Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Ayhan Ersoy Tarafından Yapılan Yorumlar
Kazanabildiği veya bulduğu parayı doğrudan içmeye yatıran, yiyecek bulunca tıka basa doyunan, bulamayınca sefilleri oynayan, gamsız ve gelecek kaygısı taşımayan, özgür, bağımsız ve başına buyruk olmak bakımından düzenli, yerleşik ve istikrarlı yaşama sahip olmayan 'nerde akşam orada sabahçı' avare, ayyaş ve derbeder güruha dair, yazarın isminin de zikredilmesinden onun bizzat başından geçtiği ihtimalini düşündürten on adet seçilmiş hikâyeden oluşan seçkidir.
İlk sayfadan itibaren içine alan sürükleyici ve akıcı kurgusunun hüzün ve gam yüklü atmosferinde konu her ne kadar proleter devrime yönelik mücadele ve çile dolu sarsılmaz gayretler olsa da sevgi ve fedakârlıkla çarpan bir ana yüreğinin hikâyesi olarak nitelendirilmesi de mümkündür. Tanrı ile aldatmak kavramı ortaya konulurken, merhametli esas tanrı yerine din adamlarının korkutarak dayattığı uydurma tanrı ve dine veryansın edilirken, zenginler ve sefil yoksullar olarak iki temel kısımdan ibaret gördükleri dünyada 'gerçek'lerin peşine düşüp onun verdiği huzur ve özgüvenle haklı mücadelelerinden sonuna kadar vazgeçmeyip gelecek güzel günlerin ışığıyla aydınlanmış bir davaya adanan hayatlarını ortaya koyan gençlerin saygı uyandıran çırpınış ve yılmaz kararlılıklarının öyküsüdür aynı zamanda bu eser. Silik, ezik, itilip kakılmış ana davanın korkusuz kahramanı figürüne dönüşürken kendini tüm benliği ile bu uğurda koşulsuz adaması sonucu dünya düzenine isyan ederek 'gerçek'leri haykırıyor.
Roman sanki daha kapsamlı ve uzunmuş da sansür kurulundan geçince kırpılmış gibi veya sanki daha çok detay ve tahlil içeriyormuş da sadeleşme adına bazı bölümleri sonradan çıkarılmış yahut yazar bazı yerlerde yazmaktan sıkılmış da geçiştirivermiş, çalakalem, aceleyle ve zoraki tamamlamaya çalışmış gibi hissettirdi, ancak elbette bunlar benim tamamen öznel izlenimlerim. Dönemin Rus toplumu ve yaşantısına, siyasi, ekonomik, entelektüel dünyasına ilişkin atmosferine ilgi duyanlar açısından şüphesiz okunması elzem bir Gorki klasiğidir. Eser, birbirinin devamı üç kuşağın yaşam hikâyesi etrafında cereyan eden olayları bizlere aktarırken kendi yaşam döngümüzü de gözlemleyip kıyaslamak, hayatı sorgulamak, akan zamanı durdurup yakın mercek altında irdelemek, nerden gelip nereye gittiğimize, gideceğimize kafa yormak bakımından anlamlı ve önemli imkân sunuyor.
Burjuva bir aile ve pansiyonerleri arasında geçen, eski ve yeni nesil arasındaki klasik zihniyet çatışması, değişen koşullar, kadın erkek ilişkileri, hayata dair farklı düşünceler üzerine kurulu tiyatro oyunudur.
Bir pansiyonda bir araya gelen, kapiğe kurşun atan kokozların günlük yaşamlarının konu edildiği tiyatro oyunudur. Kâğıt oyunları, ayyaşlık, hırsızlık, berduşluk…ayaktakımının olmazsa olmazları arasında daima başı çekiyor.