Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
Serap.Bahar Tarafından Yapılan Yorumlar
Hayatımda okuduğum en çarpıcı kitaplardan birisi. Sevginin, aşkın, bağlılığın önüne geçecek hiçbir şeyin olmadığını; önyargısız yaşamamız gerektiğini; sınırların yalnızca insanların kafasında olduğunu anlatıyordu kitap. Bir aşk hikayesini o kadar etkileyici cümlelerle yazmış ki Özpetek, filmini izler gibi büyülüyor insanı. Roma'yı, Lecce'yi zaman zaman Paris'i, New York'u ve çok az da olsa İstanbul'u öyle güzel bir fon yapıyor ki kitaba büyülenmemek elde değil!
Sabahattin Ali... Yazdığı kitapların yasaklı olduğu bir dönem var. Sırça Köşk de yasaklanan kitaplarından, daha doğrusu öykülerinden bir tanesi. Çünkü kitap tek kelimeyle özetlemek gerekirse bir "direniş" kitabı. 1945-1947 yılları arasında yazılmış 13 hikaye ve 4 masal var kitabın bendeki baskısında. İçlerinde en güzeli, EN GÜZELİ, kitaba da adını veren Sırça Köşk isimli masaldı bence. Bir de kitabın en sonuna koymuşlar ki tebessüm ederek bitiriyorsunuz okurken. Gerçekten bu kadar güzel bir iş nasıl yasaklanır, sırf "baskıya boyun eğmeyin" dedi diye bir kitaba nasıl okumayın yaftası yapıştırılır benim aklım almıyor. Keşke sansürü sanata değil de beyinlere uygulayabilsek... Neyse hedeften sapıyorum. Sırça Köşk dışında Böbrek, Katil Osman ve Dekolman yine nefis hikayelerdi.
Kitabın arkasında Ötüken'in düştüğü bir not var. Romanın böyle bir dönemde bu büyük isimlere yönelttiği fikirleri yazabilmenin bir yiğitlik olduğundan bahsediliyor notta. Yiğitlik mi tartışılır fakat bunları yazmanın cesaret istediği kesin. Bana çok hitap etmedi seveni illa ki vardır.
Halit Kıvanç ile ilgili tek cümlelik bir biyografi yazacak olsaydım kuracağım cümle belli: "Futbola adanmış bir hayat". Yaklaşık 50 sene boyunca gerek milli takımın gerekse gönlünü verdiği Fenerbahçe'nin peşinde gezmiş durmuş. Dünya Kupaları, sayısız maç anlatımları, efsanelerle röportajlar... Kariyerinin hakkını vermiş ömrü boyunca. Mesela bugün 94 yaşında olan Halit Kıvanç'ın, 17 yaşındaki Pele ile uluslararası anlamda ilk röportaj yapan gazeteci olduğunu biliyor muydunuz? İşte ben bu kitaptan öğrendim. Galatasaray'a dair anılarını daha dikkatli ve mutlulukla okudum. Özellikle Metin Oktay ve Turgay Şeren'li anekdotlarda gözlerim dolu dolu oldu.
Kitapta 20 hikaye ile birlikte Haldun Taner'in Sait Faik için yazdığı kısa bir de anekdot var. En çarpıcı hikayeler kitaba adını veren Semaver, İpekli Mendil ve İhtiyar Talebe oldu benim için. Özellikle İhtiyar Talebe, keşke Sait Faik hikayelerle kalmasaydı da roman türünü de daha fazla deneseydi diye düşünmeme neden oldu. Haldun Taner'in Sait Faik için yazdıkları ise kalbe dokunur cinsten. Diyor ki Haldun Taner; "Türk hikayeciliğine o zamana kadar hiç benzersiz bir tarz getirdi. Sait Faik, bir konuyu değil, yaşamın bir parçasını işliyordu. Bir tez savunmuyor, bir yaşantıyı yansıtıyordu." ve devam ediyor; "Biz ancak o el attıktan sonradır ki, en önemsiz görünen insanların ve şeylerin zevkine eriştik." Kitabı okurken bu "en önemsiz görünen şeylerin" farkına varmak büyük keyifti benim adıma.