Avrupa Dillerinin Gizlenen Kökü: Türkçe
Avrupa Dillerinin Gizlenen Kökü: Türkçe

Kitapyurdu Fiyatı: 495,00TL

Ürüne Git
9Yorum
bilgeoguz
Kitapkurdu
03.01.2026
Atatürk’ün tarih tezinden bu yana ilk kez Türk tarihine dair böylesine canlı, umut verici ve bilimsel açıdan zengin bir hareketlilik yaşanıyor. Genetik, arkeoloji ve etimoloji alanlarında yapılan araştırmalar birbirini tamamlayarak güçlü bir bütünlük oluşturuyor. Arif Cengiz Erman ve Semih Güneri’nin ardından Kaan Arslanoğlu da kaleme aldığı eserlerle yerleşik kabulleri sarsan, ezber bozan bir çizgi ortaya koyuyor. Batı’nın oryantalist varsayımlarından sıyrılarak yürütülen bu çalışmaların, uzun yıllardır Batı merkezli akademik kalıpların dışına çıkamayan Türkolog ve tarihçilerden gelmemesi son derece doğal. Onlar kariyer kaygısıyla “bilimsellik” adı altında nakliyeciliğe devam ededursun, yeni kuşak araştırmacılar gerçek anlamda özgün ve cesur bir perspektif sunuyor. Bu yazarları okumanızı özellikle tavsiye ederim.
Mustafa  Görgül
Kitapkurdu
24.09.2025
Dilbilim üzerine güzel bir kitap. Şu ana kadar bildiklerimizin bir kısmının yanlış olduğunu görmek beni üzdü açıkçası.
Aturen
Kitapkurdu
12.11.2024
Türk yurdu olan Orta Asya, Akdeniz havzasıyla coğrafi olarak alakasız. Latince ilk örnekler MÖ 5. yy. Türk runik alfabesi ilk örnekler MS 8. yy. Arada 13 yüzyıl var. Akdeniz havzası ticaret yapıyor. Yerleşik hayat var. Fenikelilerden ve Yunanlardan yazıyı almaları makul. Türkler göçebe, ticaret yapmıyor. Yazıya ihtiyaç duymuyor. Akdeniz havzasına gelmeleri çok sonra.
oznisastaci
oznisastaci 15 Mart 2026
Yazdıklarınız zaten hakim geleneğin bugüne dek söylediği, fakat sağlam temelleri olmayan şeyler. Türklerin atalarının yurdu Ön Asya'dır. Orta Asya ve Altaylar bu kadar yoğun Türk nüfusunu ortaya çıkarabilecek kalitede verimli topraklara sahip değil. Dilimizin batı ve doğudaki dillerle bağlantısını Ön Asya teorileri ile sağlam temellere oturtabiliriz. Tedricen doğuya giden Türklerin ataları, orada yeni etnogenezler yaşayarak Orta Asya Türklüğünü meydana getirdi. Bugün bildiğimiz anlamda kültürel Türklük Orta Asya'da oluştu. Fakat bunun öncesini bilmek gerekiyor.
Aturen
Aturen 16 Mart 2026
"Yazdıklarınız zaten hakim geleneğin bugüne dek söylediği, fakat sağlam temelleri olmayan şeyler." Latince ilk örnekler MÖ 5. yy. değil mi? Türk runik alfabesinin daha eski bir örneği var mı? Akdeniz havzasında ticaret yok mu? Türklerin daha eski tarihlerde yaygın ticaret yaptığına dair bir kanıt var mı? Kusura bakmayın Kaan'ın iddialarının sağlam bir temeli yok. "Türklerin atalarının yurdu Ön Asya'dır." Bunun arkeolojik hiçbir kanıtını duymadım.
O_YABGU
Kitapkurdu
04.10.2024
Kitabın henüz başlarında olmama rağmen şaşkınlığımı gizleyemedim. Yazarın dili akıcı ve iyi. Dil konusunda ben de bir dilci olarak konuya hakimiyetini gördüm. Gördüğümüz açık Türkçe unsurların yanı sıra, daha kitabın başında nasıl da dikkat etmemişim dediğim örnekler oldu. Merakla okumaya devam edeceğim. Şimdiden bunları yazma gereği duydum. Kaan Arslanoğlu Bey, iyi bir iş çıkarmış görünüyor. Dil bilimini şok etkisiyle sarsacak gibi.
Fatih Torun
Kitapkurdu
03.10.2024
Artık gerçeklerin ortaya dökülme zamanı. 'Türk Dil ve Tarih Kuramlarının üzerindeki sis perdesi kalkıyor.' Sayın Kaan Arslanoğlu'nun bu sürece olan büyük katkısı, tartışılmazdır. Gerçeğin peşinde koşanların bu çabaları mutlaka desteklemesi gerekiyor. Gerçeklerden kaçana yapılacak bir şey yok.
