Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

e8akpinar Tarafından Yapılan Yorumlar

09.07.2024

Bilim Kurgu alanında en derinlikli, en tatmin edici ve en sağlam kitap diyebilirim. Bu alanda sadece Yüzüklerin Efendisi ile yarışa dahil edilebilir. Fazla fantastik unsur istemeyenler için ise tartışmasız en iyisi. Çünkü fantastik kurgudan ziyade uzak gelecekte geçen ve insanlığın o noktaya nasıl ulaştığını bize yer yer açıklayan, daha sonra seriye eklenen "spin-off" tarzı kitaplar sayesinde ise apaçık bir "insanlığın gelecek tarihi"ni kendince anlatan bir kitap. Kitaptaki unsurlar aslında insanlık tarihinden bizim de aşina olduğumuz unsurlarla benzerlik taşıyor. Zaten aslında uzak gelecekteki bu unsurlarla bizim bildiğimiz tarihi unsurlar arasındaki tarihsel bağ muhafaza edilmiş. Dolayısıyla Herbert'in kurgusu yanında gelecek projeksiyonu olarak da görünebilir. Her ne kadar kitap çok daha derinlikli, detaylı ve keyifli olsa da, sinemaya harika uyarlanan bu kitabı okuduktan sonra filmini de izlemenizi tavsiye ederim.
08.07.2024

Geçmişten aşina olduğumuz bir hikaye. Yazar, kendine has üslubuyla yaşanmış bir vahşetin sosyal temellerini, öyle tuğla gibi sosyoloji kitaplarında sadece ehline hitap eden teori ve ideolojilerle değil, yine sosyal olarak aşina olduğumuz sahnelerden yola çıkarak kurduğu bir "tiyatro sahnesi"nde anlatıyor adeta. Masal gibi ilerleyen hikayede bir anda karşınıza çıkan tanıdık repliklerle şok olabilir, taşlar bir anda yerine oturabilir. Yazar, bütün hikaye boyu neyin temsilini kurduğunu ara ara hissettirdiği için artık hikayede neyin gerçekte neyi temsil ettiğine dair -farklı şeyleri temsil etme ihtimalleri olduğunu da bilerek- fikirleriniz şekilleniyor. Bu durum, bence her şeyin en sonda ortaya çıkarak okuyucuyu çok şaşırtmasından daha keyif verici ve iz bırakıcı bir üsluptur. Kaldı ki son kısım gayet vurucudur. Nihayet, yazarın okuduğum kitapları arasında bende en çok iz bırakan kitabıdır.
08.07.2024

Buna bir film çekilmeli dediğim bir kitaptı. Aslında bu senaryoyu andıran bir senaryoya sahip bir film var: "Wanted". Jack London, akıcı üslubuyla bilinen bir yazar. Fakat kurgunun akıcılığının yanında romanlarındaki olay örgüsünün altında -bazen diyaloglarda da çokça yer bulduğu üzere- okuyucuya vermeye çalıştığı felsefe hissediliyor. Bu kitap, hem olay örgüsü olarak çok ilginç ve akıcı ilerliyor hem de sadece bir kurgu olmasının yanı sıra mantıklı bir örgü olduğuna yazar, kahramanlarının diliyle adeta sizi ikna ediyor. Kendisinin uyduğu ve inandığı kurallar, hayatının sona ermesini gerektirse dahi buna uymayı şeref meselesi olarak gören prensip sahibi kahramanımızın hikayesi..
08.07.2024

Konu hakkında gerçekten fazla bir bilgim ve altyapım olmamasına rağmen gayet iyi anladığım ve okurken çok keyif aldığım bir kitap oldu. Hacminin aksine oldukça akıcı bir üslup kullanan Zafer Duygu konuya fazlasıyla hakim olduğunu hissettiriyor. Hem tarihsel bağlamda böyle bir tanrılaştırmanın sürecinin nasıl işlediğini, hangi motivasyon ve saiklerle buna yol açıldığı, bu konuda hangi örneklerden/kültürlerden etkilenildiğini ve bu sürecin İncil metinlerine yansıması o kadar iyi ele alınmış ki kafanızda bir boşluk bırakmıyor. Bu konuyu merak eden ama altyapısal bilgileri olmadığı için okumaktan uzak duranlara tavsiyem, kesinlikle okumaları yönünde olacaktır.
04.07.2024

Kemal tahirin o döneme, yani yaşlı bir imparatorluktan genç bir cumhuriyete dönüşüm dönemine dair fikirlerini yansıtan bir başka kitap. Değme yakın tarih kitaplarında zor bulunacak tahlil ve tenkitler görüyoruz, fakat bunlar kitapta sıkıcı didaktik unsurlar olarak değil olağan sohbetlerin parçası olarak yer alıyor. Sohbetler ise o kadar doğal ve gündelik dille yazılmış ki karakterler daha önce gerçek hayatta gördüğünüz tiplemelerden birisi gibi geliyor. Zaten Kemal Tahir kitaplarını okurken genelde insanın kafasında o kurguya bir film çekiyor ve karakterleri orada konuşturuyor, buna çok müsait bir anlatım tarzı var. Zaten bu yüzden Yorgun Savaşçı, Kurt Kanunu, Yol Ayrımı vs kitapları film ve dizilere konu olmuş ve gayet de başarılı bulunmuştur.