Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

Serap.Bahar Tarafından Yapılan Yorumlar

03.09.2018

İşler Güçler ve Kardeş Payı'nın yazarlarındandı Onay Durgun. Kitabın ön sözü Selçuk Aydemir imzası taşıyor. Kitap Adnan isimli bir muhasebecinin, çalıştığı şirketin hesabından kaybolan 1 milyon liranın kendisine yaşattığı olaylardan bahsediyor. Kitabın adını gördüğümde aklıma gelen ilk şey kitaptaki hikayenin artık her mahallede çiğ köfteciler gibi türeyen bi milyoncular ile ilgili olduğuydu. Öte yandan kitabın arkasını çevirip arka kapağını okuyunca, birebir cümle şöyle; ".... ve kitap bir Bi'milyoncu'da geçmez." aslında Onay Durgun'un yapmayı bildiği işin, eğlendirmenin ve ters köşenin daha kitabın adından başladığını keşfettim. Tatile giderken yanıma almıştım ve bir bölümünü giderken bir bölümünü sahilde bir bölümünü de dönerken okuyarak bitirdim. Kahkahalarla güldürmese de epey gözlerimi devirmeme sebep oldu Adnan isimli yaşam formu. Bu ekolün işlerini seviyorsanız muhtemelen bu kitabı da seversiniz.
29.08.2018

Kitapta Amerika'nın Vietnam Savaşını yaşadığı 60lı yılların ortalarında bir kasabada yaşayan bir ailenin hikayesi anlatılıyor. Savaş, ırkçılık ve burjuvazi gibi dönemin -aslında her dönemin- sorunlarını ailenin yaşantısı ekseninden aktarmış Roth. Amerika'da klişe olarak tanımlayacağımız türden karakterler var; annenin kasabanın güzellik kraliçesi seçilip kızın kekeme olması çirkin ördek yavrusu hikayesine bir gönderme ayrıca anne kız arasındaki kıskançlıktan dolayı olan çatışma da Elektra Kompleksine gönderme; babanın bir yandan kızla annenin arasını dengede tutmaya çalışıp diğer yandan kızın ergenlikle öne çıkan marksist tavırlarını dizginlemeye çalışması ve nihayetinde kanser olması (spoiler yok) bunların birer örneği adeta. Kitap epey ağır ilerliyor. Yer yer sıkacak kadar hatta... Sanırım yüksek konsantrasyon istiyor, bu yönüyle biraz kış kitabı bence. Ben kitabın içine pek giremediğimden sıkıldığımı itiraf edeyim ki siz benim yaptığım hatayı yapmayın okurken.
13.08.2018

Okuduğum ilk Murathan Mungan kitabıydı. Devamını getirecek kadar referans oldu diyebilirim gönül rahatlığıyla. Kitapta bildiğimiz masalları modern zamanlara uyarlayarak yazmış Mungan ve aslında şunu der bence; hayat hiçbir zaman masallar kadar toz pembe değildir. Lacivert, kahverengi ve hatta siyahtır. Kitaptaki hikayelerden en sevdiğim Makas isimli hikaye oldu. Neden bilmiyorum böyle kalbime bir bıçak sokulmuş da her satırda döndürülüyormuş gibi hissettim. Kitap ne kadar acı da olsa araya serpiştirilmiş tatlılıklar da yok değil. Kitabın kendi içinde tatlı bir espri anlayışı var. Masallarla birlikte efsanelere, tanrılara, günümüzün yeni sorunlarına sıklıkla göz kırpmış.
08.08.2018

Hayatımda bu kadar sevmeden okuduğum ikinci bir kitap daha olmamıştır. Bitler, böcekler, çöpler, kuafördeki kadın muhabbetleri... Gerçekten hayatımda en uyuz olduğum şeylerdir. Okurken bir de betimlemeye doydum çok şükür. Bir evin tavanına yapıştırılmış ne kadar ıvır zıvır varsa onu 3 sayfa anlatmış Elif Şafak sağ olsun. Bir türlü içime sinmese de bir şekilde bitirdim kitabı. Uzun, upuzun bir süre Elif Şafak kitabı okuyamam muhtemelen.
01.08.2018

İki sayfa. Bomboş. Bir sayfanın tepesinde "Yalnızlık paylaşılmaz". İkinci sayfanın tepesinde "Paylaşılırsa yalnızlık olmaz." yazıyor. Özdemir Asaf... Kalbime dokunuyor en yalın cümleleriyle. Yalnızlığı bu kadar iyi tasvir edebilen ikinci bir isim var mıdır? Sanmıyorum. Bir başka şiirde ise şöyle diyor mesela; "yalnızlık müziğin bile seni dinlemesidir." Her zaman değil ama arada bir okuduğum kitapların arasına şiir kitabı serpiştirmeyi çok seviyorum. Üst üste şiir kitabı okuyamam muhtemelen ki zaten hemen bitiyor. Ama arada bir olduğunda güzel. Tüm dünyayı kucaklamak isteyip kolları yetişmeyen bir adamın şiirlerini okumaksa ayrıca güzel.