Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423

E-Dergi

Huseyin nail Pekel Tarafından Yapılan Yorumlar

03.08.2016

Türk Evlerinin kimse kimsenin içine bakmayacak, kimse kimsenin havasını, güneşini, göz hakkını (bakışını) kesmeyecek, kimse kimseyi kirletmeyecek şekilde tasarlandığını, el alem için yahut gösteriş için gereksiz cambazlıklara kalkışılmadan, iç-dış uyumu, mahremiyet ve tutumsallık gözetilerek, yuva olmak üzere inşa edildiğini anlatıyor. Ölçülerin insan vücudundan çıktığı bir yapı; pencere üç karışa beş karış, tahta bir parmağı bir karış, kışlık kat elim değmesin yeter yüksekliğinde. Bizi biz eden değerlerin en önemlilerinden biri olan Türk ev geleneğini, bir başka yaşam tarzı özentisiyle hayatımızın dışına itmemiz neticesinde artık bir yuvadan çok ticari bir meta haline gelen betona kendimizi mahkum edişimiz tedenninin ta kendisi.
03.08.2016

Bir eseri dilimize aktarırken, eserin lisanına olduğu kadar, Türkçenin ifade imkanlarına da iyi derecede hakim olmanın ne kadar mühim olduğunu bir kez daha anlıyoruz. "Çünkü tıpkı büyük, karanlık bir kütleyi delip de üzerimizdeki tek tük parlak ışık noktacıkları gibidirler." Yer yer bu ve buna benzer cümle düşüklükleri ile malul ifadeler barındıran bir çeviri. İngilizceden değil de, Almanca orijinalinden tercüme edilseydi, daha düzeyli bir çalışma olurdu. Bazı Latince dize ve dörtlüklerin manaları verilmemiş. Bir çok ifade dipnot ve açıklamalarla desteklenebilirdi. Daha iyi olabilirdi.
03.08.2016

8 yaşındaki oğlum için almıştım. Tamamen kartondan oluşan ve katlayarak birleştirilen maketi yaparken bir hayli eğlenmişti. Herkese tevsiye ederim.
28.07.2016

Fikrî muhteva açısından, Kürk Mantolu Madonna'nın daha üzerinde olduğunu belirtmek lazım. "Hayatta hiçbir şey yapmış olmamak gibi korkunç ve utandırıcı bir şey var mı?" diyen Ömer, fena bir şey yapmamakla kendini temize çıkaranların, hayatın ilk çelmesinde tepetaklak yuvarlanıp bu "tesadüfi iyilik"lerini kaybedebileceğini söyledikten sonra, bunu bizzat yaşayarak tecrübe etmiş biri olarak şu sonuca varıyor: "İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir."
20.12.2003

Sırça köşkün penceresinden Hans Magnus Enzensberger'in dürbünüyle bakıldığında, Marksist temellerde boy veren, genosidizme dayalı bölücü etnik terörizm ve yarattığı şiddet ortamı, bir iç savaş (!) gibi görünüyor demek ki. Batı terminolojisinden ithal sosyolojik tanım ve tespitlerin, bu coğrafyanın gerçeklerini ne denli ıskaladığını ve doğu uygarlığına ait olguların batılı şablonlarla değerlendirilemezliğini hala ayrımsayamamış olan neo-sürrealizm bulaşığı sosyalist işgüzarlık, zorlama bir kurgu ışığında Thomas Hobbes'in Leviathan karakterini bize öncü ve rehber gösteriyor. Uzakta da olsanız iyi ki varsınız Mr. Enzensberger, Mr Hobbes ve Mrs. Uzuner! Yoksa nic'olurdu halimiz?...