SALVAMEA
Kaşif
Bu kitabın iki muhteşem yüzü var. Birincisi, sözde kurumsal bankaların/şirketlerin yaptıkları dolandırıcılıklar, diktatörleri 3 kuruş için sineye çekmeleri, sosyal medya şirketlerinin siyasi seçimleri etkilemesi gibi (Türkiye şubeleri dahil) bu şirketlerde hiç çalışmamış bir kişinin gözünü açabilecek bazı fotoğraflar verilmektedir. İkincisi ise, yazarın, woke’luğun bir din olduğunu anayasadan çıkartması, amerikalıların hayatlarındaki anlamla ilgili değerlendirmeleri, “sanki” bir düğmeye basılmış gibi ifadeleri, liselilere mecburi kamu hizmeti konulması gibi önerileri, amerikan rüyası ile kitabı bitirmesi gibi kapitalizmi vaftiz ederek “ben de sizdenim” demek isteğidir. Oysa, 1947’de Kendini Savunan İnsan, 1950’de Yalnız Kalabalık ve 2005’te Ben ve Biz (dijital sonrası) amerikan karaktersizliğini ve erdemsizliğini resmetmiştir. Kitabın gösterdiği: herşeyin bedeli vardır, para basarak dünyayı sömürürsen, kişiliğini kaybedersin: yaşamazsın. Çok tatlı bir kitaptır. Sahi, yaşamak nedir?