Eylül Görmüş
Kitapkurdu
Sen "Alo" Demeden Önce
Canımın içi Italo Calvino yine üzmedi - kendisinin öykü derlemesi “Sen Alo Demeden Önce”ye bayıldım. Kitap, yazarın “Kıssalar ve Hikâyeler” ve “Öyküler ve Diyaloglar” adını verdiği iki bölümden oluşuyor. 1943-1984 arasında yazılmış öyküler bunlar, yani yazarın dilinin evrilmesini, kendi üslubunu bulmasını da takip ediyoruz aslında okurken. İkinci bölümdeki, daha ilerleyen yıllarda yazdığı görece daha uzun öyküler daha Calvinomsu ama ben ilk bölümdekileri de çok çok beğendim. Özellikle kıssaları. İnsan 20li yaşlarında bunları nasıl yazar, vallahi olacak iş değil. Neyse, kıssalara bir parantez açmak istiyorum çünkü 1, maksimum 2 sayfalık bu küçük öykülerini müthiş güçlü buldum. Zamanı, mekânı belirtmeden, muğlak bir düzlemde ve çokça absürt biçimde kurguladığı bu minik ve çoklukla siyasi metinlerde sisteme, savaşa, insana, ahlaka dair pek çok mantıksızlığı o kadar lezzetli ve asla didaktikleşmeden önümüze seriyor ki, bayıldım. İyi öykücülük bence böyle bir şey zaten, azıcık kelimeyle, süslü cümleler ve aforizmalar kullanmadan çat diye insanın yüzüne vurmak meseleyi. Özellikle “Elindekiyle Yetinmesini Bilmek”, “Vicdan” ve “Yüz Karası” kıssalarını çok çok sevdim. İkinci bölümdeyse diyaloglar öne çıkıyor. Calvino çok iyi bir diyalog yazarıdır, hep çok akışkan bulmuşumdur yazdığı diyalogları, burada da karşılıklı konuşma biçiminde yazdığı öyküler çok iyiydi. “Neandertal Adam”, “Montezuma” ve “Henry Ford” öykülerinin özellikle okunmasını önermek isterim. Daha önce Calvino okuyanlar, bu öykülerde başka eserlerinin izlerini de bulacaklar - örneğin başyapıtı Görünmez Kentler’in bu kitaptaki Kazanova’nın Anıları’ndan devşirildiğini düşünmek için haklı sebeplerimiz olduğunu okuyunca göreceğinizi düşünüyorum. Yazmaya devam edersem başka öyküleri de sıralayacağımı fark ettim, duruyorum. Zira indekse baktıkça her birini ayrı ayrı sevdiğimi ve hepsiyle ilgili edecek birkaç lafım olduğunu fark ediyorum, bu da bana bunun ne kadar zengin bir kitap olduğunu bir kez daha gösteriyor. Calvino’nun diğer öykü derlemesi olan Zor Sevdalar’a bayılırım, bunu da en az onun kadar çok sevdim. Okuyunuz diyorum.