Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Ayhan Ersoy Tarafından Yapılan Yorumlar
Atıştırmalık tadında, değişik ve özgün konuya sahip, bir sohbete konu olabilecek kısalık ve sadelikte, eğlenceli, sıkmayan, ağdalı cümlelere boğulmamış akışıyla okunması keyifli bir klasik.
Amerikan rüyası, adı üstünde Amerikalılara özgü bir iddia ve sanıdan öteye geçemediği gibi Caz Çağı olarak isimlendirilen dönemle de birleşince cazip, şirin, masum, nezih görünüp içeriği hüsran, zeval, yozlaşma ile dolu kokuşmuş ve fos bir kültürel yapı olarak ortaya çıkmaktadır. Eser günümüze değin uzanan Amerikan kültür ve düşünce yapısını gözler önüne sermektedir.
Sağlıklı, mutlu, müreffeh, sorunsuz, istikrarlı, barışçıl bir toplum ve dünya düzeni kurmanın sevimli gayesiyle maskelenmiş totalitarizm ruhu insan doğasını ve yaradılışını hedef alan, fıtrata ve eşyanın tabiatına aykırı zulüm mekanizmasını Tanrı kisvesi altında işleterek karanlık emellerini tatmin ederken ve ideal çözümü bulmuş olmanın aldatıcı zevkiyle keyiflenip bundan sadistçe haz duyarken her ne kadar kavramların içlerini boşaltıp anlam zeminlerini kaydırsa da mutlak son ve ilahî kanun olan ölümün pençesinden kurtulamaz, aklın ve hayal gücünün sınırlarında kulaç atmaktan öteye geçemezken, zavallı beynini ifşa ederek kendini rezil etmekten de geri kalmamaktadır. Distopyaların karakteristik yanı hep kadın cinsiyeti etrafında şekillenirken aynı noktada da düğümlenmektedir : estetik, doğurganlık, evlilik, cinsel ve duygusal tatmin vb. kavramlarla sürekli bir didişme, inatlaşma, hesaplaşma söz konusu olurken ahlâk, erdem ve insan hakları kavramları da ayaklar altına alınmaktadır.
Tek Devlet hakimiyeti altındaki Dünya, içindeki insanoğlunun fıtratı ve tabiat kanunları reddedilerek matematiksel kesinlikte ve mutlak anlamda tek, ideal noktaya doğru evrimleşme yolundaki doğruların en doğrusu ortaya konulup varlığın doğasına aykırılığa ve zıtlığa mahkum edilmekte, yerküre yetmeyip Dünya dışına göz dikip tüm olası yabani yaşam formlarını aklın egemenliğine almayı arzulayan o Tek Devlet adındaki evrensel bir imparatorluğun totaliter hayallerinin sınır tanımayan engin düşlerinde kıvrandırılmaktadır. Yabanıllık ve örgütlenmemişlik olarak addedilen özgürlük, mutluluğa giden yolda engel teşkil ettiğinden makineleşmiş, robot gibi programlanmış insanların alacağı zevkin tıpkı koreografisi belirlenmiş dans figürlerindeki hareketlerin ahenginin matematiksel uyumunun sonucu olduğu tezi ileri sürülmektedir. Günümüz teknolojisinin geldiği seviyeden yoksun bir asır öncesinin şartlarında yetişmiş bir zihnin geleceğe dair kurgusal projeksiyonlarını okumayı ilgi çekici buldum.
İsmiyle müsemma bir eser, keşke serinin tamamı çevrilse de macera ve keyif kesintisiz sürse.