Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

Serap.Bahar Tarafından Yapılan Yorumlar

10.07.2019

Çok özlediğimiz zaman kullandığımız en klişe cümlelerden biridir "hasretinden prangalar eskittim". Yokluğun beni o kadar uzun süredir hapsetti ki hasretinin vurduğu prangalar eskidi. Pranga da değil, prangalar, o derece yani! Üstüne düşününce ne kadar sert bir tokat olduğunun farkına varıyor insan. İşte kitaptaki her mısra, her şiir, her cümle de öyle hissettiriyor okurken. Ahmed Arif'in şiirlerinden, bazı yazarların Ahmed Arif hakkında yazdıklarından ve Ahmed Arif ile yapılan birkaç röportajdan oluşan kitap beni tokatlayarak bitti. Tüm şiirlerin içinde elbette en çarpıcı olanı kitaba da adını veren Hasretinden Prangalar Eskittim ile Sevdan Beni şiiriydi. Bir de yeğeni için yazdıkları etkileyiciydi. Kitaptaki şiirler kadar Cemal Süreya'nın Ahmed Arif için yazdıkları da etkileyiciydi bu notu da düşmem gerekiyor.
05.07.2019

Ayşe Kulin'in birkaç farklı kitabındaki karakterin hikayelerinin nihayete erdiği kitap Son. Hikayelere bir nokta koyulduğu için muhtemelen adının Son olması. Gizli Anların Yolcusu kitabından İlhami, kızı Derya ve sevgilisi Hakan, Kördüğüm kitabından Esra ve Vural karakterlerinin yolları Urla'da kesişiyor. Tüm karakterlerin hayatı bir şekilde rayına oturuyor ve Ayşe Kulin tüm karakterlere keyifli bir veda ediyor. Mevzuları romantik komedi kıvamına getirmeden Okuduğum kitapların arasına serpiştirdiğim Ayşe Kulin kitapları, bana daima dünyadan kopmadan, dünyadan kaçma fırsatı veriyor. Bir çırpıda bitiyor olması ve akıcı dili, yormadan okunabilmesi en büyük sebebi bu durumun. Ülkenin genel gidişatına, birilerinin dışarıda bırakılırken birilerinin küpünü doldurmaya devam etmesine inceden bir dokunup çekiyor elini yazar.
30.06.2019

Zweig'in hikayeciliğini çok seviyorum. Bir olayı insanı oradaymışçasına içine çekebilecek kadar iyi tasvir ediyor, karakterleri elle tutulur kadar gerçek hale getirmesi müthiştir, okuyanlar bilir zaten. Fakat bu kitapta hikayecilik yapmıyor Zweig. Üç yazarın Hölderlin, Kleist ve Nietzsche'den bahsediyor. Bu üç yazarın ortak özelliği ise üçünün de kendileriyle dertleri olması. İçe dönük, zaman zaman hırslarının kurbanı olan birer huzursuz ruhtur bu yazarlar. Hayali karakterleri gerçeğe dönüştüren canım Zweig, gerçek insanların, bu büyük yazarların ruh buhranlarını okura bu kitaplar aktarırken aslında kendi yaşadığı bunalımı da yansıtmış adeta. Yani neden Goethe'nin merkezde değil de diğer üç yazarın başrolde, Goethe'nin ise onlara karşıt oluşturmak için kitapta yer aldığını anlamak güç değil Zweig'i biraz okuduysanız. Kitap biraz ağır ama, bunu da söylemek lazım. Beni epey oyaladı. Daha sakin bir döneme denk getirin siz. Ağırlığı altında ezilmemek zor çünkü
31.05.2019

1918-1924 yılları arasında, İstanbul'da, Osmanlı Devletinin Maliye Nazırlığı yapan Ahmet Reşat Bey ve ailesinin hikayesi Veda. Bir devletin yıkılıp yeni bir devletin varoluşunun üzerini şöyle bir yalayıp geçen, tarihin akışının bir aile üzerinde nasıl etkiler bıraktığını anlatan keyifli bir kitap. Kitapta Milliciler olarak geçen Kuvay-i Milliye ruhu, memleketin adım adım işgal edilirken kadın erkek demeden bu işgale ellerinden geldiğince dur deme çabaları, geçmiş ile gelecek arasında sıkışıp kalma... Dönemin Türkiye'sine, İstanbul'una, İmparatorluğun son günlerine bir ayna gibiydi adeta. Bugün aynı şey bizim başımıza gelse, bu kadar özverili olabilmeyi Allah dilerim bizlere de nasip eder. Vatanı aileden, sevdiğinden, evladından, canından vazgeçebilecek kadar sevmeyi inşallah biz de başarabiliyoruzdur.
29.05.2019

Mustafa Kemal'in okuduğunda hayran kaldığı hatta okutulması için okullara salık verdiği ve başta askeri okullar olmak üzere tüm okulların müfredatına eklettirdiği kitapmış. Çünkü bu kitap bir ülkenin sıfırdan kuruluşunu anlatıyor. Eğitimden sanata, ekonomiden kültüre, politikadan üretime kadar Snelman önderliğinde Finlandiya'nın İsveç'ten ayrılıp nasıl kendi kendine yetebilen bir ülke haline geldiğini anlatıyor. Çok başarılı, çok etkileyici müthiş bir kitap! Okurken etkilenmemek elde değil. Kaldı ki Atam kitabı okutturmak için okullara önerdiğinde Türkiye'ye yapmaya çalıştığı ve yaşadığı sürece de başardığını söylemek mümkün. Keşke devamını getirebilecek vizyonda insanlar da olsaydı şu an belki de bambaşka bir ülkeye uyanıyor olurduk. Bu yüzden, bu kitabı kaç kişiye ulaştırırsak o kadar kardayız. Okuyun. Okutun mutlaka.