Toplam yorum: 3.285.123
Bu ayki yorum: 6.649

E-Dergi

Dr. Öğrenim Üyesi Fatih Şahin Tarafından Yapılan Yorumlar

Kitap aşırı hareketli fazla olaylıydı. Daha ilk bölümde bir olay vardı. Bu iyi mi kötü mü emin değilim. Durağan hiçbir an yoktu. Çoğu zaman Mare’ye sinirlendim, kitap onun dilinden olsa bile ne hissettiğini, neyi neden yaptığını anlamadım. Bazı anlarda da sevdim onu. Karışık duygular içindeyim onunla ilgili. Bu kitapta da son doksan sayfa beni en heyecanlandıran kısımdı. Küçük kalp krizleri geçirdim okurken. Sevmediğim tek nokta, bazı olayların çabuk olup bitmesi oldu. Onların ne olduğunu söyleyemiyorum çünkü büyük spoiler vermiş olurum.
Kapaktan da tahmin edebileceğiniz gibi, evet denizanalarıyla ilgili! 12 yaşındaki Suzy, bir gün en yakın arkadaşı Franny'nin denizde boğulduğu haberini alıyor. Sonrasındaysa gittiği bir müzede İrukandji türündeki denizanalarıyla ilgili bir şeyler okuyor ve yılda 150 milyon insanın denizanaları tarafından sokulduğunu öğreniyor. Bu saniyede 4 ila 5 kişi demek! Böylece çok iyi yüzme bilen arkadaşının ancak oldukça zehirli olan İrukandji denizanası tarafından sokularak öldürüldüğüne karar veriyor. Hikaye böyle başlıyor işte. Suzy bu konuyla ilgili daha çok bilgi toplamaya başlıyor, bununla ilgili konuşabileceği bir uzman arıyor. Arada geçmişe de gidip Suzy ve Franny arasında olanları okuyoruz. Okunması da oldukça kolay, bölüm geçişlerinde boş sayfalar falan var. Dolayısıyla 2-3 saatiniz varsa, tek oturuşta rahatlıkla bitirilebilir. Bir sürü ödüle de aday olmuş ve kazanmış bir kitap.
Birinci kitabın kaldığı noktadan devam ediyor. Yani kitabın yüksek bir tempoyla başladığını söyleyebilirim. Sonrasında inişli çıkışlı bir tempoyla yoluna devam ediyor.
Hatırlıyorsanız 'Kızıl Şafak Gibi Yükseleceğiz' sloganlı isyan ve Kızıl Muhafızlar ilk kitapta kendinden çokça söz ettirmişti. Burada da yine isyanın devamlılığını görüyoruz ama sanki Kızıl Muhafızlar arasında biraz çatırdamalar oluyor.
Biliyorsunuz ki ortaya Kızıl olup da güçleri olan insanlar çıkmış ve Julian bunlarla ilgili bir liste çıkarmıştı. İşte kitap çoğunlukla; Mara, Cal ve diğerlerinin bu 'Yenikanları' bulmaya çalışmalarını işliyor.
İlk başlarda çok zorlama espriler vardı ve sürekli bu tip cümleler mevcuttu. Ama sonrasında Mert'in yaptığı espriler ve Mert ile Burak arasında geçen diyaloglar beni ciddi sesli güldürdü. Mizah anlayışı bazı kısımlarda en beğendiğim şeydi. Ayrıca kitap ilerledikçe karakterler daha mantıklı ve olgun davranmaya başladı. Bunların dışında kitabın sonlarını gerçekten çok beğendim. Son yüz elli sayfa büyük beğenimi kazandı ama ilk yarıda bu kadar zorla okuttuğu için puanımı kırmak durumundayım. İçtenlikle söyleyebilirim ki; okumanızı öneririm. Evet, biraz sabretmeniz gerekiyor ama inanın gitgide güzelleşiyor.
Alanında boşluk dolduran ve oldukça faydalı fikir içerikleriyle zenginleştirilmiş bir kitap. Güzel bir rehber olmuş. Teşekkürler.