Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Kasım 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ölümsüz Kızlar, klasik Drakula mitine farklı bir açıdan yaklaşan, gotik atmosferiyle öne çıkan bir roman. Drakula'nın gelinlerinin köken hikâyesini okumak ilgimi çektiği için büyük bir merakla başladım ve özellikle ilk bölümlerde kurulan kasvetli hava beni hemen içine aldı. Karanlık şato, sürekli hissedilen tedirginlik ve belirsizlik oldukça başarılı verilmişti.
Kitabın en sevdiğim yanı ise Lil ve Kizzy'nin birbirlerine olan bağlılığı oldu. Hikâyenin merkezinde romantizmden çok iki kız kardeşin sevgisi, birbirini koruma çabası ve özgürlük arzusu vardı. Bu yönüyle klasik vampir hikâyelerinden biraz ayrılıyor. Yazarın kadın karakterleri güçlü bir şekilde işlemesi ve bunu didaktik bir dile kaçmadan yapması da hoşuma gitti.
Bununla birlikte olay örgüsü zaman zaman yavaş ilerledi. Özellikle orta bölümlerde daha fazla hareket beklediğim anlar oldu. Vampirlerle ilgili kısımlar ilgi çekici olsa da beklediğim kadar yoğun değildi. Daha karanlık, daha gerilim dolu bir hikâye umuyordum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Kasım 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bülbülün Kırk Şarkısı, okurken yalnızca bilgi edinmediğim, aynı zamanda duygusal ve manevi bir yolculuğa çıktığım eserlerden biri oldu.
Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan en önemli düşünce şuydu: Peygamber Efendimizi tanımak, sadece hayatını öğrenmek değil; merhametini, adaletini, sabrını ve insan sevgisini kendi hayatımıza yansıtabilmektir.
Bu eser bana sevgiyi yeniden düşünmeyi, insanlara daha merhametli yaklaşmayı ve güzel ahlakın hayatımızdaki yerini sorgulamayı hatırlattı. Sayfaları bitti ama bıraktığı manevi iz uzun süre kalbimde yaşayacak.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Kasım 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap elinizde çayınız sıcacık bir ortamda okuyabileceğiniz türden. Sıcacık, samimi...Çünkü içinde kitap var, kitapsever insanlara kitap taşıyarak onların mutluluğundan mutlu olan biri var. İhtiyaçları doğrultusunda onları kitaplarla buluşturan bu sahaf çalışanının bir de on yaşında bir çocukla kurduğu bir dostluk var. Bu dostluk kitaplarla insanları buluşturdukça daha da derinleşiyor. Aslında çocuk yaşlı adama bir yoldaş oluyor ve onu hayata bağlıyor. Sonra bu kitapların taşındığı kişiler bir roman kahramanı oluyor. Zaten onlara hep farklı bir isim buluyor yaşlı Carl. Çünkü ona göre kitapsever insanlar bir roman kahramanı olmayı hak ediyor. Kitapların olduğu her yer güzel, kitaplarla insanları mutlu etmeyi konu alan bir kitap daha da özel. Ben severek okudum. Kitapseverlerin seveceğinden eminim. Keyifli okumalar.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Kasım 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mus'ab bin Umeyr'in hayatı başlı başına etkileyici. Varlık içinde yetişmiş bir gencin inancı uğruna rahatını, ailesinin imkânlarını ve dünyalık nimetleri geride bırakması insanı ister istemez düşündürüyor.

Ömer Döngeloğlu, bu hayatı sade ve akıcı bir dille anlatmış. Kitapta hem siyer bilgimizi tazeliyor hem de bir sahabenin mücadelesine yakından tanıklık ediyoruz.

Yer yer duygulanmamak elde değil. Açıkçası daha ayrıntılı tarihî bilgiler ve kaynaklar beklerdim. Anlatım zaman zaman oldukça yalın kalıyor.

Fakat bu durum kitabın okunmasını kolaylaştırıyor.

Bence asıl mesele Mus'ab'ın hayatını okuyup üzülmek değil, kendi hayatımızda onun duruşundan ne kadar pay çıkarabildiğimiz.

Kitap bitiyor ama insanın kendisine sorması gereken sorular bitmiyor. Hemşehrimiz Ömer hocaya bu vesileyle Allah'tan rahmet diliyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Kasım 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öfke, hepimizin zaman zaman yaşadığı ama yönetmekte zorlandığı bir duygu.

Kitap, günlük hayattan örneklerle konuyu sade ve anlaşılır bir dille ele alıyor. Özellikle örnek olaylar, insanın kendinden ve çevresinden bazı şeyler bulmasını sağlıyor.

Anlatım akıcı, okuması kolay. Fakat ben daha fazlasını bekliyordum. Öfkenin nedenlerine ve psikolojik boyutuna biraz daha inilmesini, çözüm önerilerinin çeşitlendirilmesini isterdim. Bazı tavsiyeler oldukça bilindik ve yüzeysel kaldı.

