Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Korhan Günsor Tarafından Yapılan Yorumlar
Paralel evren muhabbeti var bu kitapta, başka bir güneş sistemini bırakın başka bir evrendeki bir gezegene gitmiş diye geçiyor.
Bilim adamı bir arkadaştan gayet objektif ve bilimsel buluntular ışığında bir Selçuklu kitabı. Aslında ne oldukları kadar ne olmadıkları üzerinde de durulup bazı safsata ve abartıların da önüne geçilmeye çalışıldığı kadar göçebeydiler gibi önyargılar da yıkılmaya çalışılmış. Devlet kurma yanında sanatta ve mimaride de başarıları ve diğer yerleşik düzene ait özellikler örnekler verilerek açıklanmış. Kitabın dili ise gayet yalın ve akıcı. Bu şekilde olması için de bir emek var açıkcası çünkü yazar arkadaşın kendi çevresi akademi dışında da gerçeklerin bilinmesi ve yaygınlaştırılması için gösterdiği çaba, gerek orjinal yorumları olsun gerek dilin konu dışındakilerin bile anlayabileceği şekil olsun takdire değer açıkcası.
"Fevkaladenin fevkinde" bir kitap. Hikayeye gelirsek zaten dünyada Greenwich'te bir SAE varken, ülkemizde paralel bir SAE oluşturma çabasının süreçleri ve sonuçları, aralarındaki ilişki adeta (süper bir öngörüşlülükle) Apple kurucuları "Steve Jobs" ve "Steve Wozniak" benzeri iki zıd karakter etrafında oluşuyor.(Halit Ayarcı=Jobs, Halil İrdal=Wozniak.)Uluslararası başarıyı yakalayınca, enstitü binasının mimarisi şöhreti olunca en nihayet yabancı bir heyet gelip de "ne iş?" diyene kadar da zirveye ilerliyorlar. Fakat Jobs'un Apple'dan ayrılması gibi Halit cini de enstitüyle manevi bağlarını kopardığı için Halil çok zor durumda kalıyor vs. Kitap Halil'in çocukluğundan itibaren onun gözüyle anlatılıyor. Mimarlara da özellikle tavsiye ediyorum.
Olaylar ve isimler tamamen kurgu. Hatta farazi bir Yunan adasında, külyutmaz fakat uçkuruna düşkün bir İngiliz(ce) öğretmenin gözünden, ellerine düştüğü bol "Mitraizm" soslu bir uluslararası entelektüel örgüt ve onun aslından bir "Zorba" olan lideri "Büyücü" ile yaşadıkları. Tüm yaşantısı bir "Tanrı Oyunu" ortasındayken hala gerçek aşkı arama çabaları. Külyutmazlığı ile tarikata iyi bir ders verirken elindekilerinin değerini anlaması bakımından kendisi de ders görüyor açıkçası. 007 sevenlerden komplo teorilerine ilgi duyanlara kadar herkesi sürükleyecek dopdolu bir roman.
"naif bir gençlik ürünü" diye aksedilmiş ama yazarın en melankoli dolu en acıklı romanı. Açlıktan can çekişenlerin anlatıldığı, kasvetli mezarlık tasvirleri içeren romanı okudukça oldukça ağır bir havaya bürünmeniz kaçınılmaz. Tasvirlerin kesifliği ve realizm akımı açısından BALZAC etkileri hissediliyor. Roman bitince de "iffet" gibi bir soyut olguyu elle tutabilir haldeymiş gibi hissedebiliyorsunuz.