Füsun Tünay
02.10.2024
Kendi dilime bakış açımı değiştirdi yazarımız, başka mecralarda yayımlanan makaleleri ve yazıları sayesinde bu kitabın içinde neler bulacağımı bilerek satın aldım, beklentimi karşılayacağına eminim.
Özgür Önal
29.09.2024
Özgür düşünebilen, merak duygusu körelmemiş, iyi duyguları ölmemiş ve insanlığını geleceği için kaygı duyan herkesi heyecanlandırıp araştırmayı derinleştirmeye yöneltecek çok değerli bir eser. Üstün zekalı ve insan soyunu tanımak isteyen uzaylıların (eğer varsa) okuyacağı temel eserlerden biri olur kanısındayım.
kaan_bingol
27.09.2024
Yazarın cesur eleştirileri, okuyucularını düşünmeye ve sorgulamaya teşvik ediyor. Kaan Arslanoğlu, sadece bir yazar değil, aynı zamanda bir düşünce lideri olarak, toplumun karşılaştığı zorluklara dair yenilikçi çözümler öneriyor. Eserleri, okuyuculara sadece bilgi sunmakla kalmayıp, aynı zamanda derin bir empati ve anlayış geliştirmelerine yardımcı oluyor. Kaan Arslanoğlu'nun yazım tarzı, akıcı ve etkileyici bir dille, okuyucuyu hemen içine çekiyor. Kitapları, hem edebi bir zevk sunuyor hem de okuyucuların kendi yaşamlarına dair yeni perspektifler kazanmalarını sağlıyor. Kısacası, Kaan Arslanoğlu'nun eserleri, düşünsel zenginliği ve derinliği ile edebiyat dünyasında önemli bir yer tutuyor. Herkesin kütüphanesinde bulunması gereken eserler arasında yer alıyor.
Ali  Yıldız
Kitapkurdu
21.09.2024
Yazar dil bilim konusunda konuşabilecek yetkiye sahip değil. Kitap güneş dil teorisi ve Türk tarih tezine dayanıyor bence. Avrupa dillerinin Türk dilinden türediğine işaret eden hiçbir bilimsel çalışma yok . Moğolistan ve Kazakistan sınırlarının birleştiği bölgede ortaya çıkmış göçebe bir topluluğun dilinin Avrupa dillerini var ettiği şaka olsa komik bile olmaz
Özgür Önal
Özgür Önal 29 Eylül 2024
Kitap dil bilimi ve sosyal bilimler alanında yapılan en ileri çalışmalardan biridir belki de en ilerisidir. Kafatasının içinde beyin taşıyan, özgür düşünebilen herkesi heyecanlandırması ve araştırmayı derinleştirmeye yöneltmesi gereken bir eserdir. Bu tip eserlere gösterilen ilginin çokluğu insanoğlunun geleceği konusunda umudun olduğuna işarettir. Eğer ilgi azsa insanlık ilelebet .... çukurunda debelenmeye devam edecek demektir. Her şeye rağmen "it ürür kervan yürür".
Historian007
Historian007 29 Eylül 2024
"Hiçbir bilimsel çalışma yok" sözünüzdeki özgüvene hayran oldum. Bütün bilimsel çalışmaları tek tek inceledikten sonra bu cümleyi yazmışsınızdır eminim. Türklerin türenek bölgesi hakkında bile 100 yıllık bir ezberi tekrarlayan birinin bu özgüvene sahip olması daha da hayranlık verici. Ayrıca herhalde siz göçebe'yi avcı toplayıcı falan sanıyorsunuz. Göçebe yaşam tarzı, yerleşik toplumdan sonra ortaya çıkmış ve daha ileri bir yaşam tarzıdır. İnsan mağarada bile yerleşik yaşayabilir ama Kore yarımadasından Macar ovasına Avrasya bozkırında göçebe yaşamak, yüksek bir teknik bilgi gerektirir. Gumilev, Khazanov ve Osman Karatay'ın eserlerini incelediniz mi? Hani bütün bilimsel çalışmaları incelediğinize göre kesin bu bilginlerin de tüm eserlerini okumuşsunuzdur ama sorayım dedim yine de :)
Historian007
Historian007 29 Eylül 2024
Sizin dediğiniz gibi olsaydı Türkçe ile Moğolca arasında yakın bir ilişki olması gerekirdi ama yok. Aksine Türkçe ile Macarca arasında çok çok yakın bir ilişki var. Swadesh Listesi diye birşey duydunuz mu hiç? Ve Türkçe'yi bu listeye göre diğer dillerle karşılaştırdınız mı? Sahi sizin mesleğiniz nedir??