Nefes alıp vermeyi öğrenerek bütün öfke sorunlarımızı çözeceksek, bu kadar insan neden birbirine bağırıyor, orası da ayrı bir mesele. :)

Yine de konuya giriş yapmak, kendini gözlemlemek ve farkındalık kazanmak isteyenler için faydalı bir başlangıç kitabı. Benim beklentimi tam karşılamadı ama emeğe de haksızlık etmeyelim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Kasım 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ursula K. Le Guin’le ilk olarak Mülksüzler romanıyla tanışmıştım. Yerdeniz Büyücüsü’nü de çok severek okudum. Kendine özgü atmosferi, sade ama derinlikli anlatımı ve hayal gücüyle beni içine çeken bir kitap oldu. Büyülü bir dünyanın kapılarını açarken insanın kendini tanımasına, korkularına ve sorumluluklarına dair düşündürdüklerini de sevdim. Le Guin’in az sözle çok şey anlatabilmesi gerçekten etkileyici. Fantastik edebiyatı seven, özellikle maceranın yanında düşünsel bir derinlik de arayan okurlar için ideal olduğunu düşünüyorum. Yerdeniz serisine öyle güzel bir başlangıç yaptım ki diğer kitaplarını da satın aldım. Bu dünyada biraz daha vakit geçirecek olmak güzel.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Kasım 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cehenneme Övgü” kitabıyla gönlümü fetheden müthiş kalem Gündüz Vassaf’ın aynı tarzda, farklı içerikli bir diğer kitabi Cennet’in Dibi. 13 bölümden oluşuyor kitap. Modern çağda kimsenin dile getirmediklerini akın akın dökmüş kitaba. Okudukça hak veriyor, hak verdikçe hakikaten niye bunlar konuşulmuyor, söylenmiyor ve hatta düşünülmüyor diyerek hem kendinizi hem çevrenizi sorguluyorsunuz. Tarihten, gelecekten, politikadan, siyasetten, futboldan, dinden ve daha pek çok temel konulardan ve arada kalmışlıklardan yapılan düşünüşleri keyifle okuyor ve ilk fırsatta birisiyle konuşmak isteğinizin uyandığını fark ediyorsunuz. Dili ve üslubu son derece yerinde ve uygun ilerliyor. Okuru sıkmıyor, boğmuyor. Ayrıntı bilgiler içeriyor. Ama o bilgiler sadece kendi yorumlarını karşısındakine daha iyi geçirebilmek için verilmiş ve bu ayrıntılar benim çok hoşuma gitti. Daha başka Vassaf kitapları alıp okuyacağım kesinleşti.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Kasım 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir destanın tek kişilik tiyatro oyununu izliyormuş gibi hissediyorsunuz kitabı okurken. Ya da gecenin tam ortasında kendinizle yaptığınız konuşmaları bir festival filminde oynayan baş karakterin aynayla diyaloğunu izliyormuş gibi hissediyorsunuz. Epey dolu ve tatmin edici. Sözcükler ve cümleler deneyimli bir kadının kaleminden dökülmüş bu çok belli. Edebiyat namına hemen her şeyi bulabilirsiniz. Modunuzdayken okunması tavsiye edilir zira varoluşsal sancılarıyla, tanrıyla hesaplaşmalarıyla, kendini var etmek ya da kendini doğurmak derdiyle yanan bu kadının beynine girmek için hazır olmak şart. Gelecekteki muhtemel sevgiliye yazılmış bir mektup gibi hem sohbet eder tarzda hem kendini anlatma biçiminde. Bir de imla mevzusu var; yazar kitabında kendince kullandığı noktalama işaretlerinin yanlış olduğu zannedilip değiştirilmemesini belirtmiş ve tabi çevirmen de buna riayet etmiş. Bu kitabın kesinlikle tek kişilik bir tiyatro gösterisi olmalı ve ana karakterin ruhunu yansıtışı izlenmeli.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Kasım 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapları ve kütüphaneleri seven biri olarak konusu daha ilk anda ilgimi çekti. Zoran Živković, alıştığımız kütüphane kavramını bambaşka bir boyuta taşıyarak gerçeklikle hayal gücünün iç içe geçtiği oldukça ilginç bir dünya yaratmış.
Henüz yazılmamış kitaplar, bütün insanların hayat hikâyelerini barındıran kütüphaneler, yok edilmesi mümkün olmayan kitaplar... Her biri başlı başına bir roman konusu olabilecek fikirler, birbirinden bağımsız gibi görünen ama ortak bir tema etrafında birleşen hikâyelerle karşımıza çıkıyor.
Okurken bir yandan anlatılanların tuhaflığına şaşırıyor, diğer yandan kitapların, bilginin, zamanın ve insan hafızasının sınırlarını sorguluyorsunuz. Özellikle kitapların yalnızca geçmişi değil, henüz yaşanmamış olanı da barındırabileceği düşüncesini çok yaratıcı buldum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Kasım 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şairin şiirlerinde yer yer Yunus’un ve tabiat diyalektiğinin sesi fazlasıyla duyulmaktadır. Öyle ya şiirler, insanın ruh halini, ahvalini yansıtmaktadır. Yerine göre bir sessizlik olur yerine göre bir kalabalıktır. Bilge birinin dediği gibi “sessizlik kişinin uyandığı yerdir ve gürültülü zihin ise kişinin uyuya kaldığı yerdir” Şiirlerde dikkatimi çeken bir başka husus da “Avare Hasan, Bizim Hatip, Şiir Okuyan Dede” gibi kimi hitaplar üzerinden hikâyeli şiirlere yer verilmesidir. Şiirlerde ziyadesiyle kadim kültürümüz, milli ve manevi değerlerimiz işlenmektedir. Klasik edebiyatımız da ve şiirimiz de olduğu gibi kimi benzetmeler yapılarak anlatım daha da zenginleştirilmektedir. Şiirler, anlatım müphemliği içermez. Bu anlamda şairin tarzı ziyadesiyle nesneler ve varlıklar üzerinde somutlaşmaktadır. Ayrıca naifliği ve derinliği de beraberinde taşıyan bir güzelliktedir. En önemlisi de şiirlerde, yaşamdan süzülmüş tanıklıklarla yol alınıyor diyebiliriz. İyi okumalar dilerim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir