Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Ayhan Ersoy Tarafından Yapılan Yorumlar
Aile içinde annenin rol model olmasıyla kızlarının kadınlık tabiatlarının sivri ve olumsuz yönleri acıtmadan ve zarar vermeden törpülenerek evi yuva yapan değerler nakış gibi kalplerine işlenmektedir. Yaşamın zorlu sınavları karşısında sürekli bir meşguliyet içerisinde bulunmakla bunlara göğüs germenin nasıl katlanılır hale geldiği, sağduyu, ılım ve disiplini elden bırakmadan tüm güçlüklerin muhakkak aşılacağı da samimi ve içe işleyen tablolarla verilmektedir.
Kalpleri yumuşatıp pamuklara saran, gözyaşı kanallarının ömürlük bakımını yapan, meleklerin saflığı ve masumiyetiyle kutsanmış küçük kızın iyiliğin bulaşıcılığına babasından öğrendiği oyunlaştırma yöntemiyle hizmet ederken fıtratımızdaki hayra yönelik fabrika ayarlarımıza sağlam bir çekidüzen veriyor.
Kelebeğe dönüşüp kanatlanmadan önce kadınların kişiliklerinin tohumlarının serpildiği yeni yetmelik dönemlerini psikanalitik bakış açısıyla irdeleyen yazar bir yandan da kangrenleşip nefes aldırmayarak ayak bağı olan kadına yönelik geleneksel algıları da yerle bir etmektedir. İsmi "Aşk" anlamına gelen baş kahramanın jelatini açılmamış kalbinin atışları eşliğindeki Volga ırmağı üzerindeki gemi seyahati, gün yüzüne çıkmamış duygularının ilk tomurcuklandığı yer olmaktadır.
Vurucu ve baskın bir tat vermemekle birlikte alışılmış klasiklerin fırtınalı havasından değişik bir dinginlik ruhuna sahip, gündelik hayatın kaygılarından uzak, karakterlerin iç dünyalarındaki gelgitlere odaklanmış, bir taraftan merakla okutup beklenti düzeyinin gerisinde kalırken puanlama açısından arada bıraktıran, ama her şeye rağmen yeni ve cesur bir soluğun ve zihniyetin izdüşümü olduğu konusunda tereddüde yer bırakmayan eserdir.
Yetişkinliğe adım atıp erginleştikçe varoluşumuzun nirengi noktaları birer birer omuzlarımıza yüklenen sosyal statüler mi olmalı, yoksa birey olmamızın dayanaklarını gelenekselleşmiş algı kalıplarının ürünü hazır giyim tarzı fikirler yerine desinatör edasıyla inşa edeceğimiz öz varlığımız ve potansiyelimizin farkındalığının cazibeli özgünlüğünde mi aramalıyız'ın somutlaşmış satırlarını bu eserde buluyoruz. Diğer bir deyişle bizi biz yapan değerlerin ağırlık noktasının tabiatın herkese doğuştan verdiği fiziksel kıstaslar ile toplumun dayattığı roller ve davranış kalıpları yerine fıtratımızın kendine has dokusundaki hammaddenin bilinçli şekilde işlenip bize özgülüğün bütüne kattığı kıymet ve renklilikte olduğu gerçeği vurgulanmaktadır.