Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Ayhan Ersoy Tarafından Yapılan Yorumlar
Eser, yitirilince kıymetinin farkına varılıp sorgulanmaya başlanan özgürlük ve özgür irade kavramları etrafında yoğunlaşan, yazarın kendi yaşamından da izler barındıran, içsel sorgulama sarmalında tıpkı onları bir arada tutan ip çekildiğinde boncukların dağılıp saçılması gibi yaşanmışlıklardaki silsileyi sağlayan zaman çizgisini ortadan kaldırarak hayatının belli başlı dönüm noktalarına daldan dala zihinsel seyahatler edip kırılma noktalarının izini süren derinlikli bir psikolojik tahlildir.
Antik Yunan'ın bir realitesi olan bilicilerin yani tanrıların ağzı kişilerin çalışma yöntemlerini bilicinin yaşam öyküsü üzerinden okumak antikiteyi yaşamışçasına etki bırakıyor. Eser, Herodot ve Homeros kitaplarının içeriğini destekleyici tarafıyla o dönemlerin yaşayış ve zihniyetine ışık tutuyor.
Poemalarının fantastik lezzetinden aşağı kalmayan bu manzum Rus halk hikâyeleri Sovyetler dönemindeki çizgi filmlere de bolca kaynaklık etmiştir.
Toplum içinde fark etmek güçken adayı bir denek grubunun laboratuvarı olarak düşünebiliriz. Deniz kabuğunun öttürülmesi esasen adada kimin borusunun öteceğini de tayin ederken, akıl ve sağduyunun kuralsızlık ile vahşilik karşısındaki duruşunu belirliyor, çocuk da olsalar erdemlerle kaotik gamsızlık ve vizyonsuzluğun çatışmasını belirtiyor. Birer vahşiye dönüştüğünü gördüklerimiz sütten çıkmış ak kaşıklardı da ada koşullarında fıtratlarına aykırı olarak zıt yönde mi kabuk değiştirmişlerdi, yoksa hep böylerlerdi de toplum içindeki ailevi ve çevresel kaynaklı maskeleyici faktörler mi gerçek yüzlerini baskılamış ve frenleyip dizginlemişti diye düşündürtüyor. Evdeyken sorumlulukları üstü örtülü olarak ebeveyne devredilmişken adaya düştüklerinde bu yükün birdenbire kendi omuzlarına bindiğini hissedince birer yetişkin gibi hareket etmelerinin hayatiyetinin farkına varıyorlar. Çoğunluk oyunlaştırılmış ve gevşek bir yaşamdan yanadır, buna ayak uydurmada zorlananlar topluluk dışına itilmektedir.
İnsanlığın kolektif bilincinde yer eden atasözleri ve özdeyişlere kaynaklık etmiş ibretlik kıssalar şeklinde sıralanan her bir masalın orijinal adının da başlıklarda belirtilmesi sayesinde günümüz dillerindeki Yunanca kökenli kelimelerin çokluğu göze çarpmaktadır.