok okuyan, birçok müthiş kitapla tanıştıran ve edebiyat alanında faal olan birinin bir kitabı nasıl ele alacağıydı.
Dili oldukça sade ve akıcı bir kitap, ancak bazı öyküleri biraz günlüğe not düşülmüş gibi hissettim. Kitapta yaşadığı kayıpları, hislerini, yarım kalmışlık hissini samimi bir şekilde yansıtmış. Fakat yazı puntosunun bu kadar büyük olması biraz rahatsız ediciydi.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
‘Arkada Yaylılar Çalıyor’ ne güzel isimmiş diyordum, o hikayeyi bitirdim şimdi. Son 10 yılımı düşündürdü bana. Aynı şekilde yürüdüm, arkama bakmadım; ama arkada yaylılar çalıyordu. Güzel bir öykü kitabı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Umduğumu bulamadığımı söyleyebilirim. Kurgu öyküler değil de daha çok yazarın günlüğünü okuyormuş gibi ya da terapi seansını dinliyormuş gibi hissettiriyor. Duygusu inanılmaz karanlık. Evet okuması kolay ama ben de zor bir dönemden geçtiğim için aralarda elim gitmedi, bitirmekte zorlandım. Daha fazla aşağı çekilmek istemediğiniz bir dönemdeyseniz okumanızı önermem. Edebi yönü de kuvvetli olmadığı için hiç tatmin etmedi maalesef.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap başladığı renk ve lezzette devam etmedi maalesef, benim beklentimin altında kaldı. diğer yandan; kenara not almalık çok güzel betimlemeler var gerçekten. Yazarı seviyorum ama kitaba bakınca sanki tek tek güzel iken birleşince aynı güzelliği ortaya koyamayan yüz gibi olmuş
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çıtır çıtır bi anlatım; bir solukta okunuyor. Ben öyküleri de beğendim ama tabii ki edebi değerler açısından ele alınacak olursa iyi bir başlangıç demekten öteye geçmez. Benim kitaptan beklentim iyi vakit geçirmek ve duygu yoğunlukları ile temas etmekti. Bu anlamda kitap beklentimi karşıladı.
Satın Alma OnaylıBu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçekten tek bir olumsuz yorum yok mu? Oysa ben hiç mi hiç sevemedim kitabı. Ki yazarını kişi olarak sevmeme rağmen kitap olmamış bence. Evet akıcı ilerliyor çabuk bitiyor. Ama öykülerden çok ne çiziktirse uğraşmadan kitaba ekleyevermiş gibi. Kitaba adını veren öykü anlatım açısından güzeldi. Ama o da konu itibariyle hoşuma gitmedi. Elbette ki hayatta her şey var, görmezden gelinemez de belki. Ama ben böyle şeylerin kitaplar da dahi olsa normalleştirilmesi taraftarı değilim. Çünkü normal değil. Tek güzel yanı işte o fotoğraflar.Yazılanları fotoğraflarla bağdaştırmak güzeldi. Videolarını izlemeye devam edeceğim izlemeyi sevdiğim için; ama bir daha kitap yazarsa okumayacağım kesin.