Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
Ayhan Ersoy Tarafından Yapılan Yorumlar
Günümüzün tam dört asır öncesinde geçen olaylarda onur, itibar, cesaret ve erkeklik gururu göstergesi bir iletişim şekli ve kozları paylaşma görünümündeki düellolar modern algımıza gülünç gelebilirken kitaba adını veren üçlüye nazaran oldukça genç yaştaki d'Artagnan'ın en arkadan gelip birinci olan kahraman konumuna yükselmesi şaşırtmaktadır. Kitap boyunca savrulan altın yüklü keseler, mahzenler dolusu tüketilen şaraplar, kabartılan şehvani iştahlar, çarpıştırılan menfaatler ve dokunan entrikalar yoğunlaşırken hizmetçi Ketty'nin akıbetinden ve LX. bölümün başında bahsi geçen, limandan ayrılan iki gemiden ikincisine dair bilginin daha sonra verileceğine dair ibareye rağmen bir daha sözü edilmemesi gibi bazı noktaların soru işareti olarak kalmaya devam etmesi bunların neden kaynaklandığına dair şüphe uyandırmaktadır. Böylesi yaygın üne sahip bir klasikte yazar ve esere dair önsöz ile hiçbir dipnotun yer almamasını garipsememek de elde değil.
İnsana yaraşır iyi davranışlar yaş bağımsız hepimize gerekli olduğundan büyük küçük fark etmeksizin herkesin okuması şart olan bu meşhur burattino'nun içimizi ısıtan aile bağları ve sevgi yüklü maceralarıyla mavi saçlı perinin dokunuşları kalıcı etki bırakıyor. Mayasında iyilik, merhamet, vefa bulunanın 'burnu sürte sürte' de olsa en nihayetinde hak ettiği kıymete erişip özüne kavuşacağının klasikleşmiş hikâyesidir.
Anna Sewell - Siyah İnci'de olduğu gibi bitki ve hayvanların gözünden empati kurduran doğa dostu hikâyelerle hüzünlenip çocukluğumuzun lekelenmemiş duygularına dönerek özlemle anıyoruz geçip gitmiş günlerimizi.
Kahramanımızın yaşama sevinci, umutları ve heyecanları tavsamaya, motivasyon ve enerjisi düşmeye başladığı noktada karşısına çıkan fantastik bir boyutta ihtiyaç duyduğu ilham, iştiyak, sevgiye kavuşurken suyun yolunu her türlü bulması misali Kristal Yelkenli'de olduğu gibi Ölüm de sırası gelen müşterisine sunacağı vesileyi ortaya koymadaki şaşmaz düzene sahip yaratıcılığından geri kalmadan ilahi planı uygulamaktadır.
Engelli bireyleri görmezden gelip önemsemeyen, yok sayanların asıl sorunlu ve marazî kişilik(sizlik)ler olduğunu Edu'nun sessiz haykırışlarından okurken etkilenmemek mümkün olmazken onların yaşam kaliteleriyle moral deposu seviyelerini yukarılarda tutanın herhangi alelade birindeki gibi eşitlikçi ve insanî yaklaşım ve tutumların olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Atasözünün dediği o insanı yıkan gamı kitap boyunca doz doz alıyor ve tek sığınak olarak görülen hayal gücünün merhemli dokunuşlarına teslim oluyoruz.