Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Ayhan Ersoy Tarafından Yapılan Yorumlar
Bir anda kendisine tam bir idarî yetki devredilince öncesindeki haline kıyasla iş yapma modu da değişen hükümdar vekili iktidar sarhoşluğunun verdiği zehirli işgüzarlık dürtüsüyle üzeri küllenmiş yasaları diriltmek kararlılığıyla eline geçen ilk fırsatı değerlendirerek kurbanını seçiyor ve körü körüne kanunların ardına sığınarak ve kendisinin de benzer hatalara son derece yatkın olan mizacını hiçe sayarak ölüm fermanını imzalıyor. Karakterlerin çapraşık hale gelen günah, saygınlık ve iffetleri çivi çiviyi sökercesine kısas kurallarına uygun olarak adalet terazisinde dengelenmektedir.
Anselmo ile Cardenio arasındaki kardeşlik bağı dışında hikâyelerinin kesişme noktasının bulunmaması yadırganabilir, zira ikisi de birbirinden bağımsız örüntülerle ilerlemektedir. Anselmo dostunu araç edinerek eşinin sadakat ve iffetinden emin olmak adına onu teste tabi tutarken Cardenio da habaset kumkuması ardılı olan despot ve sapkın nekrofil Fernando'ya karşı sevdiği kadın ile mücadele vermektedir.
Şahsî menfaatlerini biricik ve nihaî değer olarak görenler din ve iktidar kalkanı ardında gardlarını alarak hamlelerini yaparken kaçınılmaz sonlarını her zamanki gibi yok saymaktadırlar. Haçlı seferleri ruhunun etkisi altındaki Roma Kilisesinin kendisine mutlak itaati beklerken karşı çıkanları lanetlemesi Müslüman camiadaki tekfiri anımsatırken kralın kendini tanrının yeryüzündeki temsilcisi sayması da benzer çağrışımlara sebep olmaktadır. Magna Carta'nın imzalanmasına götüren dönemin koşullarını okumak açısından önemli bir tarihî oyundur.
İkizlerin yol açtığı yanlış anlamalar işleri arapsaçına çevirdikçe düğümlerin çözülmesini hızlandırmak adına bir an önce kitabın sonuna ulaşma isteği doğmaktadır.
Kayıkla konuşan mı deli muamelesi görmelidir yoksa ona bu sıfatı yakıştırıp kendisi doğayı hoyratça tüketen, yediği kabı pisleten zihniyet mi? Yazar tabiatın gözünden insanoğlunun ettiklerinin nasıl bir kıyıcılık, zulüm, gözü dönmüşlük, acımasızlık, israf, düşüncesizlik, eğlence ile mutluluk ve sözde refah adına bir aldanmaca ürünü olduğunu içimizi acıtarak, o dokunaklı olduğu kadar samimi diliyle gözler önüne seriyor.