40Yorum
BaybarsTRK
26.12.2019
Ortadoğuda nelerin döndüğünü anlatan bir kitap.
Oğuzhan Henden
10.04.2019
Ortadoğu'yu ve orada yaşananları anlamak için güzel bir kitap
Gülsün Onganar
Kitapkurdu
24.10.2017
Orta doğuda olanları anlamak için harika bir kaynak
Dwight schrute
15.09.2016
Harika bir kitap aklımda ki bütün sorulara cevap aldım büyük pastayı detaylı şekilde anlatıyor,komplo teorilerinizi teyit edip yenilerini eklemenizi yardımcı oluyor.
H.Knts
21.08.2016
Ortadoğu hakkında bildiklerimiz ve bilmediklerimiz bu kitapta.
mcakır
Kitapkurdu
07.07.2016
Ortadoğu politikalarını anlayacaksınız
abc abc
14.08.2015
2000 yılında sonra bölgede olan olayları anlamak adına çok güzel bir kitap
KY-2164849
19.04.2015
Bu kitapta, milletimizin millî bütünlüğe en çok ihtiyaç duyduğu şu günlerde yaşananların gerçek yüzü var... Bin yıldır bu toprakların üzerinden gözlerini ve pis ellerini çekmeyen, "Yeni Dünya Düzeni" tezgahı altında kralcılık oynamaya çalışan vatansızların yurdumuz üzerindeki oyunları...
ucangeyik
12.11.2013
ortadoğunun durumuna ışık tutmakta olan bir kaynak
cpl
Kitapkurdu
02.10.2013
Mahir KAYNAK HOCAM her zaman ki gibi açık net. Sadece BOB projesiyle ilgili yazması gereken gerçeklerden biraz uzaklaşmış. Ama her uluslararası ilişkilerle ilgilenen herkesin okuması gereken güzel bir kaynak.
SALİH YILDIZ
27.08.2013
Emin ve Mahir Hoca sayesinde Yeni Dünya Düzeni'ndeki Emperyal güçlerin Orta Doğu ve enerji kaynaklarına sahip olma planlarını ve Türkiye'nin Orta Doğu'da yaşanan olaylardaki durumunu ve tutumunu anlatmaktadır....
KY-138843
28.11.2011
2005 yılında aynı yazarların “Büyük Ortadoğu Projesi” adlı kitabından bugüne aradan geçen 6 yılda Ortadoğu’daki gelişmeler hepimizin malumu. Ortadoğu’da yaşananlarla ilgili olarak Mahir kaynak ve Emin Gürses’in ifade ettikleri, bu bölgede yaşanan stratejilerin kimin lehine kimin aleyhine geliştiğini görmek için ille de istihbaratçı olmak gerekmiyor. Yakın komşularımızda gelişen her olay daha önce planlanmış, enerjinin olduğu bölgelere hâkim olanın dünya liderliğine de hâkim olacağının bir resmi sadece. Eserde dikkatimi çeken nokta, son yıllarda sürekli düşünüp akıl erdiremediğim bir resmi söylevin yazarlarca da çürütülmesi oldu diyebilirim. Türkiye’deki siyasetçilerin tamamına yakınının son 10 yıldır bulunduğumuz konum itibari ile Türkiyesiz bir Ortadoğu’nun olamayacağına, bölgede Türkiye’ye çok büyük görevler düştüğüne, bu yeni planda Türkiye’nin çok büyük avantajlara sahip olduğuna yönelik benzer açıklamalar dinledik. Hala da dinliyoruz. Ben yıllardır Türkiye’yi kimsenin ciddiye bile almadığını, AB ülkeleri, ABD, Rusya ve Çin’in bölge ile ilgili stratejileri olduğunu fakat bizim bir milli stratejimizin olmadığını, Türkiye’ye biçilen rol ne ise gelişmelerin bu yönde olduğunu kendimizi kandırmanın bir alemi olmadığını düşünüp dururum. İşte Kaynak ve Gürses’te bunu çok açık eserde ifade ediyor. 