Sahipkıran / Nam-ı Diğer Hamzaname
Sahipkıran / Nam-ı Diğer Hamzaname
18Yorum
M.Emin B.
Kitapkurdu
25.12.2018
Hasan Aycın'ın tüm kitaplarını okuyun, okutun.
diriliş571
16.03.2018
Destanlar efsaneler biribiri ardınca çok güzel anlatılmış kesinlikle anlatımı çok akıcı.
KY-2244696
23.08.2017
Aşina olduğum ve küçükken annemden dinlediğim efsane tarzı masallarla harmanlanmış bir kitapla adeta küçüklüğüme döndüm nedenini bilemesem de... Heyecanlı, akıcı ve İran-Arap esintilerinin katmış olduğu o hoş duygunun yanında az da olsa bizim kültürümüzü de barındıran bir kitap...
onuncu köyün sakini
Şu ana kadar okuduğun en akıcı dile sahip kitap...
ozdemirr1
Kitapkurdu
22.04.2017
Masal tadında...
poyraz45114
Kitapkurdu
06.11.2016
Dil biraz ağır ama tavsiye ederim.gerçekten güzel bir kitap.
İQRA
Kitapkurdu
25.09.2016
Yazilan yorumlara bakınca tereddüt ettim aynı kitabı mı okuduk diye! Ben akşam 9 da başlayıp gözün ağrımasıyla başımı kaldırıp saati gecenin 2 sini gectigini gorunce şok oldum.kitap sizi içine bir aldimi birakmiyor, ve eyer kendi kültünüzden bir mistik hikeye isterseniz super oneri; şayet hery poter şakşaklayip buna dudak bükenleri sadece .(?)
FATİH5372
Kitapkurdu
28.06.2016
Dili biraz ağır olsada harika ötesi bir kitap...
KY-697971
13.07.2014
Fantastik roman kurgularına ilgi duyan gençlerimizi, çocuklarımızı fazlası ile doyuracak bir kitap. Baştan sona muhteşem bir akıcılıkla sürükleyiveriyor insanı. Dimağımıza kazıyacağı yeni kelimeler ve terimler ise kitabın bonusu gibi. Kesinlikle okunmalı. Toplayın çocukları etrafınıza, Hz.Ali cenklerinin modern hâli olan Sahipkıran'ı okuyun derim.
topaloğlu
Üstat
03.02.2014
Ayetlerde, hadislerde ve değişik kitaplarda geçen olayların harmanlandığı bir roman. Ancak kitabın dili Türk okuru için oldukça ağır. Metinlerde geçen "iğva, talpınma, remmal, ukiye, ıyş, hacil, mecmuu, murğ, musahhar, savat, teferrüc, sehl, perran, karavaş, fariğ ababuş, şümar, zeyyuka" gibi Türkçe olmayan kelimeler ile "rahş-ı cihan, name-i şehriyar, kıytan-ı yemeni, sayd-u şikar, merkeb-i bivefa, sim ü zer, radi cinni, mehli cinni, kablet taam, ba'de'l kelam" gibi Türkçe olmayan isim tamlamaları hem okumayı hem de anlamayı zorlaştırıyor. Dilindeki bu olumsuzluğa rağmen boş vakti olanlar için okunabilecek sıradan bir kitap.
Ebd.Ekselansları
Kitapkurdu
12.04.2012
Gerçekten güzel bir kitap. Elinizden bırakamayacaksınız.
OrangPuteh
Kitapkurdu
28.03.2012
Okuduğum kitaplar arasında ayrı bir yeri var Sahipkıran'ın. Güzel bir çalışma. Gayet sürükleyici.
bilginin_gücü
09.03.2012
ben bu kitabı tanımlamakta güçlük çekiyorum...çok beğendim...
Hıfsullah Altaçlı
Kaşif
Uzun soluklu bir masal okuduğunuzu zannederken, günümüzde yaşadığınızı hatırlatan, asırların fazla bir şey değiştirmediğini gösteren bir anlatım tarzını fark ediyorsunuz. Kendinizi kitabın havasına kaptırıyor, bitmesini istemiyorsunuz. Kitabın “Temmet” bölümünde gerçeği anlıyorsunuz.<br />“Üç kez yutkundu Üstâd.<br />Cesaretimi toplayıp gözlerine baktım.<br />Mütebessimdi.<br />— Temmet, dedi; bitti. Sana bir hikâye anlattım. Ben, kendi hikâyemi anlattım; sen, kendi hikâyeni dinledin. İşbu hikâyede, dinleyen anlatandan, anlatan dinleyenden gayri değildi.”
horward42
16.10.2008
Bu kitabı bana bir arkadaşım hediye etmişti... Sağolsun çok güzel bir kitap hediye etmiş... Destansı, masalımsı anlatımının altında önemli telmihler gizli akıcı, okundukça okunan bir kitaptı..Tavsiye ederim.
Mu Bey
Kitapkurdu
18.11.2007
Bunca kitap okudum,araştırdım fakat böylesine hiç rastlamamıştım.Şu ana kadar okuduğum en güzel kitap.Kitabı sadece masal,destan olarak ele almamak lazım.İçinde ne ararsanız var.Tasavvuf var,ahlak var,zulüm var,taife i ecinni var.<br />Kitap zevki,kelime haznesi ortalamanın üstünde olan herkesin kesilikle okuması lazım.<br />Hem bu tür kitapları bize sunan yazarlara,hem de kendimize faydalı olur.
Ahmet Sakartepe
Kitapkurdu
09.11.2007
Hasan Aycın'ın çocukken dedesinden kalan kitaplar arasında bulduğu, yayına hazırladığı, ilginç, önemli bir çalışma. Sürükleyici, zengin, düşündürücü hikayelerle birbirine bağlanan eser, İran ve Arabistan yarımadasındaki din ve iktidar kavgalarını olduğu kadar, Medâyin ve Mekke arasındaki vahiy kültürünün dolaşımını ve paylaşımını da anlatıyor.

Bir yandan çocukluğumuzun masallarını, diğer yandan menkıbe kitaplarını, başka bir taraftan da –ana yazıda da işaret etmiştim buna– “Nûşirevân'ın İlk Sınanışı” isimli bölümde olduğu gibi çok sonraları Brecht'in Kafkas Tebeşir Dairesi'nin kahramanlarına dönüşecek olan, bir çocuk üzerinde hak iddia eden iki kadının hikayesini içeriyor. İran'ın 'ateşperest', fakat aynı zamanda adaletiyle ünlü hükümdarı Nâşirevân'ın veziri Hoca-i Dânâ, tevhid dinine bağlı bilge bir kişilik. Sâhipkırân ise, Abdülmuttalip'in oğlu, Nûşirevân'ın rüyasında görerek benimsediği, Mekke'de dünyaya gelecek olan varisi Hamza.

Bütün bu kıssalar, İran ve Arabistan coğrafyasındaki halkların kültürünü bütünleştiren ortak idealler için yazılmış sanki. Bu ideali ise Sâhipkırân'la arkadaşı şu ahitleşmeyle dile getiriyorlar:

ben Sâhipkırân
ben Amr-ı Ayyâr
biz burada
yeryüzüyle gökyüzü arasında
kötülerle ve kötülüklerle
ölünceye kadar
savaşmak üzere ahitleşiyoruz.

Bu ahit Malkoçoğlu, Köroğlu, Battalgazi, Selahattin Eyyubi... gibi sayısız kahramanın haberini veriyor. Sâhipkırân ise sanki bütün bu kahramanlara kaynaklık eden bir ana kitap gibi görünüyor.
(Alıntıdır.)
Murat Özdemir
31.10.2007
kitap kendini hızla okutuyor eski masal tarzında binbirgece masallarını anımsatan ama özünde dünyanın kuruldugundan kıyamete kadar devam edecek olan iyi ile kötünün mücadelesini anlatan ve iyilerin herzaman kazandıgı akıcı bir kitap.okurken yanınızda bir osmanlıca-farsça sözlük olursa kelime haznemizide geliştirmiş oluruz