Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Tolga Alkan Tarafından Yapılan Yorumlar
Huberman'ın çalışması birçok açıdan belkide "başyapıt" mertebesindedir denilebilir.
Tarih; ekonomi tarihidir ön kabulü üzerinden hareket edersek bu çalışma feodal toplumun ortaya çıkışından, bir başka ifade ile kapitalist toplumun nüvelerinin atıldığı dönemden, günümüz kapitalist toplumuna (günümüz kitabın yazılış tarihi itibarı ile 1950'ler dir.) kadar geçen süreci özetliyor, özetlemekle kalmıyor anlamamıza, bugünü yorumlamamıza katkıda bulunuyor. Bu süreçte hangi dönüşümler yaşandı; emek süreci, ticaret, meta dönüşümü, sınıflar, toplum yapısı hatta kentleşme... hepsini ele alıyor çalışma. Bugün içinde bulunulan toplumda sınıfları, emek sürecini ve çalışma ilişkilerini hatta tarihi anlamak için, aydınlanmak için kesinlikle okunmalı.
Tülin Öngen hocanın benzersiz eseri olarak tarif edersem Prometheus'un Sönmeyen Ateşini abartmış olmam kuşkusuz. Özellikle yabancı literatür de süregelen bir tartışmayı Türkçe olarak okuyabileceğiniz bir elin parmaklarını geçmeyecek çalışmalardan biri ve belki en iyisi.
Çalışmada ana konu; sınıf kavramının ve sınıf eksenli toplumsal çözümlemelerin günümüzde önemini yitirdiği tezine karşın, hala toplumsal ilişkinin temelinde sınıf olgusunu var olduğunu tezidir. Bir takım post endüstriyel, sanayi ötesi ve Postmarksist yazarların ileri sürdüğü sınıfın güncelliğini ve daha da önemlisi devrimciliğini yitirdiği görüşüne karşın Öngen, daha ortodoks bir tutumla hala sınıfı toplumsal analizin merkezine koyuyor. Bunu aktarırken kapitalizmin ve emek süreci örgütlenmesinin tarihsel gelişimi ve geldiği nokta, tamda öne sürülen tezlerin aksine gözler önüne seriliyor. Elveda proleterya diyenlere karşı, proleteryayı prometheus'a, sınıf mücadelesi de sönmeyen ateşine benzetmesi ile de alkışı hak ediyor kanımca.
Sımıf, emek süreci ve tarihsel dönüşümü, kapitalizmin dünü ve bugünü gibi pek çok konuyada değiniyor çalışma. Önerilir.
Türkiye edebiyatı, Anadolu, emeği emekçiyi, ekmeğini kazanmayı anlatan öykülerle dolu. Gerek kır gerekse kent kökenli olsun emek üzerine yazılmış öykülerde çok fazla şeyi bulabiliyoruz. Sömürüyü, baskıyı, zulme varan çalışma koşullarını, emek sürecini, sermayedar/patro'u, işyerini, karısını çocuğunu emekçinin. Yani bir bütün olarak hayatını aslında, gündelik yaşamını ve elbette mücadelesini, boyun eğmeyişini çoğu kez, onurunu...
Sennur SEZER ve Adnan ÖZYALÇINAR'in bu çalışması/derlemesi işte yukarıda sayılanları anlatan öykülerin başarılı bir toplamından oluşuyor ve titizlikle seçilmiş bir Türkiye emek öyküleri antolojisi demek hiç de yanlış olmayacaktır. Tamamı dört ciltten oluşuyor çalışmanın içinde sayılamayacak kadar çok ve önemli edebiyatçının öyküleri mevcut. Edebiyat açısından, hayat açısından ve günümüzün vahşi gerçekliği açısından okunmalı tüm seri...Birkaç defa belki.
Tanilli "Fransız devrimini tanımak onları tanımaya bağlı" diyor. Son derece doğru, üstelik çalışma, sadece bu tarihsel kişilikleri tanıtmakla kalmayıp aynı zamanda Fransız Devrimi'ni de aktarıyor okuyucuya. Fransız Devrimi'ne giriş olarak okunabilecek ancak bir "giriş" kitabından çok daha fazla bir derinlik içeren çalışma Fransız Devrimi ile özdeşleşmiş karakterleri başlıklar ve bölümler halinde ele alıyor. Her karakter ayrı bölümde incelenirken Robespierre, Danton, Babauf gibi karakterlerin kişisel yapılarının ve karakter özelliklerinin Fransız Devrimi'ne olan etkileri de gözler önüne serilmiş oluyor. Server Tanilli'nin çalışmasını Fransız Devrimiyle derinlemesine ilgilenenlerden yalnızca fikir sahibi olmak isteyenlere kadar herkese öneririm.
Eğer dünyada birisi "nihilist" olarak tanımlanacaksa bu kişi kuşkusuz Corto Maltese olmalıdır. Hayatta durduğu yada durmadığı yer bu denli acımasız ve tehlikeli iken onun tuttuğu köşeler genellikle mizah (biraz), umursamazlık(bolca) ve yakayı kurtarma çabasından ibaret olmakta. Pratt'in ikincil karakteri Rasputin başlı başına bir konu olabilecek niteliktedir zaten.
Semerkenttaki Altın Yaldızlı Ev'de diğer Corto Maltese maceralerında olduğu gibi bir hayli tarih kokan, felsefeyle harmanlı bir eser. Bir çizgi romandan 20. yüzyıl tarihi öğrenmek sıklıkla karşılaşılabilecek bir durum olmasa gerek. Diğer maceralarından farkı ise bunun tanıdık coğrafyalarda ve tanıdık tarihsel karakterler etrafında şekillenmesidir. denilebilir.