Son derece faydalandığım bu eser için "Kelepir Kitap" uygulamasından dolayı Kitap Yurdu'na teşekkür ediyorum.
Genel bir söyleyişle, eser, Sâd'i Şirâzî ve İbn-i Teymiyye'nin, Müslüman birey/toplum analizi, devlet yapısı, iktidâr, gerekliliği, meşrûluğu ve İslamî açıdan kaynakları üzerine düşüncelerinin açılımı ve karşılaştırılmasından oluşuyor. Dikkati çeken nokta, kitapta analizi yapılan iki farklı Müslüman profilinden Sâd'i Şirâzî'nin İranlı (Fars/Pers) olup Şia geleneğinden gelmesi ve İbn-i Teymiyye'nin (Harran doğumlu olsa da) Mısır'lı addedilip Ehli Sünnet çizgisinden olması. Yani, İslam coğrafyasının iki farklı bölgesinde yaşayan ve günümüzde de ana damarlarından ikisini temsil eden iki farklı yapıyı karşılaştırıyor müellif. Buradaki önemli husus, bu iki önemli paradigmanın etnik, kültürel, dilsel, mezhepsel açıdan farklı ama aynı dinin müntesibi olması ve bu iki farklı Müslüman profilinin analizinin ortaya konulmasıdır. Bana göre diğer bir önemli husus da, İbn-i Teymiyye'nin yaşadığı dönem başta olmak üzere bir çok İslamî cemaat ve mezhep tarafından kıyasıya eleştirilmesi, yerilmesi hatta tekfir edilmesine rağmen bu esere alınmış olması. Açıkçası, önceden (İbn-i Teymiyye'nin, çeşitli çevreler tarafından kasıtlı olarak 'hakîkâtli' anlaşılmak istenilmesinin engellendiğine dair) oluşan ve hakkında okuduğum her eserle pekişen düşüncem bu eserle yerini daha da sağlamlaştırdı. Sâd'i Şirâzî ve dahil olduğu 'uysal' ve 'duygusal' çizginin, hem Müslüman birey hem de İslamî toplum açısından bir çok sakıncasının olduğunu teyit ediyor kitap. Bu fikrin doğruluğunu tarihsel perspektifi de göz önüne alarak analiz ettiğimizde rahatlıkla görebiliyoruz.
Eserle ilgili eleştirim, analizi yapılan iki kişiden birisinin (İbn-i Teymiyye) din alimliği, diğerinin (Sâd'i Şirâzî) edebiyatçı kimliğiyle öne çıkışı diyebilirim. Dünya ve ahiret hayatına İslamî bir bakış ve inşaası açısından doğru tasavvurun önemini daha net anlamamıza yardımcı olabilecek bir eser. Ayrıca sosyolojiye ilgisi olan her bireyin okuması tavsiye edilir...