Toplam yorum: 3.285.333
Bu ayki yorum: 6.859

E-Dergi

@derkenar Tarafından Yapılan Yorumlar

15.12.2012

Kısa hikayelerden oluşan eseri okumak oldukça keyifli. Eserde, Rus Kültürü ve Rusların 19. Yüzyıl'daki yaşantılarından kesitler olması anlamlı. Okurken metnin türü ve yazarın tarzını da bilmek de fayda var. Durum hikayeciliğinin ilk temsilcisi olan Anton Çehov'u okurken sıkılmıyor insan...
15.12.2012

Eser, yazıldığı dönem ile bu dönemin felsefî ve kültürel yapısını göz önüne alırsak isek, hakkını teslim etmemiz gereken düşünsel derinliğe sahip. Thomas More, çağdaşı olan düşünür, yazar ve devlet adamlarından çok daha ileri bir analize ve anlatıma sahip. Eserde ortaya koyduğu detaylar bir kaç yüz yıl sonrasında ortaya çıkan fikirlerin bir kısmının nüvesi durumunda. Ütopik fikir ve eserlerin gerçeklikle değerlendirilemeyeceğindan hareket ederek insanın düşünsel yapısına önemli şeyler eklediğini söylemek mümkün. Bununla birlikte, gerçeklik dışında, ütopik fikir ve eserlerin fantastik fikir ve eserlerden daha insancıl ve daha makûl olduğunu söylememiz gerekir. Thomas More'un hayatı ve akıbetinin eseri daha değerli ve cazip hale getirmesinin yanı sıra çok fazla abartmayarak kitaplıkta bulunması gereken eserlerden diye düşünüyorum...
15.12.2012

“Ben hızlı okuma kursuna devam ettim ve Savaş ve Barış’ı yirmi dakikada okumayı başardım. Anladım ki kitap Rusya’yla ilgiliymiş.” diyor Woody Allen. Hızlı okuma tekniklerinin belirli bir faydasının olduğunu yadsıyamayız. Hatta direktifler ve teknikler tam olarak yerine getirilmese bile okumayı az da olsa hızlandırıyor. Ama mesele bu değil. Yani mesele; bu setin diğer setlerle girdiği rekabette başarılı olup olmadığı ya da bu ve benzeri setlerin bireyin hızlı okumasında başarılı olup olmadığı değil -ki bu görece bir durum. Kimi insan daha çabuk adapte olarak kısa sürede etkisini görürken kimi insan için bu daha uzun ve sıkıntılı bir süreç haline gelebiliyor. Buradaki asıl mesele, okumak fiilinin belirli bir derinliğe hâiz olmayı gerektirmesidir. Dolayısıyla, hızlı okuyup günde bir ya da bir kaç kitap bitirerek anlatılanların derinliğini yani 'hikmeti' ıskalamaktansa, bir kitabı üç günde bitirerek, kitabın ne olduğunu değil, kitabın ne anlattığını bilmek daha hakîkatli bir okuma olacaktır diye düşünüyorum. Bu 'sete' verilecek meblağla pekâla başka bir 'kitap' alınabilir...
13.12.2012

Allah'ın insana hitâbı olan Kur'an-ı Kerim'in nasıl okunacağı ve anlaşılacağı üzerine yazılmış çok faydalı bir eser. Modern Müslümanın en büyük sorunudur aslında Kur'an'ı gerektiği gibi anlayamamak ve dolayısıyla İslam'ı yaşayamamak. Eserin hacmi küçük ama can alıcı bir noktadan yakalıyor konuyu ve hayatı. Allah'ın kelâmını normal bir kitap gibi okuyanların düştüğü çıkmazı, Kur'an'ı neden normal bir kitap gibi okumamanın zorunluluğunu ve Kur'an'ı anlama noktasında nelere dikkat edilmesinin gerektiğini ilkesel olarak çok net ve güzel şekilde ortaya koyuyor Mevdudî...
13.12.2012

Ali Şeriati'nin bu eseri iman ekseninde oldukça önemli bir konuya dikkat çekiyor. Şeriati'nin dikkat nokta, aslında sadece Müslümanları değil tüm insanlığı ilgilendiren 'din' gerçeği üzerine. "Dine Karşı Kin" söylemi tam da anlatılmak istenileni karşılayan ve vahameti ortaya koyan bir tanımlama. Zirâ, dinin içine nüfûz eden küfür (sekülarizm), bir yerden sonra inananların din algısındaki dinin aslı yerine geçerek dinin hakîkati ile mücâdele etmekte ve insan bu kaosun farkında olamamakta. Söylemek istediklerini; küfür, şirk, din gibi kavramların üzerinde durarak anlatan Şeriati'nin haklılığını gördükçe bir an için dehşete kapılmamak elde değil. Günlük hayatımızda pratiğini yaşadığımız bu durumu kitabı okuyunca çok daha rahat kavrayabiliyor okuyucu. Satır aralarında denk gelinen ama rahatsızlık vermeyen Şii hassasiyeti görülüyor fakat bu durum kesinlikle eserin hakîkat adına dillendirdiklerinin üzerini örtücü değil. Prof. Dr. Hüseyin Hatemi'nin nezih ve özenli tercümesi ile daha da cazip hâle gelen bu kitabı herkesin okumasını isterim...