2007 yılında çıkan eserin Irak’tan sonra Suriye ile ilgili öngörülerinin bugün gerçekleşiyor olması yazarların tespitlerinin doğruluğunu da gözler önüne seriyor. Suriye’den sonra sıranın İran’a geleceğini çok açık ifade eden yazarlar sürekli büyüyen Çin ekonomisinin bu büyümeyi devam ettirebilmesi için İran’dan aldığı petrol ve doğalgazda yaşanabilecek bir istikrarsızlığa müdahale etmeye çalışacağını da satır aralarında belirtiyor. Yine Rusya’nın doğalgaz satışlarına alternatif bir yol olmaması için ABD ve AB ülkelerinin özellikle İran üzerinde hakimiyet kurmasının işine gelmeyeceğini de açıkça görülüyor. Tamda bu noktada, yani kitabı bitirdiğimin ertesi günü ABD önderliğinde BM güvenlik konseyinde Suriye’ye çifte ambargo konulması talebine yalnızca iki ülkenin hayır demesi ne kadar manidar... Evet, bu iki ülke Rusya ve Çin... Ambargo ile işgali daha da kolaylaşacak bir Suriye’nin peşine sıranın İran’a gelmesinin gecikmesi için bu vetonun gerekliliği aşikâr. Şimdi bir iki ay önce hükümetimizin Suriye’ye “Aklını başına al” özetli, aslında iç işlerine karışmaktan başka bir etkisi olmayan o diklenmelerin bugün biçilen rolün oynanması olarak görüyorum. Okuyun… Siz de kafa yorduklarınızı yerli yerine oturtacaksınız muhakkak.
komanci
05.11.2011
Emin ve Mahir Hocaların röportaj yöntemiyle yansıtılan görüşleri yine çok önemli ve okumaya değer...
Nufii
30.08.2010
gizli kalmış gerçekleri biraz olsun gün yüzüne çıkaran bir kitap.herkes okumalı
Rıza Delilerlio
24.08.2010
GÜZEL BİR KİTAPTI SAYIN HOCAMIZA DOĞRU TESPİTLERİNDEN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİM.
Konuralp Tolan
27.05.2010
İki önemli yazar. Birinin Ergenekon davası ile ilgili bir tutukluluk süreci vardı ve serbest bırakıldı. Diğeri eski Mit mensubu. Her ikisi de fikirleri öğrenilmesi gereken insanlar ve kesinlikle öğrenilmesi gereken fikirler. Tavsiye ederim.
karahanlımehmet
28.04.2010
bence bu kitabı herkes okumalı çünkü gerçekleri su yüzüne çıkarmış bir kitap ve analizler eminim çok hoşunuza gidecek.
Bahadir Özakbulut
16.10.2009
pfor de mahir kaynak ve doç dr emin gürses hocalara bu çalışmalarından ötürü teşekkür ederim yakın zamanlarda çıkardıkları kitaplarla hem güncel uluslararası siyaset olarak hemde konuların tarihi akışını yakalamamıza yardımcı olmaktalar kendilerini tv den seyredip dinlemek kadar kitaplarını okumakta oldukça büyük bir keyif vermekte.
mavi1919
22.09.2009
herkezin okuması gereken bir kitap
Atilla Karaman
24.08.2009
Bir gazetenin yazarlarından Akif Emre'nin 1 Mart 2001 tarihinde "Türkiye gerçekten önemli midir?" adlı makalesinde bahsettiği Büyük Ortadoğu Projesi'nin o günlerden Şubat 2007'ye kadar olan serencamesini sunan Emin Gürses ve Mahir Kaynak ikilisi 172 sayfada bir düşünce maratonu yaptırıyor okuyucuya. Görünenlerle esas olup bitenin aynı olmadığını, ekonomik motiflerin BOP'un ana kaynaklarından biri olduğunu savunan Mahir Kaynak ve neredeyse kitap hacminin %75'lik kısmında anlatımıyla Lübnan yakın tarihine ışık tutan Emin Gürses fikirleriyle BOP'u daha anlaşılır kılmaya çalışıyorlar. Mahir Kaynak'ın proaktif hareket tarzı taraftarı olduğunu bir kez daha bizlere gösteriyor bu eserde.
1 2