Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Korhan Günsor Tarafından Yapılan Yorumlar

07.12.2022

Paulo Coelho 'nun otobiyografik öğelerle kurguladığı, bu yüzden de hayli özel bir çalışması ile karşı karşıyayız. O meşhur romanıyla, simyacılığa olan ilgisine aşina olduğumuzdan 'V.I.T.R.I.O.L.' ve 'Ölüm Bilinci' gibi gizemci kavramların ana fikirde yer alması bizi hiç de şaşırtmıyor. Diğer taraftan da baya baya realist bir dönem romanı olması yazarlık kapasitesi bakımından da şaşırtıcı bir gerçeği sunuyor açıkçası. Roman, yazarın alametifarikası metafizik vurgulara rağmen ayağı oldukça yere basıyor. Hatta içeriğinin bir bilimsel eleştirisinin de kotarılabilindiği pozitif derinliği var. Başrolde Sarah Michelle Gellar'ın olduğu, edebi uyarlama olarak başarılı bulunan ama pek de ses getirmeyen bir filminin de 2009'da çekildiğini burada belirtelim. Ayrıyeten "Veronica Decides To Die" diye bir hayli depresif bir müzik albümü de meraklıları için mevcut. Okurken iyi gidebilir.
29.11.2022

Altın Çiçeğin Sırrı Jung'un çok önem verdiği bir Uzakdoğu menşeili bi kitap. Yazarı Richard Wilhelm'in Çin kehanet sistemi olan I-Ching (Yi-çing diye okunur) hakkında kitapları da Türkçe 'ye çevrili olarak mevcut. Fakat burada yazanlar I-Ching'e göre her ne kadar dil oldukça akıcı ve çevirisi güzel olsa da çok daha üst seviyede. I-Ching'de 3 tane bozuk para ile bile yapılabilen hemen-sonuca-ulaş tarzı pratikler burada maalesef yer almıyor. Kitabın yarıya yakını önsözlerden oluşuyor. Etki altında kalmamak için onları atlayıp okumak gerek. Sonra önsözleri okuyup tekrar okumak. Uzakdoğu efsanelerindeki ölümsüzler gibi ölümü yenmeye dair zihinsel pratikler içeriyor. Ama onları bırakın uygulamayı, neyden söz ettiklerini anlamak bile bir ömürlük iş olacağı için o kültür ve inanışları hakkında yerinde bir kaynak olarak değerlendirilebilir kısa vadede.
29.11.2022

Gustav, İthaki'nin bu serisindeki diğer yazarlardan fanteziden çok edebi gücü ile sıyrılıyor. Doğaüstü konuları aslında Prague gibi gerçekte de olağanüstü bir kenti mesela, en hakkını verecek şekilde tasvir etmek için edebi malzeme olarak kullanmış. Dönemin ve kentin gerçekçiliği yani bolşevizm akımı, aristokrasi, şatolar, kuleler, ayyaşlar, deliler, fahişeler, bürokratlar, tablolar vs. hepsi yerli yerinde sanki. Orta Asya asıllı bir Osmanlı'nın, bir kontesin verdiği yemekte şamanlardaki ruh transferi üzerine açıklamaları ve kitaptaki çoğu şeyin bununla açıklanabilmesi de hayli ilginçti. Korku janrı kadar edebi olarak zamanının ötesinde, büyülü gerçekçilik özellikleri de barındıran, kasvetli aşk hikayeli ve çevirisi de güzel bir Bohemya bölgesi 1. Dünya Savaşı dönemi romanı.
13.10.2022

Bir kısa öykü içinde 3 adet uzun öykü, hatta bir yazarla ilgili olan son öyküde, yazar karakterinin yazdığı öykülerle bir katman daha oluşturulmuş. 2000'ler başı Ölümsüz Öyküler Kulübü "Xasiork" döneminde çıkardığı Kızıl Vaiz'deki gibi öyküleri tek öykü bağlantılı toplu sunulan bir bilim-kurgu romanı Orkun Uçar'ın. William Gibson'un Blade Runner filminden esinlenip Neuromancer kült romanını yazmasına esinle edebiyat sinema çift yönlü etkileşimini bol bol oluşturmuş. Yine "Neuromancer" başta olmak üzere "Altered Carbon", "Expanse", "Matrix" yapımları ile "1984" yapıtının izlerine ithaf ve ilham anlamında karşılaşıyoruz. İtlaf anlamında değil kesinlikle. Hatta romanın içerisinde karakterler bile "Alacakaranlık Kuşağı" dizisi gibi yapımlara değiniyor. "Simülasyon evren ve alt evrenler" teması içeren romanda maksimum sürükleyicilik için ileri senaryo teknikleri kullanılmış, okurken mısır cipsi alacaktım.
19.09.2022

Bir bataklık ve sömürge ülkesinden nasıl Finlandiya çıktı? O ülkedeki Snelman devrimlerinin ana fikri ve başarısı üzerine bu kılavuz kitap, ucuz ve çevirisi iyi baskısıyla karşımızda. Kitapta en başta, cehaletin ahlak özellikle iş ahlakının en büyük düşmanı olduğu, eğitim ve öğretimin sırf okullarda değil devletin askerlik, bürokrasi vs. gibi diğer tüm kurumlarında da yer alması gerektiği anlatılıyor. İş ahlakının bir ülkenin kalkınmasında en önemli şey olduğu, tarih biliminin de verdiği geçmişteki hatalardan dersle hep ileriye doğru bakış ve hareketin ancak bu tarz bir kültürle kazanılacağı belirtiliyor. Yazar bunları çok yalın ve doğrudan, yerinde örneklerle açıklamış. O kadar eski yazılmasına rağmen güncel konularımızla örtüşmesi sürükleyiciliğini de arttırıyor. Kitabın yaşattığı, aşina olduğumuz o "Milli kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız." görüşünün bir asır önceki ve bir başka ülkedeki bir yazarın bakış açısıyla tartabilme duygusu da büyük.