Üvey Baba Hakkındaki Yorumlar

Hüseyin Kara 24.12.2008
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok fazla hoşuma gitmedi ama ders çıkarılacak yerleri mevcut.
Yanıtla
1
3
Destekliyorum 
Bildir
seljuxx 12.02.2008
kemalettin tuğcunun her eseri gibi yine hayattan çok şey sunan bir yapıt....
Yanıtla
5
1
Destekliyorum 
Bildir
murtega 27.04.2007
Kemalettin Tuğcu'nun efsane eserlerinden biri olan Üvey Baba romanında Lamia'nın hayatından kesitleri göreceksiniz. Lamia doğumundan itibaren hep acılarla ve zulümlerle hayatını sürdürmüş, şans yüzüne miras ile gülmesine karşın üvey babasının işkencelerinden uzunca bir süre kurtulamamıştır. Sonunda Lamia'nın azmiyle sonuçlanan kitap okurseverlere acıklı ve bir o kadarda mutluluk vermektedir
Yanıtla
6
1
Destekliyorum 
Bildir
cimbombombom 28.02.2007
Kemalettin Tuğcu kitaplarından çıkardığım ders şu iyi insan ne kadar ezilirse ezilsin çile çekerse çeksin sabrederse mutlaka kazanır. Lamia da annesiz kalan bir kız ve zengin oldugu halde besleme muamelesi görür türlü zulumler çektiği halde katlanır onurludur gururludur asla pes etmez ve sonunda mutlu son. en güzel tarafı bu zaten kitabın. Çocuklara örnek olacak güzel dersler var kitapta. çok güzel...
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
osmanyumuk 20.01.2007
Kemalettin Tuğcu, 1902 yılında İstanbul’da doğdu. Babası, Birinci Dünya Savaşı’nda iki kez yaralanmış bir Binbaşı, annesi, çok güzel keman çalan bir ev hanımı idi. Dört kardeşten ikincisi Kemalettin TUĞCU, sakat doğduğu için, yaşamının ilk yirmi beş yılını Çengelköy’de, dedesinden kalan köşkte, toplumdan uzak kalarak geçirdi. Hiçbir okula gitmedi. Hiçbir öğretmenden ders almadı. Babasının kitaplığındaki kitapları okuyarak, kendi kendini yetiştirdi. On üç yaşında şiir ve roman yazmaya başladı. Bir yandan, avunmak için marangozluk, duvarcılık yaptı; saz ve keman yapımı gibi işlerle uğraştı. 15 yaşlarında iken, babasının görevde bulunduğu Çanakkale’ye gitti. Orada, Çanakkale Boğazı’nın düşman donanması tarafından bombardıman edilmesini izledi. 1928 yılında İstanbul dışına çıktı. Irmak-Çankırı demiryolu yapımında ambar memuru olarak görev yaptı. Bu görevi sırasında, köylü, işçi, binlerce kişiyle birlikte yaşadı. Yazı ve yayın hayatına duyduğu büyük ilgi sonucu Türkiye Yayınevi’ne girdi. Burada çeşitli görevlerde bulundu. 1936 yılında bu kuruluşun Yazı İşlerinde çalışmaya başladı. Yazdığı “ Üç Aylıklar” adlı romanı ile dikkatleri üzerine çekti, büyük ilgi gördü. Bu arada Yavrutürk dergisine şiir, roman ve hikayeler yazan Kemalettin TUĞCU, daha sonraları Ev-İş, Moda Albümü gibi kadın dergilerini yönetti. İstanbul’da yayınlanan tüm çocuk dergilerinde yayınlanan romanları büyük ilgi gördü. Ekspres ve Şehir gazetelerinde de hikayeleri yayınlandı. 1955 yılında Hayat dergisinde Kitaplık ve Arşiv Şefliği görevine geçerek, bir süre için yazılarına ara verdi. 1963 yılında, o zamana kadar yazdıklarının yayın hakkını alan bir yayınevi, bu eserleri yayınlamaya başladı. Böylece Kemalettin TUĞCU, ikinci kez yayın hayatına başlamış oldu. Yazar, elli yaşlarında iken, daha iyi tanınmaya başladı. Çalıştığı kuruluşun yazı yazmamasını istemesi üzerine, buradan ayrıldı. 1974 yılından itibaren serbest yazar olarak çalışmaya başladı. Genç okurların eserlerine gösterdiği büyük ilgi, eserlerinin başka yayınevlerince de yayınlanmasını sağladı.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Annesinin ölümünden sonra üvey babasının yanında kalan Lamia'nın, zengin olan babası ölürken bütün mirasını kızına bırakmıştır.Avukat, bu masum ve sefil yavrucağı bularak babasından kalan mirastan kızı haberdar eder ancak 18 yaşını doldurmadığı için bu mirası kendisinin yöneteceğini belirtir. Çok iyi kalpli insanlara herzaman iyi niyetle yaklaşan Lamia'nın başından geçen olayların anlatıldığı ölümsüz bir Kemalettin Tuğcu klasiği.Lamia ile kâh üzülecek kâh sevineceksiniz.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir