Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

harputelazig Tarafından Yapılan Yorumlar

29.11.2025

1 Ay oldu hatta geçti elimde olan 824 sayfalık 1. Cilt bitti nihayet.️Eser roman türünde yazılmış; hem duygusal yoğunluğu hem de toplumsal meseleleri ele alma biçimiyle edebiyat tarihinde özel bir yere sahiptir. Victor Hugo bu ilk ciltte en temel fikri şu şekilde ortaya koyuyor: “İyi bir insanı toplum kötüler; ama yine de insan vicdanıyla yeniden doğabilir.” Ayrıca Ana karakter Jean Valjean’ın sırf açlıktan çaldığı bir ekmek yüzünden yıllarca kürek mahkûmu olarak ezilmesi, dönemin acımasız hukuk sistemine güçlü bir eleştirisi olduğunu vurguluyor. Bazı bölümler aşırı sokıcı olsada genel olarak çok zevkle okuduğum bir kitap oldu. Kitap genel olarak Jan Valjean'ın; polis Javert'ten kaçışını, kürek mahkumluğundan belediye reisliğine çıkışını, sonra tekrar düşüşünü anlatıyor. Roman aslında bir kaçma-kovalama romanı ve sürükleyici son kısımlarda ise tuzağa düşürülen Jan Valjean yeni kimliği ve ismi olmasına rağmen kargaşadan kaçıyor diyor ve 2. Cilde geçiyorum.️
07.10.2025

Aşk ve sevgi konulu kişisel gelişim kitabıyla Yorumum: Goethe’nin sözüyle başlayan kitap birçok filozofun aşk için görüşleri ele alınarak açıklamalarla yorumlarla dolu güzel bir kitap. Aşk ve sevgi konusunun felsefi açıdan ele alınışı benim için dikkat çekici ve önemliydi. Aşk konusu Antik Yunan filozoflarından başlayarak, felsefe, psikoloji, tasavvuf, mitolojiyi ve bilimsel araştırmaları da içine alan hayat deneyimlerini de katarak çözüm odaklı zengin içerikli teşbih sanatının mükemmel kullanıldığı bir eser. Sade, akıcı bir dil kullanılmış; aşk halkında okuyucunun detaylı olarak bilinçlendiren mükemmel bir kitap.
️ kitapla kalın
30.09.2025

Kişisel gelişim türünde psikolojik bir kitap. Birçok felsefeci sosyolog ve yazarların sözlerinden ve kitaplarından alıntı yapılarak hazırlanmış bir kitap. Zaten onların sözleri alıntıları olmasaydı pek iç açıcı kitap olmayacaktı. Tarih boyunca insanlığın ikili ilişkileri, eş seçimi, alışkanlıkları ve davranışlarının etkisi anlatılıyor. Adalet Hanım’ın yaklaşımı evli oğlu Baran ve eşi Ece karakteri üzerinden narsist kişilik ve manipülasyon kişiliklerinin özellikleri detaylı anlatıldığı için okuyucunun analiz etmesini sağlıyor. Özellikle ikili ilişkilerde manipülatör taraf diğerine nasıl zarar veriyor öteki nasıl narsistleşiyor detaylı anlatılıyor.
️ kitapla kalın.
29.09.2025

Sabahattin Ali’nin çok bilinmeyen bir romanı “içimizdeki şeytan”’ı okumaya başlamadan önce beklentim yüksekti ama kitap maalesef beklentimin altında kaldı. Karakterler Ömer ve Macide aynı memeleketli (Balıkesir) iki gencin yollarının kesilmesi aşkları ve hayatlarını çok farklı bir şekilde birleştirmeleri ve parasızlık içinde yaşamları etrafında dönüyor. Asıl anlatılmak istenen İnsan iradesi işe nefs ve dönemim aydın, şair, sanatçı ve yazar olarak tanımlanan insanların davranışlarının eleştirilmesi anlatılıyor. Macide karakteri saf temiz bir kız olarak roman sonuna kadar korunmuş ancak Ömer yükseklerde düzgün bir genç iken sonuna doğru basitleştirildimiş. Ömer’in eşi Macide’den uzaklaşması ve Macide’nin önceden de öğretmeni olan Bedri Hoca’ya ister evlen ister kızın gibi gör koru diyerek emanet etmesi ile karakterlerin iç sesleri ve kendileriyle hesaplaşmalarını anlatıyor. Acizliğimizi içimizde ki şeytana yüklediğimiz bir çok olayla örülmüş bu güzel roman tavsiyemdir.
27.09.2025

Kitap depresif olaylar çarpıcı ve etkileyici yönüyle dikkat çekiyor. Fransız yazar victor Hugo Fransa’da çok yaygın bir idam şekli olan giyotine bu eseri ile idam karşıtı manifesto olarak tepkisini sunuyor. Kitapta genç ve güçlü bir insanın işlediği suçtan dolayı idam edilmeden önce ki olanları, neler hissetiğini toplumun bu konuya bakışını anlatıyor. Ölümüne altı hafta kalmış bir mahkumun yaşadıklarını iç dünyasını ve ruhsal durumunu gördüğü rüyaları minik kızıyla konuşmasını siz yaşıyormuşcasına anlatıyor. Ayrıca betimlemeler çok gerçekçi o mahkum sizmişsiniz ve o duvarları o zindanı hatta kürek mahkumlarını izleyen sizmişsiniz gibi capcanlı karşınızda duruyor gibi hissettiriyor. Yazar o dönemde hem idam kararı verme yetkisine sahip olan yönetime hem de bu karardan haz alan halka şiddetli bir eleştiri sunuyor. Kitapta “Devlet, bir bireyin yaşam hakkını elinden almaya gerçekten yetkili midir?sorusunu akla getirdiği için hem psikolojik derinlik hem de felsefi yoğunluk taşıyor.