7Yorum
solskjaer
Kitapkurdu
08.10.2024
Levent Tülek’in "Lumpen Sözlüğü," yerleşik argonun dışındaki, kır ve kent arasında kalmış insanların yarattığı bir dili keşfetmeye davet ediyor. Bu dil, görünmez bir ağ gibi çevremizi sararken, medya ve toplumsal rollerin çeşitliliğiyle şekilleniyor. Tülek, bu sözlükte eğlenceli ve eleştirel bir bakış açısıyla lumpen dilini ortaya koyuyor. Yazınsal ya da bilimsel bir tavırdan uzak, mizahi örneklerle zenginleştirilmiş bir derleme sunuyor. Hem gündelik hayatın hem de toplumsal tiplemelerin diline dair ilginç bir yolculuk için harika bir kaynak! Eğer dilin eğlenceli yanlarını ve toplumsal eleştiriyi bir arada görmek istiyorsanız, bu kitap tam size göre!
mynameisno
25.03.2018
Sokakta kullanılan fakat anlamını tam bilmediğimiz kelime ve deyişleri anlaşılır bir biçimde örneklerle açıklayan bir yapıt. Faydasını gördüm, alınmasını tavsiye ederim.
buzsu buhar
Kaşif
27.03.2012
sözlüklere geçmeyen ama şimdiden sokağın sıkça kullandığı kelimeleri içeriyor.
MaximuM41
Kitapkurdu
19.07.2009
Başarılı bir tiyatrocu olan Levent Tülek'in böyle bir kitap çıkaracağını daha evvel bir gece show'unda duymuştum... Kitabı merakla bekledim ve satın alınca hemen hepimizin diline pelesenk olmuş kalıplara rastladım, Her deyişin altında 1-2 örnek cümle konulması faydalı olmuş... Tavsiye ederim...
Yasin Durmuş
Kitapkurdu
09.09.2008
biri size anlamını bilmediğiniz değişik tarzda bi kelime mi dedi?Siz de o ne demek diye sorup cevap almadınız, sanki karşınızdaki bu surumda kendisini üstün mü görüyor?İşte bu kitapta sorunuzun cevabını bulabileceksiniz
ahmetoguz3434
Kitapkurdu
19.01.2008
hızla değişen yerleşim anlayışımıza tesir eden bu garip ama oldukça sık kullanım aralığı olan bu sözcükleri herkes bilmeli
tan0006
Kitapkurdu
06.08.2007
Concon, riks, antin kuntin, filim, öğ gelmek, zarf atmak, indiragandi, dumur olmak, dıp tıs... Tüm bu kelimelerin veya sıra dışı deyimlerin anlamlarına şimdilerde herhangi bir Türkçe sözlükte rastlamak ne denli zorsa onların, gazete okurken, trafikte, vapurda, dolmuştayken, maç hatta Meclis Tv'yi izlerken karşımıza çıkmaları da bir o kadar mümkün. Tiyatro sanatçısı Levent Tülek, toplumun hemen her kesiminden insanın diline pelesenk olmuş yazılı olmayan bu dilin kelimelerini Lumpen Sözlüğü'nde toplamış.
Marks ve Engels'in ortak çalışmalarının ürünü olarak ilk olarak 1854'te 'Alman İdeolojisi'nde icat ettikleri 'lumpen proletarya' terimi, TDK sözlüğünde, Marksçılık akımına göre toplumsal sınıf bilinci olmayan, içinde bulunduğu toplumun kültürüne yabancı düşen, sözde bilgili tutum ve davranışlarıyla itici olan anlamlarıyla yer buluyor. Lumpen dili ise kuşaktan kuşağa geçen ve yerleşik bir dil kabul edilen argodan farklı, günübirlik yaşayan kitlenin kullandığı dil olarak ortaya çıkıyor.
'Sınıfsız', 'ayaktakımı' anlamına gelen lumpen, aynı zamanda 'alt kültür'e ait demek. Oysa Lumpen Sözlüğü'nde yer alan yüzlerce kelime alt kültürün ötesinde magazin dünyasının ünlüleri, sosyetik isimler, politikacılar, gazeteciler, akademisyenler, sözüm ona sanatçıların diline fazlasıyla yerleşmiş durumda.
Sözlükte geçen ve İngilizce Harold (Herıld) ismi ile Türkçe 'herhalde' sözcüğünün karıştırılmasıyla elde edilmiş bir söz olan 'Herıld Yani'nin tanımı şöyle yapılıyor: "Direkt 'herhalde' anlamında kullanılır. Ancak bu kullanımın içinde bir övgü, böbürlenme, büyüklük taslama ve megalomani vardır. Yapılan işin veya durumun başarılı olması karşısında söylenir. Erken dönem kentli lumpenlerin ürettikleri ilk sözlerdendir."
Bir diğer ilginç nokta ise kelime ve sözlerin anlamlarının günlük gazetelerden, politikacıların nutuklarından ya da ünlü isimlerin adının karıştığı gaflardan seçilen örneklerle okuyucuya sunulması. Örneğin delirmek, çıldırmak, akıldışı işler yapmak anlamına gelen 'Balatayı sıyırmak' deyişinin, 30.09.2004 tarihli Sabah Gazetesi'nde yer alan 'Türk Pop Müzik Tarihinin En Kötü İmajlı Beş Şarkıcısı' başlıklı haberde kullanım şekli, "Belgrad ormanlarında kendini ağaca bağlatıp 'Beni bağlamaz' diye naralandığı klibi uzun süre yüzü sivilceye kesmiş ergenlerin rüyalarını süsledi. Sonra balataları sıyırmış olacak; kafayı Camoka misali kazıtıp, vücuduna Yazuka'yı hasetinden çatlatacak dövmeler yaptırdı" örneğiyle sözlükte kendine yer buluyor.