Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

Ender Artur Tarafından Yapılan Yorumlar

04.10.2025

Farklı siyasi anlayışlardan, disiplinlerden, sosyoekonomik koşullardan gelmiş üç akademisyen tarafından, olası gelecek krizleriyle baş etmek için nelerin gerekli olduğunu çözmeye çalışmak amacıyla yazdıkları bir kitap. 

Şu anda hayal edilen veya bir kaçı uygulanan gıda geleceklerini eleştirecek bir şekilde değerlendiriyorlar. 

Hiç bir şey kesin değil, öngörmenin gerçek hayatta çok da işlemediğini gözler önüne seriyorlar. Daha önce laboratuvarlarda denenip ortaya atılan çözümlerin ya uygulanabilir olmadığını ya da çok pahalı olduğunu kanıtlıyorlar. 

Sonuç olarak ;daha iyi kamu politikaları, bütünüyle şeffaf bir gıda sistemi ve bilinçli tüketici çok çok önemli. 

Ata tohumundan, genetiği değiştirilmiş tohuma, gübreden, zararlı kimyasalına, geleneksel tarımdan, hassas tarıma kadar bir çok konu masaya yatırılmış. 

Çok beğenerek okudum, kesinlikle tavsiye ediyorum, zira hepimizin geleceği kitapta tartışılan konulara bağlı.
22.09.2025

Ormanları tıraşlarken ,okyanusları kirletirken ,dünyamızı ısıtırken ,biyosferi kökten değiştirirken ,uzak ya da yakın tüm canlıların evrimini etkiliyoruz. Bu değişiklikler ,hesap kitapla kasten yapılmamış olsa da ,dümende insanlar olduğu için bunlar yine de post doğaldır. Etkinliklerimiz doğal dünyayı tehlikeye atıyor. 
Çevresel değişikliğin hızı arttıkça evrim de hızlanıyor. 
Toplamda on iki bölümden oluşmakla birlikte, birbirleriyle ilişkili üç kısımlı bir kitap.
Birinci kısımda ;bile isteye değiştirdiğimiz türler ,ikinci kısımda ;evrimsel gidişatlarını tesadüfen değiştirmiş olduğumuz bazı canlı türleri ,üçüncü kısımda; dünyanın yitik biyoçeşitliliğini onarmak ve evrimi daha sağlam temellere dayandırmak için kullanılan bazı yöntemler var.
Özetle ; insan etkisinin büyüklüğü öyle bir noktaya ulaştı ki ne yaparsak yapalım ,bir şeyleri değiştiriyoruz, evrimi başka bir doğrultuya itiyoruz. 
Balık yakalarsak, onların evrimini etkiliyoruz. Suya geri atarsak evrimlerini etkiliyoruz.
11.06.2025

Kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısında güzel bir cümle var ; dünya'nın kaderini kendine dert edinmiş insanların...

İşte ben o insanlardan biri olarak, kitabın neredeyse bütün satırlarının altını çizerek okudum. 

Carlo Petrini; yazar, gastronom, sosyolog ve aktivist. Stefano Mancuso; botanikçi, akademisyen ve deneme yazarı. Yazarlar kendi uzmanlık dalları olan, gastronomi ve botanik bilimleri  konuları içinde kalarak, biyoçeşitlilik ve doğa etiği etrafında sohbet ediyorlar. Bitkilerin karmaşık ve gelişmiş canlı organizmalar olduğunu, insan yaşamını, iyi, temiz, adil gıdayı  ve tarımı korumayı savunuyorlar.
Daha çok üretmek değil, daha nitelikli üretmek, vahşi olmak yerine doğa dostu olmak gerektiğini vurguluyorlar .
Okumakta fayda var.
07.06.2025

Ne yazık ki ülkemiz topraklarının verimi, hatalı sulama ve kimyasal ziraat zehirleri kullanımı gibi çeşitli sebeplerden dolayı oldukça azaldı. Bir çok bölgemiz de su kıtlığı yaşıyor. Ben kendi adıma bahçemdeki toprağı verimli hale getirebilmek ve su tasarrufu için alternatif çözümler bulmaya çalışıyorum, çünkü şunu çok iyi biliyorum, toprağınız ne kadar sağlıklı ise üretiminiz o kadar verimli olacak. On yıldan bu yana kompost, 7 aydan beri de solucan gübresi yapıyor, mümkün olduğunca yağmur suyu hasatı yapıyorum. Tabi ki bu konularla ilgili sürekli okumalar yapıyorum.  En son okuduğum Mustafa Ekrem Adilgil beyin kitabı oldu. Kitap solucan gübresi yanında kompost yapımını da detaylı bir şekilde anlatıyor ki ,solucanlarınızı beslemek için bu bilgi de gerekecek. Ben kitaptan oldukça faydalandım, solucan gübresi ve kompost işlerine yeni başlayacak olan meraklı kişilere tavsiye edeceğim bir kitap.
07.06.2025

"Dedişko, annemle babam muayeneye gittiğim doktorun adını sorarsa ne diyeyim ?"
"Dr.Botticelli dersin."
Bu rengarenk kitabı ilk olarak sesli kitap formatinda dinlemiş,çok beğenmiştim. Bittiğinde, bir de elimde tutarak ,satırların altını çizerek okumalıyım dedim . Kitapta 52 adet sanat eseri ,bir o kadar da küçük hayat dersleri var . Her bir eser önemli detaylarıyla tasvir edilmiş ki ,dinlerken bile  görebiliyorsunuz. Bir kez daha okudum;romanın küçük kahramanı  Mona ve dedesiyle adeta müzeleri birlikte dolaştım.
Çoğu zaman kitapların arka kapaklarinda yazılı bilgi ile kitap icerigi örtüsmez . Bu kitapta ise tam tersi, bu yüzden kitabın konusunu anlatmayıp, ben kitap hakkında neler düşündüm onları yazmak istedim. Kitabın yazarı bir sanat tarihçisi, eserleri bir de Thomas Schlesser gözüyle görmek, hissedebilmek güzel bir duygu . Okumayı seven ,sanat tarihinden keyif alan herkese tavsiye ediyorum.
Kitabın kapak tasarımı da çok hoş, kitapta anlatılan eserlerin çoğunun görselini kapsıyor.