Uyanan Güzel
Uyanan Güzel

Kitapyurdu Fiyatı: 120,00TL

4Yorum
libert
Kaşif
Bu sadece bir ailenin geçmiş sırlarına dair bir roman değil. Aynı zamanda bir şehrin dönüşümüne de tanıklık eden etkileyici bir roman. Jale Sancak, bireysel hafıza ile toplumsal hafızayı ustalıkla harmanlıyor. Bir yanda da turkuaz denizi, yemyeşil doğası ve kadim dokusuyla yaşayan bir şehrin nasıl yavaş yavaş betona, ranta ve açgözlü bir dönüşüme teslim edildiğini anlatıyor. Romanın merkezindeki Vahide, baskıcı despot bir babanın elinde gençliği parçalanmış bir kadın. Daha taze bir dalken budanmış; sevgiyi, aşkı, arzuyu ve kendi sesini yıllarca içinde saklamak zorunda kalmış. Sevdiklerini kaybetmiş ve onlardan geriye kalana sıkı sıkı tutunmuş. Hayatın elinden aldıkları onu sessizliğe itmiş olsa da tamamen yok edememiş. Vahide’nin en etkileyici yanı kabuğuna çekilmiş bir yaşam sürmesine rağmen vicdanını ve insanlığını koruyabilmesi. Uyanan Güzel, geçmişle yüzleşmenin olduğu kadar, yeniden yaşamayı öğrenmenin de romanı.
Duygu Sökmen
Kitapkurdu
Uyanan Güzel, karakterlerinin iç dünyasına odaklanan, psikolojik çözümlemeleri güçlü bir roman. Ancak benim için oldukça yorucu bir okuma deneyimi oldu. Anlatmak istediği şeyler değerli olsa da, hikâyeden çok düşüncelerin ön planda olması zaman zaman metinden uzaklaşmama neden oldu. Edebi yönü güçlü ama okurundan ciddi bir dikkat ve sabır bekliyor. Ben kitabı bitirirken hayranlıktan çok yorgunluk hissettim.
SihirliFlut
Hezarfen
“Uyanan Güzel”i okurken başlıktaki o masalsı çağrışımın aslında çok daha gerçek ve sert bir dünyaya açıldığını fark ettim. Jale Sancak, kadın olma hâlini süsleyerek değil, olduğu gibi; bazen kırılgan, bazen öfkeli ama hep sahici bir yerden anlatıyor. Kitapta en çok hoşuma giden şey, karakterlerin iç dünyasına bu kadar yakın hissettirmesiydi. Dışarıdan bakıldığında sıradan görünen hayatların içinde ne kadar yoğun duygular, bastırılmış düşünceler olduğunu görmek etkileyiciydi. Özellikle “uyanma” meselesi sadece bir fark ediş değil, aynı zamanda bir yüzleşme gibi geldi bana. İnsan bazen gördüğü şeyi kabullenmekte zorlanıyor ama yine de geri dönüş olmuyor. Anlatım dili sade ama alt metni güçlü. Büyük olaylardan çok küçük anlar üzerinden ilerliyor ve bu da kitabı daha gerçek kılıyor. Yer yer içe dönük bir yoğunluk var; bu yüzden okurken biraz durup düşünme ihtiyacı hissettim.
Songül Öztürk
Kitapkurdu
1992'den 1995'e kadar Bosna Hersek'te yaşanan etnik kökenli Bosna Savaşında tek bacağını dizden aşağı kaybetmiş, tüm sevdiklerini de bu savaşta kaybetmiş ya da akıbetleri belli olmayan, Avrupa ülkelerinde oradan oraya savrulmuş, İstanbu'da soluğu almış akordeon ustası ve sokak çalgıcısı Romanyalı Adrian ile 1980 darbesiyle sevdiği elinden alınan terzi Vahide arasında rastlantı ile başlayan aşk üzerinden yakın tarihimizdeki sokak olayları, betona mahkum edilen kentin çeve sorunları, aile dramları ve aşkın bunca acıya merhem oluşunu okuyoruz.