Toplam yorum: 3.285.323
Bu ayki yorum: 6.849

E-Dergi

Gökalp IBAÇ Tarafından Yapılan Yorumlar

24.07.2012

Geçmişten günümüze, gerçekten edebî olan her eser insanlara bir şeyler öğretmekle mükelleftir. En basit ninnilerin veya en saçma masalların altında bile bazı mesajlar bulunmaktadır. Buna rağmen insana hiç bir şey katmayan, yani boşa zaman kaybı diyebileceğimiz bazı kitaplar da ne yazık ki mevcuttur. Bu eserin de belki gözle görünen bir misyonu ya da öğreticiliği olmasa da kesinlikle zaman kaybı denenmeyecek bir eserdir. Hatta bu kitabı okumadan geçen her an bir zaman kaybıdır.
24.01.2012

Kapak görselliği bakımından sitedeki en iyi Savaş Sanatı kitabına benzese de içeriğine kapak kadar özenilmediğini belirtmem gerekiyor. İçerikteki bu sıkıntı ya savaşı Türklerden öğrenen bir milletin ustasının bir Türk'e ne derece savaşmayı öğretebileceğiyle alakalıdır ya da çeviride veya yayın evinde bir problem vardır. Benden uyarması mukayesenizi iyi yapın, aynı adlı diğer kitapların iç sayfalarıyla karşılaştırmalarda bulunun tercih sizin.
12.08.2011

İçerisinde yer alan anektodlar ve hayatınızda kullanabileceğiniz ifadeler bakımından zengin bir eser olmakla birlikte ecdadı evlada tanıtması açısından da önemli bir kitap. Bu ve benzeri gibi üzerinde durulması gereken birçok noktayı ihtiva etmesine rağmen sadece Yavuz Sultan Selim Han'ın şu dörtlüğünü okuyarak ecdadın zekasına, dehasına, ince düşüncelerine, hayata farklı açılardan bakışına hayran olmak için dahi okunmalıdır. Dörtlük:
Sanma Şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkâne belki ol âlemde bir serdâr olur
Yâr olur, ağyâr olur, serdâr olui dildâr olur
Selîmî
Ve farklı bir bakış açısı: Halife-i Rûy-ı Zemîn Yavuz Sultan Selim Han’ın bir dörtlüğünden: Şüphesiz mülk Allah’ındır. Şayet benim veyahut da bir başka kimsenin yeryüzünde bir parmak ucu kadar dahi toprağı olsa bu Allah’la ortaklık değil midir?
Kitabı okurken bir olay örgüsü çıkarmanız ve yukarıdaki gibi hususları not etmenizin isabetli olacağı kanaatindeyim.
12.08.2011

Kitap çok sürükleyici olmasa da hiç kimsenin ayağına yolda yürürken altın takılmaz, hazine bulmak isteyen yerin altına inmeli ve biraz zorluk çekmelidir diyerek okuduğunuzda kitabın içindeki hazinelere vasıl oluyorsunuz. Günlük hayatınızda insanlara anlatabileceğiniz anektodlar ve değişik bakış açıları sizi mest etmeye yetecektir. Bu tepitlere bir örnek: s.184: “Gerçek Sevgili’de suret yoktur. Güneş ışıkları duvara vurunca duvar parlaktır, güzeldir. Fakat bu güzellik, bu parlaklık duvarda, duvarın üstünde değil güneştedir. Duvar yıkılırsa dahi güzellik güneşte bâkîdir. O hâlde duvara değil güneşe gönül vermek gerekir." kitabı okurken kayda değer gördüğününz anektodlar ve bu gibi tespitleri not etmeniz faydalı olacaktır.
12.08.2011

Tiryakioğlunun tarihi roman serisinin en iyisi. Kullanılan hamâsî ve akıcı uslup sayesinde bir solukta okunabilecek; içerdiği anektodlar sayesinde defalarca göz atılabilecek bir roman. Bir edebî eser olsa bile yansıttığı gerçekler çoğu kişinin burun kıvırdığı ecdadına hayran olmasını sağlayacaktır. Okuduktan sonra büyük ihtimalle tekrar bazı noktaları hatırlamak için başvuracağınız için okurken olay örgüsü çıkarmanız ve anektodlar gibi önemli noktaları not etmeniz tavsiye olunur. Yoksa dönüp dönüp okumak zorunda kalabilirsiniz. Yerinizde duramayacaksınız...