Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744

E-Dergi

@derkenar Tarafından Yapılan Yorumlar

24.09.2014

Müslümanların hâlen çözemedikleri çetrefilli bir sorundur devlet kurumu. Her ne kadar içerisinde İslamî öğeler taşısa da geleneksel siyâsî yapılar Batı'dan ithal edilen sistemler kadar gayr-i İslamî'dir. Bu bağlamda Müslüman yöneticilerin idârede olduğu devlet kurumunun niteliklerine değinerek Batı tarzı yönetim ve/veya ideolojik yaklaşımların neden İslamî bir yönetimle çeliştiğini açık olarak ortaya koymaya çalışmıştır Mevdudî. Alt metinde Müslümanların tarihsel süreç içerisinde düştükleri durumun izlerinin görüldüğü eserde özellikle 20 yüzyılın ortalarından îtibâren Batı tarzı yöntemleri deneyerek iktidar olacaklarını zanneden Müslümanların bu yöntemlerle 'iktidar' olmalarının mümkün olamayacağının gerekçelerine değinilmiş. Kısacası İslâm, devlet, toplum ve Müslüman şahsiyet üzerine kafa yoran okuyucular kesinlikle göz atmalı...
14.09.2014

Belirli odaklar tarafından aslından soyutlanarak insanlara 'din' diye sunulan hatta insanların zaaflarından hareketle dayatılan şeyin esasında bilinçli bir bilinçsizleştirme, Şeriati'nin tabiriyle "eşekleştirme" olduğunu ankatan küçük ama değerli bir eser...
14.09.2014

Kitabın ismi oldukça iddialı. İlk başta daha genel bir modern ezber akla gelse de alt başlık uyanıklığı göze çarpıyor. Zirâ modernizm hayatın her alanına nüfûz etmiş bir yapı. Dolayısıyla, daha geniş bir bakış açısı ve açılımı arayıp bulamama durumuyla karşı karşıya kalınabilir. Ateizmden ziyâde evrime ilişkin bazı teknik detayların sıkıcılığının yanı sıra konu edindiği kısıtlı alan için epey doyurucu diyebilirim. İlâhî bilgi ve insan aklının üretimi olan kısıtlı bilginin uzlaşmasına yönelik bir çalışma olsa da, İlâhî bilgiyi kabul etmeden bunun olamayacağının ispatı olması açısından anlamlı. Ek olarak, yer yer tekrarlar olsa da kolay okunan bir kitap olması güzel bir özellik...
27.02.2014

Aydınlanmacı (pozitivist) düşünce, inançları târihî bir gerçeklik olarak görür. Bu düşünceye göre din ve
09.01.2013

Oldukça ilginç bir çalışma. Eser, Bağdat'ta bulunan bir Fransız subayının raporlaştırarak Fransa'ya ilettiği notlarından yola çıkılarak yüz yıl sonra bir başka Fransız tarafından kaleme alınmış. Bu yönüyle ilginç bir süreç aslında. 1800'lerin başında yazılan rapor 1900'lerin ilk çeyreğinde başka bir Fransız tarafından farklı bir birikimle kaleme alınmış ve 2000'lerin başında (ilk baskı 2010) Türkçe'ye çevrilmiş. Bu açıdan Vehhabilik'ten çok, Müslümanların son 200 yıllık serencâmına sorgulayıcı bir bakış yapmak açısında anlamlı. Almayı düşünenler, eserde, Vehhabilik üzerine detaylı akaidî ve fıkhî bilgi olmadığını göz önünde bulundurmalı. Ayrıca çevirmenin sunumu ve ekleri dışında akademik bir dil de yok. Buna karşın, dönemin siyasî yapısını çözümlemek açısından dikkate değer. Zâten, Vehhabilik'in çıkış sürecini ve yayılımı tarihî bir olgu olarak aktarılmaya çalışılıyor. Bu aktarımı da, Batı'nın tarih anlayışı olan hermenötik (hakîkate değil yoruma dayalı) bir bakış açısıyla yapıyor. Okuma sırasında, eserin içeriğinde aşırı derecede bulunan, Batı felsefesinin emperyalist ve oryantalist düşünce kodlarını göz önünde bulundurmak oldukça faydalı. Eserin bana gösterdiği en ilginç şey, dinlerini bilmeyi, kendilerini ve birbirilerini tanımayı kenara bırakmış Müslümanlar birbiriyle mücâdele içerisinde 'o dönem'. Batılılar ise içlerinde mücâdele etseler bile Müslümanları ve Doğu'yu tanıma ve politikalarını buna göre şekillendirme peşinde... (Ayrıca, Vehhabilik konusunda geniş bilgi için: Ahmet Vehbi Ecer Asam'ın Tarihte Vehhabi Hareketi ve Etkileri adlı çalışmasından faydalanılabilir.)