hasanburkan
Mîzân’ın önsözünün gerek tefsîr metodu gerekse sistemli düşünme üzerine çok esaslı bir yazı olduğuna inanıyorum. Mîzân’ın ne şartlar altında yazıldığını bilmek de önemli. Ahbârîliğin ve nakil taassubunun ilim havzalarına en şiddetli biçimde hâkim olduğu zamanlarda Allâme usûl, fıkıh ve hadis ilimleri dururken tefsîrle uğraştığı için küçük görülüyordu. Bunun ötesinde tefsîrinde kullandığı metot da eleştiriliyor, onun kaynaklardan yüz çevirerek Kur’an’ı kendi hevâsına göre tefsîr ettiğine dâir iftiralar atılıyordu. Mîzân, bu şartlar altında Allâme’nin şaşmaz dirâyeti ve sebâtı ile çıkabildi. Şia’nın kendi kendisine yapması gereken en büyük özeleştirilerden biri Kur’an tefsîriyle yeterince ilgilenmemiş olmamaları ve ilgilenenlerin de İsrâiliyat’tan fazlasıyla etkilenmiş olmalarıdır. Fakat bu özeleştiriyi yapmakla berâber, Mîzân’ın bir şeyleri tekrar yoluna koymasıyla ve hakikî bir tefsîr olmasıyla iftihâr etmeleri de gerekir.