Önder Ercan
Üstat
Başarılı bir kapitalizm eleştirisi. 1900'lerin başlarında Litvanya’dan Amerika'ya iş, aş ve mutluluk için gelen bir ailenin yaşam mücadelesini okuyoruz. Tüm kurgu ana karakter Jurgis ve ailesi üzerinden devam ediyor. Aile Şikago mezbahalarında (ki mezbahalar domuzların sadece çığlıklarını satamayan ve buna üzülen bir sistem tarafından yönetiliyor) çalışmaya başlıyorlar ve süreç içerisinde inanılmaz olaylar ile karşılaşıyorlar. İnançlarının ve tüm beklentilerinin tersi yönde gerçekleşen bir hayat yaşıyorlar. Yoğun bir kapitalizm eleştirisi ve otoritenin tröst sistemini nasıl kullandığını okuyoruz. Et üretim sistemindeki iğrençlikler ve para hırsının nerelere yol açtığını üzülerek (bugünde pek değişmediğini bilerek) görüyoruz. Yazar kimliğini gizleyerek bu mezbahalarda çalışmış. O nedenle anlatının çoğunun gerçeğe dayandığını biliyoruz (arka kapak yazısı). Yazar, eseri toplumsal gerçekçi bir yaklaşım ile kaleme almış.