hsabah
Üstat
Bunca karanlığa bir okur nasıl katlanır; kokuşmuşluğa, çaresizliğe, hayatın kötücüllüğüne? Okurken dayanılmaz olan yaşanırken nasıldır acaba? Öyle titizlenilmiş bir anlatıyı böyle güzel çevirmek için her iki dilin de kurallarını çok iyi bilmek gerekir ki Elif Kaya bu işi çok iyi yapmış. Teşekkürler. Baladro kardeşlerin küçüğü Serafino’nun intikam hikayesi gibi başlayan anlatı öyle dallanıp budaklanıyor ve öyle merak ettirerek kendini okutuyor ki inanılmaz. Anlatı genelev-tefecilik-işletmecilik hikayesi olamayacak kadar geniş ve zamanının toplum düzenini(düzensizliğini) göz önüne sererken paranın açamadığı kapıların kaba kuvvet ile açıldığı gerçeğini yüzümüze çarpa çarpa gösteriyor. Eleştiri olarak kabul edilir mi bilmem ama bazı noktalarda (Blanca hastane anlatıları hariç) o duygusal yoğunluk yakalanamamış gibi geldi. Bu arada “Kadın” acımasızlığı ayrı bir konu. Kesinlikle ! Erkek fikri girmiş olsa bile öyle uygulamalar var ki ! Okunmalı…